BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kartel heveslilerine: Devlet nefes alış-verişinizi bile izliyor

Geçtiğimiz haftalarda Rekabet Kurumu tarafından 5 zincir markete kesilen 2,7 milyar liralık cezanın sebebi malum. Zincir marketlerin aralarında yazışıp anlaşarak fiyat belirlemesi, yani KARTELLEŞME suçu işlemesi. Anayasa’nın aşağıdaki 167. Maddesini açık ihlal:

Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.

DEVLET GERİ GELDİ diye alkışladığım bu raporla ve cezayla ilgili önceki günkü yazımda iki husus vardı.

Birincisinde 18 ay süren incelemenin uzunluğunu eleştirmiş ve “Bu süre zarfında zincir marketler istedikleri gibi çalıp oynadılar. Olan vatandaşa oldu” demiştim.

İkincisinde ise kartelleşmenin yanı sıra neden fahiş fiyatlarla ilgili inceleme yapılmadığını sormuştum. Özellikle de tedarikçi firmalar ile marketler arasındaki "hülle"ye değinerek kolaylıkla fiyat etiketleriyle oynandığını belirtmiştim.

Bu cezayla ilgili raporun içeriğine dair son derece anlaşılır, net bir açıklama yapan Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, bu iki eleştirimin çıktığı yazım nedeniyle beni aradı. Bilmediğim ve haklı olarak açıklığa kavuşması gereken hususlarmış. Bu yüzden de Başkan Birol Küle’nin anlattıklarını özetleyerek aktarıyorum.

1-İncelemenin 18 ay sürmesi yasal prosedürlerden kaynaklı. Örneğin, her zincir market yetkilisine yazılı savunmalar için bir aylık süreler verilmek zorunda. Kısaca sırf yazılı ve sözlü savunma süresi 7 ay gibi bir zamanlarını almış. Öte yandan Birol Küle, Nihai Rapor’un bir doktora tezi gibi titizlikle hazırlandığınıdelillerin çok kuvvetli olduğunu belirterek “Diğer ülkelerle kıyaslandığında Türkiye bu türden incelemeleri en çabuk sonuçlandıran ülke. Bunda gece-gündüz çalışmanın payı büyük. Bir de Güney Kore var” diyor.

2-Küle’nin ikinci açıklaması ise “Fahiş fiyatların neden incelenmediği” eleştirisine dair...

“Bu rapor yalnızca KARTELLEŞMENİN TESPİTİNE yönelik. Zaten en ağır suç bu. Fahiş fiyat meselesi biraz sübjektif olarak algılanıyor ve mahkemeler de bu konuda pek çok davayı geri çevirebiliyor. Ama tedarikçi firmalar ile marketler arasında suç teşkil edecek fiyat etiketleriyle oynama fırsatı sunan ilişki ayrı bir kalem olarak ele alınmalı. Ancak bunun için Perakende Yasası’nın değişmesi gerek ki hazırlıkları son aşamada. Yani bu konuda hem bizim hem de Ticaret Bakanlığı ve Maliye’nin eli güçlenmeli.”

Bu arada Küle’nin açıklamalarında belirtilen 14 tedarikçi firmayla ilgili rapor da sonuçlanmak üzere. Bu firmalarla zincir marketler arasındaki ilişkiler ne durumda, onu rapor ortaya çıktığında göreceğiz. Ama şunu şimdiden söyleyebiliriz ki hepimizi ilginç sürprizler bekliyor.

“HER FAALİYETLERİNİ İZLEYİP TESPİT EDECEK BİLİŞİM DONANIMIMIZ VAR”

Birol Küle’ye 2,7 milyar liralık cezaya temel oluşturan kartelleşme delillerini nasıl topladıklarını sordum. Belki de zihin yapım hâlâ eski Türkiye’ye endeksli olduğundan merak etmiştim. Ama bu cevabı hiç beklemiyordum:

“Elimizde son derece gelişkin teknolojik imkânlar var. Bilişim donanımımız ileri düzeyde. Devlet bize bu imkânı yasalarla sunuyor. Bu yüzden yasa dışı çalışmaların tamamını tespit ediyoruz. Şunu bilsinler, nefes alışverişlerini bile izliyoruz.”

MARKETLER CEZAYI ÖDEMEDEN DAVA AÇAMAYACAK

Bu arada size yasal süreci aktarayım. Rekabet Kurumu önümüzdeki aralık ayının ortasında “Gerekçeli Karar-Rapor” yayınlayacak. Zincir marketler bu kararın yayınlanmasından ancak bir ay sonra dava açabilme hakkına sahip. Ama dava açabilmeleri için yine yasaya göre kendilerine kesilen cezayı ödemek zorunda. Olmazsa olmaz şart bu.

Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle’nin “Bu zincir marketlerin eli kolu uzundur. Mahkemelerden onların lehine bir karar çıkması konusunda bir endişeniz var mı?” sorusuna verdiği cevap için de ayrı bir parantez açmak gerek:

RAPORUMUZ O KADAR GÜÇLÜ Kİ, MAHKEMELER ANCAK “CEZALAR DÜŞÜK” KARARI VEREBİLİR

“Zincir marketlerin kartelleşme suçunu tüm delilleriyle tespit ettik, belgeledik ve son derece titiz bir çalışmayla raporu hazırladık. En büyük kozları ‘usul’e ilişkin itirazlar olacaktı ama ona fırsat vermedik. Hatta öyle ki ben bırakın onların lehine bir karar çıkmasını, mahkemenin BU CEZALAR ÇOK DÜŞÜK diye bir karar verme ihtimalini düşünüyorum. Çünkü hakikaten Batı’da aynı konuda kesilen cezalarla mukayese edildiğinde, bizim kestiğimiz ceza ilk olmakla birlikte düşük kalmakta.”

Peki, sırada başka sektörler var mı incelemesi yapılan ve süren.

Birol bey bana “İnternet sitemize girin, bakın” dedi.

DİĞER SEKTÖRLER İÇİN DE AĞIR CEZALAR KAPIDA

Başka sektörler de inceleme altında. İsimlerini vermeyeceğim ama şu kadarını söyleyebilirim. Özellikle tarım, sağlık ve konut pahalılığında öncü rol üstlenen sektörler. Fırsat bu fırsat deyip halkın aşına, ekmeğine, malına ve mülküne göz dikenler. Hatta aralarında “yok artık, bu kadarı da olamaz” denen firmalar var, şaşıp kalacaksınız.

Ama dediğim gibi. DEVLET ARTIK NEFES ALIŞVERİŞLERİNİ BİLE İZLİYOR.

Ali Kocatepe’nin şarkısından mülhem, onlara bizden de bir uyarı:

“Bundan böyle düşünerek atın adımlarınızı.”

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621433 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/621433.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT