BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Siyasal stratejinin üretildiği yer: Kobani (Ayn el-Arap)

Prof. Dr. Mehmet Şahin
Facebook
Mart 2011 tarihinde Suriye’de başlayan halk hareketleri 2013 yılından itibaren farklı bir sürece evrildi. PKK’nın Suriye uzantısı PYD/YPG, otorite boşluğundan ve bazı bölge ve bölge dışı devletlerin desteğiyle Suriye’nin kuzeyinde sözde üç kanton (Cizire, Kobani, Afrin) oluşturdu. Daha sonra söz konusu kantonlar birleştirilme yoluna gidildi.
2014’ün eylül ve ekim aylarında, Kobani’nin DEAŞ tarafından kuşatılmasıyla PKK/PYD ve destekçileri tarafından belirlenen hedefe ulaşmak için “siyasal strateji” devreye sokuldu.
Suriye’nin kuzeyinde demografiyle oynayarak PKK/PYD’nin kontrolünde bir terör kuşağı oluşturmak hedeflendi.
Peki neydi “siyasal strateji”?
1. Kobani’de yaşananlar üzerinden Türkiye savunma pozisyonuna sokulmak istendi. MİT tırları üzerinden daha önce başlatılan Türkiye karşıtı kampanya Kobani’deki yaşanan gelişmelerle daha ileriye taşınmak istendi. Türkiye terör destekçisi bir devlet görüntüsüne sokulmak istendi.
2. Türkiye bölgeden uzak tutulmak istendi.
PKK/PYD’nin bölge kontrolünün önündeki en önemli engel Türkiye olduğu için Türkiye’nin mümkün olduğu kadar içeride oyalanması ve Suriye’nin kuzeyinde yaşananlardan uzak tutulması gerekiyordu. Bunun için içeride “Kobani Olayları” diye bilinen 6-8 Ekim 2014 tarihlerinde ayaklanma denemesi başlatıldı.
3. Suriye’nin kuzeyinde teröre alan açılmak istendi.
PKK/PYD terör örgütü Kobani’de yaşananlar üzerinden meşru gösterilmeye çalışıldı. O dönemde DEAŞ ile mücadele edecek hiçbir devlet yokmuş gibi davranılıp PKK/PYD öne çıkarıldı. DEAŞ terörü kullanılarak PKK/PYD terörüne bölgede zemin oluşturulmaya çalışıldı. Dönemin HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “YPG Fırat’ı da geçecek, mal mal bakacaksınız” sözünün altında yatan ima buydu.
4. Türkiye’nin inisiyatifinde devam eden “çözüm süreci” sonlandırılmak istendi.
PKK ve bileşenlerine, hem içeriden hem dışarıdan “silahları bırakmayın” mesajları verildi. Aynı zamanda, PKK/PYD eğitildi, donatıldı. Bir müttefik olarak Türkiye’ye ihtiyaç duyduğu askerî malzeme verilmez iken, PKK/PYD’ye bölgede ana müttefik muamelesi yapıldı. “Türkiye size ne verecek ki; biz size Suriye’nin kuzeyinde 'cennet' vereceğiz” vaadiyle Türkiye karşıtı yeni bir süreci başlattılar. “Devrimci Halk Hareketi” adını verdikleri şiddet sürecini devreye soktular.
5. Kobani’de yaşananlar üzerinden Türkiye’nin hem kendi Kürtleri hem de bölge Kürtleri ile arası bozulmak istendi.
DEAŞ’ın Kobani kuşatması bahanesiyle HDP insanları sokağa ve şiddete çağırdı. Bu süreçte Türkiye’nin içeride teröre karşı başlattığı mücadele ve dışarıda terör kuşağını akamete uğratma çabaları PKK/PYD, bileşenleri ve bunlara destek verenler tarafından “Kürt karşıtı” faaliyetler olarak yansıtılmaya çalışıldı.
6. Türkiye güneyden kuşatılmak istendi.
Terör örgütü PKK/YPG Türkiye’ye karşı “vekalet savaşı”nın bir unsuru olarak kullanıldı/kullanılmaktadır. Bazı devletler Türkiye üzerindeki hesaplarını terör örgütü ve/veya örgütleri üzerinden görmeye çalıştılar/çalışmaktadırlar.
 
TÜRKİYE'NİN CEVABI NE OLDU?
 
Türkiye Kobani’de devreye sokulan “siyasal strateji”nin ne olduğunu, ne anlama geldiğini, ileride maliyetinin ne olacağını gördüğü için mücadele sürecini devreye soktu.
Kararlı ve sonuç alıcı operasyonlarla PKK’nın içerideki varlığı hedef alındı. Gelinen nokta itibarıyla içeride PKK operasyon yapamaz hâle getirildi.
Dışarıda ise, başta ABD olmak üzere bazı devletlerin de desteğiyle PKK/YPG’nin oluşturmak istediği terör kuşağını etkisiz kılma süreci devreye sokuldu. Bu çerçevede üç operasyon yapıldı:
1) Fırat Kalkanı
2) Zeytin Dalı
3) Barış Pınarı
Suriye dışında “hedeflenen terör kuşağı”nın Irak ayağını da etkisiz kılmak için;
Pençe,
Pençe-Kaplan Harekâtları yapıldı.
Eskiden olduğu gibi operasyon yapılıp geri çekilinmedi. Terörün bölgede tekrar canlanmaması için “alan hâkimiyeti stratejisi” devreye sokuldu.
Kobani ile devreye sokulan Türkiye karşıtı “siyasal strateji” Türkiye’nin kararlı duruşu ve bu konuda yaptığı operasyonlarla akamete uğratıldı.
Gelinen nokta itibarıyla terör kuşağı parçalanmış oldu.
Buna rağmen, ABD’nin terör örgütüne desteği bize terör kuşağı hedefinin sürdüğünü göstermektedir.
Öyle anlaşılıyor ki, Türkiye uzun soluklu bir mücadele süreciyle karşı karşıya...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
618242 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/prof-dr-mehmet-sahin/618242.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT