BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Ehl-i kıbleye kâfir denir mi?

Ehl-i sünneti bırakıp, bid'at fırkalarının birine tâbi olan kimsenin, sapıklıkta kalmayıp, küfre düşmesi çok kolay olur.

Sual: Tam İlmihâl'de, Ehl-i sünnet olmayanın, kâfir veya bid'at ehli olacağı bildiriliyor. Bid'at ehli kâfir değil mi?

CEVAP: Bid'at ehline kâfir denmez. İmam-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: Hadis-i şerifte, bu ümmetin 73 fırkaya ayrılacağı, bunlardan 72'sinin Cehenneme gidecekleri bildiriliyor, Cehennemde sonsuz kalacakları bildirilmiyor. Cehennem ateşinde sonsuz azapta kalmak, imanı olmayanlar yani kâfirler içindir. 72 fırka, itikatları bozuk olduğu için Cehenneme girecekler ve itikatlarının bozukluğu kadar yanacaklardır. 72 bid'at fırkası Ehl-i kıble olduğu için, hepsine kâfir dememeli. Fakat bunların, dinde inanması zaruri lazım olan şeylere inanmayanları ve ahkâm-ı İslamiyyeden her Müslümanın işittiği, bildiği şeyleri tevilini bilmeden reddedenleri kâfir olur. (c.3, m.38)

72 bid'at fırkasına sapık denir. Bunların hiçbiri kâfir değildir. Fakat 72 fırkadan herhangi birinde bulunduğunu söyleyen bir kimse, Kur'an-ı kerimde veya hadis-i şeriflerde açıkça bildirilmiş ve Müslümanlar arasına yayılmış bilgilerden birine inanmazsa, kâfir olur. Şimdi, Ehl-i sünnetten çıkıp sapık veya kâfir olmuş kimseler çoktur. (Faideli Bilgiler)

Ehl-i sünnetten ayrılan kimse, tevatürle zaruri olarak öğrenilen din bilgilerinden birine inanmazsa, buna (La ilahe illallah ehli) denmez. Böyle kimse kâfir olur. İbni Âbidin'de de böyle yazılıdır. (S. Ebediyye)

72 bid'at fırkasının hiçbiri kâfir değilse de, Cehennemde uzun zaman yanacaklardır. İtikat bilgilerinde ictihad ederken, Resulullah'ın ve Eshab-ı kiramın itikatlarından ayrılan din âlimi, dinde zaruri ve söz birliğiyle bilinen itikattan ayrılırsa, kâfir olur. Zaruri ve söz birliğiyle bildirilmemiş olan itikattan ayrılırsa kâfir olmaz, itikatta bid'at sahibi olur. Bid'at ehline (Ehl-i kıble) de denir. Amel ve ibadet bilgilerinde ictihad ederken de, zaruri ve söz birliğiyle bilinen ibadetlere inanmayan kâfir olur. Fakat zaruri ve söz birliği ile bildirilmemiş olan ibadetlerden ayrılan âlim, eğer müctehid ise sevab kazanır. Müctehid değilse, amelde bid'at sahibi, (Mezhepsiz) olur. Zaruri olarak yani câhillerin de bildiği ve söz birliğiyle bildirilmiş olan bir inanışı veya bir işi inkâr eden, kâfir ve mürted olacağı için, (La ilahe illallah) dese, her ibadeti yapsa ve her günahtan da sakınsa bile, buna (La ilahe illallah ehli) veya (Ehl-i kıble) denmez. (Faideli Bilgiler)

Netice: Ehl-i sünneti bırakıp, bid'at fırkalarının birine tâbi olan kimsenin, sapıklıkta kalmayıp, küfre düşmesi çok kolay olur.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
588391 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/m-ali-demirbas/588391.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT