BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Değersiz şirketler

Değersiz şirketler

Kalbe endeksli yönetilen şirketlerde çalışanlar, yöneticilerin daha çok şeffaf olmalarını bekliyor. Söyleyerek değil yaptıklarıyla örnek olan yöneticiler, sadeliğe ve tabiiliğe dikkat ettikleri ölçüde samimiyet ve yakınlık kurabiliyor ve şeffaflığı başarabiliyorlar.



Kalbe endeksli yönetilen şirketlerde çalışanlar, yöneticilerin daha çok şeffaf olmalarını bekliyor. Söyleyerek değil yaptıklarıyla örnek olan yöneticiler, sadeliğe ve tabiiliğe dikkat ettikleri ölçüde samimiyet ve yakınlık kurabiliyor ve şeffaflığı başarabiliyorlar. Çalışanlar artık, o şirketin niçin var olduğunu ve ne yapmak istediğini bilmek hakkına sahip olduklarını düşünüyor; çalıştığı şirketin topluma, çevreye, gençliğe, eğitime ve kültüre ne tür katkısı olduğunu da görmek istiyor. Ahlâkî ve hukukî bakımlardan şirketin tutumunu; çeşitli kültür, anlayış ve insanlara şirketin bakış açısının ne olduğunu bilmek istiyorlar.Bu şirketlerdeki en önemli kazanç, bir futbol takımında olduğu gibi herkesin sonuçtan sorumluluk duyması. Herkes iyi ve kaliteli üretmek ve maliyeti düşürmek sorumluluğunu duyuyor.Böylece çalışanlara “size güveniyorum, size değer veriyorum, muhatap alıyorum ve sizinle bu yolculukta beraberim” mesajı veriliyor. Bir şirkette yönetici ve çalışanların şirkete sadakatleri büyük önem arzediyor. Öz saygı, öz güven ve öz inanca sahip olanlar ancak sorumluluk duyuyor. Sorumluluk sahibi insanlar da şirket için inisiyatif kullanabiliyor. Yöneticilerin hem şirket, hem çalışan hem de müşterilerin hak ve menfaatlerini korumada adaletli davranması ise hayati önem taşıyor. Ancak, adaletli olanlar sadakatli olabiliyor. Bütün bunların sonunda ise ‘değersiz’ şirketler oluşuyor. Yönetici gücünü mevkiinden, koltuğundan almadığı takdirde kişisel olarak insanları etkileme imkânına sahip olup karşısındakini dinleyebiliyor, insanların kalıbını değil kalbini esas alıyor, çalışanlarına inisiyatif tanıyor, yetki ve sorumlulukla güçlendiriyor onları. Değersiz şirketlerde inkâr yok, itiraf var; korkaklık ve acelecilik yok, cesaret ve sabırlı olmak var; tembellik, mazeret üretmek, rol kesmek yok; çalışkanlık, çözüm üretmek ve samimiyet var. İnsanlar bir arada olmaktan keyif aldığı ve eğlendiği kişilerle iş yapmayı tercih ediyor. Bu ise şeffaflıkla, açıklık ve netlikle oluyor. Şeffaflık ve açıklık kavramlarını ayrı ayrı yazmamız sebepsiz değil; çünkü şeffaflık işlemlerin ve değerlerin rahatça görülebilmesini, açıklık ise yönetimin bunların görülmesine engel olmayıp, tersine olarak teşvik etmesini ifade ediyor. Her ikisi de gerekli ve önemli. Değersiz şirket oluşturmak için ¥ Kalıbı değil, kalbi esas alın ¥ Dengeli olun ve orta yolda bulunun ¥ Daima danışın, sorun ¥ “Peki” demekten korkmayın ¥ Öğretici-öğretmen değil, bilgiyi ve tecrübeyi paylaşan olun ¥ Bulunmaz Hint kumaşı olmadığınızı bilin ¥ Çalışın, gayret edin, sabırla sonuç almaya bakın ¥ Kişiyle değil, işiyle uğraşan insan olun ¥ Kendinizi aradan çekin ¥ Hiç kimseyi sınıflandırmayın ¥ Karşılıklı kazanmayı hedefleyin ¥ Eksik bulma, gol atma veya üstünlük ispatı için çalışmayın Çalışana karşı davranış ¥ Bütün çalışanlara dostça davranın ¥ İhtiyaç ve endişelerine karşı saygılı ve nazik olun ¥ Bütün çalışanlara âdil davranın ¥ Şirket kurallarını icra ederken tutarlı ve tarafsız olun ¥ Bir çalışana iş verirken veya bir performans problemini çözmeye yardımcı olurken sabırlı olun ¥ Alınan karar veya değişikliğin, çalışanların işlerine doğrudan etkisi varsa, ilk önce onların fikrini alın ¥ Açık, dürüst ve içten olun ¥ Size karşı açık, dürüst ve içten olmaya teşvik edin ¥ Haklı olduklarına inandığınızda onları açıkça destekleyin ¥ Gerektiğinde takdir ve ödüllendirmede cömert davranın Bunları asla yapmayın! ¥ Çalışanlarınızla münakaşa etmeyin ve hiddetlenmeyin ¥ Çalışanlarınızı herkesin önünde eleştirmeyin ¥ Çalışanlarınıza karşı uyuşmaz ve zıt olmayın ¥ Adam kayırmayın ¥ Zor dönemlerde topu üst yönetime atıp kötü görünmelerine sebep olmayın ¥ Kendinizin girmek istemediği işlere çalışanlarınızı sokmayın ¥ Kötü veya terbiyesiz dil kullanmayın ¥ Hiçbir çalışanınıza karşı ön yargılı olmayın ¥ Şirketin gidişatı ve çalışanlar için önemli olan konularda onları bilgilendirin ¥ Sürekli tenkit edici olmayın İnsana dayalı bir grup Ferit Şahenk son 3 yıldır Doğuş Holding’in icra kurulu başkanlığını yürütüyordu. Ancak, babası Ayhan Şahenk’in vefatıyla, grubu kız kardeşi Filiz Hanımla birlikte yönetmeye başladı. Ferit Bey babası Ayhan Şahenk için şunları söylüyor: “Keşke daha fazla paylaşma, konuşma, dertleşme imkânımız olsaydı, bir şeyler daha duyabilseydik, alabilseydik.” Ve ekliyor: “Ayhan Bey, bize hep şunu söylemiştir: “Memleketimize, Türk bayrağına hayırlı evlât olun. Hayırlı evlâtlar yetiştirin, hayırlı kurumlar oluşturun ve büyütün. İnsanları kaybetmek çok kolay, kazanmak ise çok zordur. Düşünmeye vakit ayırın, iletişime açık olun ve insanları anlamaya çalışın. Ve her zaman, her ortamda, size davranılmasını istediğiniz şekilde, insanlara davranın. Zor bir şeydir kendinizi karşıdaki insanın yerine koymak, ama olabildiğince onu da anlamaya çalışın.”Ayhan Bey, insandı, insan dayalı bir grup bıraktı. Onun için biz servis sektöründe çok başarılıyız. İletişimi mükemmel bir insandı. Grubumuzda iletişim, paylaşım çok önemlidir. Biz de hem abilik, hem de kardeşlik vardır. Bu değerleri daha da alevlendirme imkânı buluyoruz, şu anda. Doğuş Grubu, eskisinden daha kenetlenmiş, Türkiye’nin geçirdiği bu ortamı, geleceğe kendini hazırlama azmiyle, memlekete daha hayırlı, devletine daha iyi hizmet eden, halka yakın bir şirket olarak büyümeye devam edeceğiz.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86771
    % -0.03
  • 6.0043
    % -0.6
  • 6.7092
    % -0.48
  • 7.6486
    % -0.38
  • 246.92
    % -0.74
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT