BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

"Kötü oynamak" bile, oynamaktır!..

Takımdaşlığın kaybolmasının nedeni, "Hoca'nın forma dağıtımında adaletli davranmamaktaki ısrarıdır"; o kadar!..
 
-------
 
"Galatasaray kötü oynuyor"; spor basını ulemamızın "ittifak ettiği" durum bu. Ne yazık ki, Hoca da bu "acı görüşü" kabul etti.
Ben etmiyorum; "Galatasaray kötü oynamıyor"; zira "kötü oynamak" da, oynamaktır!..
Galatasaray oynamıyor, oynayamıyor; "gerçek bu!.."
Neden; çünkü, Galatasaraylı futbolcu "Takımdaş olma uyumunu" kaybetti!..
"Takımdaş olma"; saha içinde de, saha dışında da "takım arkadaşlarıyla, hocalarıyla 'sevgi - saygı - güven' halkası içinde yaşamak, takımdaşlığın gereğini yapmaktır!.."
Ben, Galatasaray takımının son maçlarında "bu olması gereken bu sihirli uyumu" görmüyorum.
Bakın Galatasaray-Ankaragücü maçında atılan ve galibiyeti getiren tek golün sonrasındaki görüntülere… Bir iki futbolcunun "zoraki" sarılmaları dışında ne var?..
Elbette bu tablonun ortaya çıkardığı "neden" sorusunun cevabını verecek olan Fatih Hoca'dır. Ama o "kötü oynadığın zaman kazanıyorsan, mesele yok. Memnunum" gibilerden sözler sarf ederek, taraftarın yaralı gönlünü almayı bile düşünmemiştir!..
"Neden" düşünmemiştir; zira "Takımdaşlığın neden kaybolduğunun sebebini" o çok iyi bilmektedir!..
Şimdi, okuyucularım bana soracaklardır; "Takımdaşlığın kaybolmasının nedeni" sence nedir?..
Takımdaşlığın kaybolmasının nedeni, "Hoca'nın forma dağıtımında adaletli davranmamaktaki ısrarıdır"; o kadar!..
Fatih Hoca, "hangi sebeple olduğunu bir türlü açık açık söylemediği" bir oyuncuyu inatla "kazanma" pahasına, "koca bir takımı" kaybetmiştir!..
Bir Galatasaraylı taraftar "Galatasaray o kadar kötü oynadı ki, bizlere Belhanda'yı bile arattı" diyerek, sezon başından beri inat ve ısrar edilen yanlışın sonunun nereye vardığını bütün acılığı ile ortaya koymuştur!..
Bunları yazarken, gönlüm acıyor, "Bugünlere nasıl gelindi" sorusuna mantıklı bir izah şekli bulamıyorum. 
"Bu takımı şampiyon yapacak tek hoca vardır, o da Fatih Terim'dir" düşüncemde bir değişikli olmadı, olamaz da… Ama…
Bunun ön ve tek şartı; Fatih Hoca'nın forma dağıtımında "artık" adaletten en ufak taviz vermemesidir!..
"Belhanda" denilen vurdumduymaz adam, "Galatasaray'ın kaptanı olmak" bir yana "oyunculuğuna bile" layık değildir.
Ben ve benim gibi milyonlar böyle düşünürken, Galatasaraylı futbolcunun "böyle düşünmemesi" mümkün mü?..
Mesela, stoperde, orta sahada, santrforda "joker olarak kullanılan" Donk, stoperler hata üstüne hata yapacak kadar dökülürken, orta sahada Taylan "tek başına kalırken", santrforlarından beklenen verim alınamazken, yedek kulübesinde oturmaktan  bıkmaz ve kırılmaz da, ne yapar?..
Diğerlerini tek tek yazmama gerek yok; "gönlü yaralı" çok futbolcu var, o kadroda… Bilhassa ve başta da "transfer edilen, U'lardan gelen pırıl pırıl gençler!..
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
616083 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ocal-uluc/616083.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT