BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

"Oradakilere doğru yolu gösteriniz!.."

"Sizin bu nîmete kavuşmanız, İslâmiyet bilgilerini öğretmekle ve fıkıh hükümlerini yaymakla olmuştur."
 
 
Mevlânâ Ahmed Berkî, İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin, önde gelen talebelerindendir. Afganistan'da Kabil civarındaki Berk kasabasında doğdu. 1617 (H.1026) senesinde memleketinde vefât etti. Ahmed Berkî, İmâm-ı Rabânî hazretlerinin büyüklüğünü işiterek Serhend’e gitti, ona kavuşunca, hazret-i İmâm'ın husûsî tasarruf ve inâyetlerine, kavuştu. Huzurlarında kaldığı bir hafta içinde kemâl ve evliyâlık derecelerine ulaştı. Tasavvufu, mânevî ilimleri anlatmak üzere hocasından icâzet alınca memleketine dönmesine izin verildi. Burada insanlara doğru yolu göstermekle meşgûl oldu... Bir defâsında İmâm-ı Rabbânî hazretleri Yûsuf-i Berkî'ye gönderdikleri bir mektupta Ahmed Berkî hakkında şöyle yazmışlardır:
"Onun o memlekette bulunması, büyük bir nîmettir. Sizin kavuştuğunuzu haber verdiğiniz hâle, Mevlânâ Ahmed Berkî çoktan kavuşmuştur. Bilsin veya bilmesin bu böyledir. Bu fakire göre, o memleketin medarı, kutbu Mevlânâ'dır. Orada bulunanların bunu nasıl anlayamadıklarına hayret ediyorum. Bu fakirin bildiğine göre, Mevlânâ'nın büyüklüğü, güneş gibi meydandadır."
İmâm-ı Rabbânî hazretleri bu çok sevdiği talebesine kıymetli mektuplar gönderdi. Bir mektubu şöyledir:
Sizin bu nîmete kavuşmanız, İslâmiyet bilgilerini öğretmekle ve fıkıh hükümlerini yaymakla olmuştur. Oralara cehâlet yerleşmiş ve bid'atler yayılmıştı. Allahü teâlâ, sevdiklerinin sevgisini size ihsân etti. İslâmiyeti yaymaya sizi vesîle kıldı. Öyle ise, din bilgilerini öğretmeye ve fıkıh ahkâmını yaymaya, elinizden geldiği kadar çalışınız. Bu ikisi bütün saâdetlerin başı, yükselmenin vâsıtası ve kurtuluşun sebebidir. Çok uğraşınız! Din adamı olarak ortaya çıkınız! Oradakilere emr-i mârûf ve nehy-i münker yaparak, doğru yolu gösteriniz! Allahü teâlâ, Müzzemmil sûresinin 19. âyetinde meâlen; "Rabbinin rızasına kavuşmak isteyen için, bu elbette bir nasîhattir" buyurdu.
Kalp ile zikir yapmak için size izin verilmişti. Buna çalışmanız da, ahkâm-ı şer'iyyeye yapışmanız ve nefs-i emmârenin azgınlığını gidermeniz için yardımcı olur. Bu vazîfenizi de, elden bırakmayınız. Kendi hâllerinizi ve sevdiklerinizi ve sevdiklerinizin hâllerini bilmediğiniz için üzülmeyiniz. Hâlleri bilmemek, hiçbir şey ele geçirmemek olacağını sanmayınız! Sevdiklerinizin hâlleri, sizin yüksekliğinizin aynalarıdır. Sizin hâlleriniz onlara ışık salmakta ve görünmektedir.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
626910 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/vehbi-tulek/626910.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT