BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Mezhep imamları ve dinde reformcular...

Gönül Sultanları
Ahmet Demirbaş
Facebook

"Kur’ân-ı kerîmin mânâsını anlamak isteyen, mezhep imamlarının kitaplarını okumalıdır. Kur’ân-ı kerîme ve hadîs-i şerîflere, kendi kafalarından mânâ verenlere 'dinde reformcu' denir."

 


Eshab-ı kiramın hepsi derin âlim, birer müctehid idiler. Din bilgilerinde, siyaset, idarecilik ve zamanlarının fen bilgilerinde ve tasavvuf marifetlerinde birer derya idiler. Bu bilgileri, Resulullahın (sallallahü aleyhi ve sellem) kalplere işleyen, ruhları çeken sözlerini işitmekle, az zamanda edindiler. Her birinin mezhebi vardı... Tâbiinin ve Tebe-i tâbiinin arasında da müctehidler vardı. Bu müctehidlerin mezheplerinden yalnız dördü kitaplara geçip, dünyanın her yerine yayıldı. (Ehl-i sünnetin dört mezhebi; Hanefî, Mâlikî, Şâfi’î ve Hanbelî’dir) Bu dört mezhebin imamları "İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe, İmâm-ı Mâlik, İmâm-ı Şâfiî ve İmâm-ı Ahmed bin Hanbel"dir. Dört mezhebin imanları arasında esasta ayrılık yoktur. Birbirlerini din kardeşi bilirler. Birbirlerine uymayan işlerinde, zaruret olunca, birbirlerini taklit ederek yaparlar. Allahü teâlâ, mezheplerin böyle ayrı olmalarını istemiştir. Bu ayrılığın, Müslümanlara Allahü teâlânın rahmeti olduğunu, Peygamber efendimiz haber vermiştir... İmâm-ı Eş’arî ve İmâm-ı Mâtürîdî, Eshâb-ı kirâmın, Tabiînin, dört mezhep imâmının ve sonra Ehl-i sünnet âlimlerinin nakil ve tevâtür yoluyla bildirdikleri îmân ve îtikâd bilgilerini açıklamışlar, anlaşılmasını kolaylaştırmak için kısımlara bölmüşler ve herkesin anlayabileceği şekilde yaymışlardır. Bunlardan İmâm-ı Eş’arî, İmâm-ı Şâfiî’nin talebesi zincirinde bulunmaktadır. İmâm-ı Mâtürîdî ise İmâm-ı A’zam’ın talebesi zincirindedir. Daha sonraki asırlarda gelen Ehl-i sünnet âlimleri, bu iki imâmın koyduğu usullere uyarak Ehl-i sünnet îtikâdını nakletmişlerdir...
Büyük İslâm âlimi Hüseyin Hilmi Işık (kuddîse sirrûh) buyurdu ki:
"İmâm-ı âzam hazretleri, İslâmiyet bilgilerini beyan buyurmuş, kitabında yazmış. Onun beyanlarını da talebeleri alıp, kitaplarına yazmışlar. Demek ki, Kur’ân-ı kerîmin mânâsını anlamak isteyen, mezhep imamlarının kitaplarını okumalıdır. Çünkü mezhep imamları, kitaplarına yazdıklarını, doğrudan Eshâb-ı kirâmdan veyâhut da kendi hocalarından, yani hocaları vâsıtasıyla Eshâb-ı kirâmdan almış ve yazmışlardır. Eshâb-ı kirâm da doğrudan Resûlullah Efendimiz’den işitip aldılar. Velhâsıl bütün bu yazılanlar, hep Resûlullah Efendimizden öğrenilen bilgilerdir. Yetmiş iki fırka, hep kendi düşüncelerine, kendi kafalarına göre mânâ vermiş, Cehenneme gitmişlerdir... Biz, dört mezhepten birine uymayanlara, Kur’ân-ı kerîme ve hadîs-i şerîflere, kendi kafalarından mânâ verenlere 'dinde reformcu' diyoruz kardeşim."

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
594113 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ahmet-demirbas/594113.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT