BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yel değirmeni ile savaşmak!

Yel değirmeni ile savaşmak!

Bir anlaşmanın zayıf tarafı iseniz elinizde çok fazla koz yok demektir. Bir başka deyişle anlaşmayı imzalayarak zaten kuralları kabul etmişsinizdir . Şu anda IMF ile yaşananlar da bu şekilde cereyan etmektedir. Anlaşmanın zayıf tarafının kim olduğu da aşikardır.



Geçtiğimiz hafta piyasalar olarak Türk Telekom krizinin az hasarla atlatıldığını düşünmüştük. Hatta haftaya bu moralle piyasalar iyi başlamıştı. Endeks yükseldi. Faizler bir miktar gevşedi. Dövizdeki tansiyon düştü. Ancak bu kez de IMF’den gelen haberle piyasalar şok oldu. IMF uygulanan ekonomik programa ilişkin 3 Temmuz tarihinde gerçekleştireceği 8. gözden geçirme toplantısını ertelediğini açıkladı. IMF direktörü Koehler, özellikle bankacılık yasası ve Türk Telekom yönetim kuruluna ilişkin yeniden gözden geçirilme yapılması gerektiğini vurguladı. Bunun anlamı açık: Atılması gereken adımlar zamanında ve “yeterli olarak” atılmazsa, kredinin 1.56 milyar dolarlık ikinci kısmının serbest kalması mümkün görünmüyor. Salı akşamı açıklanan enflasyon oranları piyasa beklentilerinin altında gelmesine rağmen, piyasaların moral bulmasını sağlayamadı. Haziran ayı enflasyonu TEFE’de yüzde 2.9, TÜFE’de ise yüzde 3.1 olarak gerçekleşti. Uzun zamandan bu yana TÜFE ilk kez TEFE’nin üzerinde gerçekleşti. Yani maliyet kaynaklı enflasyondan talep kaynaklı enflasyona geçiş söz konusu oldu. Yıllık bazda ise TEFE yüzde 61.8, TÜFE ise yüzde 56.1 olarak gerçekleşti. IMF’in erteleme kararının ardından, Dünya Bankası da doğal olarak Türkiye ile ilgili toplantısını erteleme kararı aldı. Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş’in Amerika seyahati piyasaların umudunu sürdürmesine neden oldu. Ancak Cuma günü Kemal Derviş’ten ve IMF’den gelen açıklamalar umutları bir bakıma söndürdü. Bakan, kesin sonuca varılamadığını IMF’in programın sürdürülebilirliğine ilişkin endişelerinin devam ettiğini açıkladı. Özetle Kemal Derviş IMF’i ikna etmeyi başaramadı. Asıl piyasanın tüm ümidini ortadan kaldıran gelişme ise, Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli’nin yaptığı açıklamalar oldu. Bütün bunların üzerine, Cumhurbaşkanı Sezer’in, tütünde özelleştirme getiren yasayı yeniden Meclis’e gönderdiği haberi gelince, IMF cephesinden iyi haber umudu çok zayıfladı. Dolayısıyla tüm hafta boyunca krizin çözüleceği umudunu taşıyan piyasalar Cuma günü ilk kez ciddi bir karamsarlığa tutuldu. Biz de uzun zaman bu krizin bu hafta içinde çözülebileceğini düşünüyorduk. Çünkü iki büyük kriz geçirmiş, devalüasyon yaşamış, bankacılık sistemi derin yara almış bir ekonominin son çaresinin bu ekonomik program olduğunu ve programın uygulanabilirliği için herkesin elinden geleni yapması gerektiğini düşünüyorduk. Ancak en azından şu an için herkesin bizimle aynı fikirde olmadığını gördük. Ve maalesef aynı fikirde olmayanlar en fazla çabayı göstermesi gereken siyasilerdi. Üstelik, Türkiye’yi, IMF karşısında böylesine inisiyatifsiz bırakan bir ortamın sorumlusu olan, daha da ilginci şu anda itiraz ettikleri bu anlaşmaya imza atan siyasiler. Yel değirmeni ile savaşan Don Kişot dahi herhalde kendi içinde daha tutarlı ve mantıklı idi. Biz hâlâ bu krizin çözüleceğini umut etmek istiyoruz. Daha doğrusu çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü kısa vadede bu programın devamı dışında Türkiye açısından bir alternatif göremiyoruz. 200 milyar Dolarlık bir ekonomi ve 65 milyonluk bir ülkeyi, IMF’den gelecek 1,5 milyar dolara mahkum eden tüm siyasetçilerden, ülkemizde son birkaç yılda hükümet erk’ini elinde bulundurmuş ve bu acı tabloda sorumluluğu olan, iktidarı, muhalefeti ile tüm siyasi kadrolardan da aklı selim ve mantıklı davranışlar umud ediyoruz. Çözülemediği takdirde ise, yaşanacakları en azından bu yazımızda dile getirmek istemiyoruz. Yatırımcılara tavsiyemiz “bekle ve gör” olacaktır. ŞENOL GÜNDAY
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT