BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MHP değişecek mi?

MHP değişecek mi?

Bugünlerde, köşe yazarlarının yerli ve yabancı gazetecilerin en fazla sordukları soru “MHP değişecek mi?”



Bugünlerde, köşe yazarlarının yerli ve yabancı gazetecilerin en fazla sordukları soru “MHP değişecek mi?” Bazı bağnaz yazarlar, tabii peşin hükümlü, çok geride kalmış söylemleri hatırlayarak ve hatırlatarak, kesinlikle “MHP değişmez” diyorlar. Bazıları ise, “İktidar MHP’yi değiştirir” kanısındalar. Akıllarınca, MHP iktidarda, bazı diğer partiler gibi, dış ve iç konularda olaylara göre kolaylıkla değişecek, koalisyonun ikinci “payanda” partisi olarak kendi deyimleriyle “ehlileşecek” Kırk satır mı kırk katır mı hesabı, ikilemli ve ikisi de külliyen yanlış yaklaşımlar... Eğer “değişmez” diyenler bunu olumsuz anlamda söylüyorlarsa, MHP’nin yıllardır kendi kafalarında yaşattıkları ve yabancılara da yansıttıkları “ultra-milliyetçi, faşist” kimliğinden vazgeçemeyeceği anlamında söylüyorlarsa, temelden hatalılar. Yanlış faraziye üzerine faraziye bina edilemez... MHP o sandıkları umacı değil ki bundan değişmesi söz konusu olsun. İktidar MHP’yi değiştirir “terbiye eder” diyenler de gene aynı nedenle çok yanılıyorlar. MHP bugünkü yapısı ve ilkeleri sayesinde bu kadar büyük başarıya ulaştıktan sonra, niçin kendisini inkar etsin ve değişsin ki! ÜÇÜNCÜ ŞIK Tabii bir de iktidarın MHP’yi olumsuz yönde değiştireceğini, ifsad edeceğini de düşünenler var. Lord Acton’un “iktidar ifsad eder... Mutlak iktidar mutlaka ifsad eder” düsturunda bir hakikat payı vardır ama bu da MHP gibi belirli ve sağlam ilkeleri olan bir kuruluş için varit değil! MHP’nin diğer partilere nazaran değişmeyecek, bozulamayacak ve “ifsad” edilemeyecek ilkeleri ve yapısı vardır. Mesela milliyetçilik ve muhafazakârlık ilkeleri asla zamana ve zemine göre, oy hesaplarına göre, hatta kişilere göre, kişiler tarafından değiştirilemez. Kimsenin hesaplarını bu yanlış faraziyeler üzerine yapmamasını tavsiye ederim. BAHÇELİ’NİN SÖZLERİ Geçen akşam 32. Gün programında Devlet Bahçeli, galiba pek farkedilemeyen önemli ve anlamlı bir şey söyledi: MHP bu seçimlerde türlü, değişik düşünceleri bulunan kesimlerden oy aldığına ve iktidarda olunca, bu kesimlerin beklentilerine göre mi hareket ödeyeceği, bir nev’i, “borcunu ödemek” zorunda mı kalacağı sorulduğunda, Bahçeli hiç tereddüt etmeden “MHP’nin belirli sağlam ilkeleri vardır. Bunlardan şu veya bu sebeple, şuna buna asla taviz veremez!” diye kesti attı ve bence MHP’nin kamuoyu duyumlarına ve esen rüzgarlara göre değişmeyeceğinin, siyasetini ve ilkelerini değiştirmeyeceğinin işaretlerini de verdi. Bu ilkeler milliyetçilik-muhafazakârlık ve laikliği de içeren rejime bağlılık ilkeleridir. Zaten MHP’nin milliyetçilik iddiasındaki partilere nazaran büyük farkla kazanmasının sebebi de bu kararlı tavrıdır... Ama bu demek değildir ki, MHP bağnaz bir partidir. Tabii her siyasi parti gibi değişen şartlara göre zamanında, gerekene göre de hareket edecektir. Bu da siyasi mahareti gerektirir. MHP şimdi bu maharetini ispat etmek mecburiyetindedir. “KÜRT” MESELESİ Bir hanım yazar (ve bazı başkaları da) “Kürt” sorunu dedikleri, bizim Güneydoğu sorunu dediğimiz sorun hususunda, MHP’yi iktidara gelince, ha gayret, kendi çizgilerine, “siyasi çözüm” çizgisine yani bölücülere ve Kürt militanlarına tavizler vermek, Kürt kimliği, Kürtçe radyo ve TV, Kürtçe eğitim, mahalli özerklik gibi tuzaklara itebilir miyiz diye, umutla bekliyorlar. Gülay Göktürk hanıma göre bu konuda değişmek ve ılımlı olmak iktidarın şanından olurmuş... Eh, Avrupalılar da, MHP’nin katı tutumu yüzünden, Türkiye’nin “Sırplaşmasından” korktuklarına göre, rüzgara uymanın ve Avrupa’nın hakkımızdaki saplantılarını değiştirmenin tam zamanı imiş.. Güneydoğu sorununu halletmek ve “barış”; ama sormak gerek; “Ne pahasına?” Cevabı ben vereyim akıllarına göre: MHP’nin ve Türkiye’nin kendi kendilerini inkar etmeleri pahasına. MHP’nin ne bu konuda ne diğer ilkeleri konusunda, ne Türkiye’yi feda edeceğini, ne de kendisini inkar edeceğini beklemek çok yanlış olur. VE ÖCALAN? Öcalan konusunda da Siyaset Meydanı’nda, Baro temsilcisi, MHP’nin Öcalan konusundaki düşüncelerini açıklamasının hukuk açısından yanlış olduğunu ifade etti. Ona, onlara göre, çok ikircikli bir durum. İdam cezasının Avrupa İnsan Hakları bildirgesiyle kaldırıldığı bir zamanda, Öcalan idama mahkum edilir ve hele hüküm de infaz edilirse “Avrupalılar ne der?” endişesi, hâlâ bu zatların kafalarının öncelikli hakimi? Acaba Öcalan idam edilmezse, oy verirken gerekçelerinin başında Öcalan’ın yakalanması ve bu caninin behemehal en ağır cezaya çarpılması beklentisi olan Türk milleti “ne der” diye düşünüyorlar mı, bu ince hukukçularımız! Hatırlatayım: Kendi öncelikleri ve hesapları uğruna bombalarla taş üstünde taş bırakılmayan bir dönemde yaşıyoruz. Entel ukalalıkları ile yargının önünü kesmeyin ve Türk yargısına peşinen siz gölge düşürmeyin! Bu seçimlerde fena halde kaybeden sol partilere de söyleyeyim, diğer hususların yanı başında PKK ve Güneydoğu sorunu ve Öcalan konusundaki bu tutumlarınız yüzünden kaybettiniz! AVRUPA İLE İLİŞKİLER Avrupa ile ilişkiler konusuna gelince; Sayın Bahçeli’nin söylediği gibi, bu konuda MHP’nin bağnaz bir tutumu yok. Ancak bundan sonra inşaallah önemli bir değişiklik olacak. MHP iktidarda muhtemel ortağı DSP ile de aynı hizada, geçmiş hükümetlerin her olayda gösterdikleri “Aman, Batı ne der?” kompleksini artık duymayacak ve bu hükümet kendi kararlarını Türk Devletinin gerçeklerine ve çıkarlarına göre alacaktır. Ve herhalde kendisine Amerikalılar ve Avrupalılar tarafından dayatılan ev ödevlerini uslu öğrenciler olarak kabullenmeyecek ve herhalde, Avrupa kulübünün kapısında, şapka elde beklemeyecektir. Artık, asıl Avrupalılar’ın da “Türkler acaba ne der?” diye düşünmeye başlamalarının zamanıdır! (Washington’dan gelen haberlere göre bunun ilk işareti de NATO zirvesinde bize karar hakkı verilmeden askeri mükellefiyet yüklemek girişiminin durdurulması!) BİR SAPTAMA Milletimiz büyük ölçüde MHP’ye temayül ettiği için “halkın bilinci” ile alay eden, bu halka rağmen halkçı kişiyi adını vermediği bir okuyucusu, çok bilinçli bir şekilde hak ettiği yere sokmuş. Turgut’un tek takdir ettiğim tarafı bu mektubu aynen yayınlaması. Turgut hakkında benim söylemek istediklerimi benden çok daha iyi ifade eden bu kişiyi tanımak ve alnından öpmek isterdim. Halkın bilincinin ne olduğunu gösterdi! GÜNÜN FİKİR KIRINTISI Siz istediğiniz kadar dönebilir ve değişebilirsiniz. Ama bu kadın (kendisi) öyle kolay dönenlerden ve değişenlerden değildir! MARGARET THATCHER-İngiltere’nin eski muhafazakar başbakanı Lord Northcliffe, siyasi nüfuz sahibi olmadan iktidarı ele geçirmeye çalıştı neticede ikisini de kaybetti... A.J.P. TAYLOR-İngiliz tarihçisi
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT