BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İbni Teymiyye, bidat ehlidir

“Allahü teâlâ, İbni Teymiyye'yi dalalete, felakete düşürdü. Gözlerini kör, kulaklarını sağır etti..."
 
 
Sual: Sevenleri tarafından, büyük âlim, şeyhülislam denilen İbni Teymiyye Ehl-i sünnetten, doğru yoldan ayrılmış, sapıtmış birisi midir?
Cevap: Bozuk, sapık din adamlarından ve zararı çok olanlardan birisi, İbni Teymiyye denilen din adamıdır. El-vâsıta ve başka kitaplarında, İcmâ'ul-müslimînden ayrılmış ve Kur’ân-ı kerimde, Hadis-i şeriflerde açıkça bildirilen şeylere ve Selef-i sâlihînin yoluna uymamıştır. Kısa aklına, bozuk düşüncelerine uyarak, bidat yoluna kaymıştır. İlmi çoktu. Allahü teâlâ, onun ilmini dalâletine, felakete sapmasına sebep yaptı. Nefsinin arzularına uydu. Bozuk, sapık fikirlerini hak olarak, doğru olarak yaymaya çalıştı. Büyük âlim İbni Hacer-i Mekkî hazretleri, Fetâvel-hadîsiyye kitabında diyor ki:
“Allahü teâlâ, İbni Teymiyye'yi dalalete, felakete düşürdü. Gözlerini kör, kulaklarını sağır etti. Birçok âlim, bunun işlerinin bozuk, sözlerinin yalan olduğunu bildirmişler ve vesikalarla isbat etmişlerdir. Büyük İslâm âlimi Ebül Hasen-il-Sübkînin ve oğlu Tâc-üd-dîn-i Sübkî'nin ve İmâm-ül'iz bin-cemâ'anın kitaplarını okuyanlar ve onun zamanında bulunan Şâfiî, Mâlikî ve Hanefî âlimlerinin, kendisine karşı sözlerini ve yazılarını inceleyenler, sözümüzün doğruluğunu iyi anlar.”
İbni Teymiyye, tasavvuf âlimlerine de dil uzatmış, iftiralarda bulunmuştur. Bununla da kalmayıp, hazret-i Ömer ve hazret-i Ali gibi, İslam dininin temel direklerine saldırmaktan da çekinmemiştir. Sözleri ölçüyü ve edebi aşarak, yalçın kayalara bile ok atmıştır. Doğru yolda olan âlimlere bidat ehli, sapık, cahil deme cüretinde bulunmuştur.
Sual: Bir kimse, haramdan elde ettiği mal veya para ile sadaka verse, cami, okul ve diğer hayırlar yaptırsa ve bu yaptığı hayırlardan dolayı sevap beklese, imanına bir zarar gelir mi?
Cevap: Bu konuda İbni Âbidînde ve Kâdî-zâde Ahmet Efendi'nin, Birgivî Vasıyyetnâmesi şerhinde deniyor ki:
“Bir kimse, elindeki kati haram olan maldan sadaka verse, sevap umsa, alan fakir, haramdan olduğunu bilerek, verene Allah razı olsun dese, veren de veya başka bir kimse de âmin dese, hepsi kâfir olur.” Ayrıca İbni Âbidîn, bu hususu açıklarken buyuruyor ki:
“Haram olduğu bilinen belli mal ile cami ve başka hayır yaptırmak ve bunlara karşılık sevap beklemek de küfürdür.”
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620173 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/osman-unlu/620173.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT