BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bizans İstanbul’u semineri ve gerçekler

Bizans İstanbul’u semineri ve gerçekler

Kısa bir müddet önce Türkiye seçime endeksli iken İstanbul’da “Bizans İstanbul’u” konulu seminer yapıldı.



Kısa bir müddet önce Türkiye seçime endeksli iken İstanbul’da “Bizans İstanbul’u” konulu seminer yapıldı. Bazı çevreler bunda ne var? İlmi bir seminer diyebilir. Ama Türk milletine unutturulan bazı gerçekleri hatırlatmayı faydalı buluyorum. Lozan Antlaşması’na ve yürürlükteki kanunlara göre Türkiye’de kilise inşa edilemez. Yıkık ve harap kiliseler tamir ve restore edilemez. Bazıları para bulsa Anadolu’da temeli bile kalmamış üçbin kiliseyi yeniden inşa ettirirler. 21 Eylül 1941’de yanmış olan Patrikhane için muhtelif tarihlerde müteaddit başvurulara rağmen tamir için ruhsat verilmemiştir. Kanunların çiğnenmesinden kaçınılmıştır. Ancak ABD’nin eski başkanlarından J. Carter Türkiye’ye gelerek Patrikhanenin tamiri için taviz koparmıştır. 48 sene süren direnişi Fatih ve İstanbul Büyükşehir Belediyelerine Dışişleri Bakanlığından baskı yapılarak kanunsuz emirle, 8 Nisan 1987 tarih ve 87/3313 sayılı kararla inşaat ruhsatı verilmiştir. Bu kanunsuz ruhsat neticesinde ABD, Yunanistan ve Rum iş adamlarından gelen paralarla 3700 metrekare sahada, 4 dev blok inşa edilmiştir. Yunanistan kendi sınırları içinde Osmanlı devrine ait 3771 eserden, 3471’ini imha etmiştir. Kalanların da tamirine müsaade etmemektedir. Fener Ortodoks Rum Patriği İstanbul’da yaşayan ve çoğu kadın ve yaşlı 2 bin Ortodoks’un dini lideridir. ABD Dünya hakimiyeti ve Yeni Dünya Düzeni gereği Fener Rum Patriği’ni kullanarak 260 milyon Ortodoks (% 65’i Rusya’da yaşamaktadır) üzerinde bir nüfuz kurmak peşindedir. Boris Yeltsin’in Atina ziyaretinde Rusya-Yunanistan arasında imzalanan 12 maddelik ikili anlaşmanın 10 maddesi İstanbul ile ilgilidir ve İstanbul’da Vatikan gibi Ortodoks Dini Devletinin kurulması da prensip olarak öngörülmektedir. ABD, Rusya ve Avrupa Birliği’nin hedefi “surlar” içinde İstanbul, Ortodoks Dini Devletinin toprağı ve Ayasofya da merkezi olacaktır. Hıristiyanlara göre İstanbul’un ve Anadolu’nun Müslüman Türkler elinde olması onların haremine tecavüz ve işgaldir. Surların, kiliselerin ve Bizans’a ait eserlerin hem de Türkiye bütçesinden ödenerek tamiri yukardaki maksatlara yöneliktir. Osmanlı devrinde 400 yıl Filistin’de Yahudi Devleti’ni kuramıyorlar, Filistin’de birkaç yıllık İngiliz Manda idaresinde (1918 sonrasında) çok küçük bir arazi alarak Yahudi Devleti’nin temelini attılar. Patrikhane ve Ayasofya etrafındaki bina, işyeri ve arsaları Rumlar ve bilhassa Türk iş adamları satın alarak Patrikhaneye hibe etmektedirler. Yakın zamana kadar bu imkan yoktu. ABD’nin baskısıyla kanunda yapılan değişiklik ile Patrikhane ve azınlık vakıflarının hibe yoluyla taşınmaz mal sahibi olma imkanları tanınmıştır. Yahudiler 2 bin yıl bekleyerek devlet kurdular. Fener Rum Patrikhanesi de aynı yoldadır. Yunanistan’da iktidarda olan PASOK’un Merkez Komitesi üyesi Mihalis Haralambidis 1989 yılında (10 yıl önce) yaptığı açıklamada: “Bizans Ortodosk kültürü, Avrupa kültürünün temel taşlarından biridir. Bizans kültürünün temellerinden sayılan, İstanbul Patrikhanesi ve Ayasofya kaderine terk edilmiş bir durumda esaret altında bırakılamaz. Patrikhane binasına izin verilmesi Türkiye’nin bir hediyesi değildir. AB’ye girmek için verdiği tavizlerden birisidir. Türkiye’nin AB’ye kabul edilebilmesi için İstanbul Patrikhanesi’ni, Vatikan ve San Marino gibi otonom bir devlet olarak tanıması şartı AB’ce istenecektir.” demiştir. Patrikhane Fatih ilçe kaymakamlığına bağlıdır. Ama asırlarca olduğu gibi bugün de Patrikhane “Panhelenizmi” kendine gaye edinmiştir. Yunanlılarla Bizans’ın organik bağı yoktur. Rum kelimesi (Rom) yani Roma tebaası anlamına gelir. Son yıllarda İstanbul’un Türk ve İslam kimliği hızla bozularak bir Bizans görünümü verilmektedir. Üniter ve laik olan Türkiye Cumhuriyeti bünyesinde devlet içinde devlet, hem de dini bir devlet kurulması için Clinton başta olmak üzere baskılar yoğunlaşmıştır. Fener Ortodoks Patriği Anayasa’nın 3 ve 6. maddesine aykırı hareket etmiş, Lozan’ı delmiş ve ihlal etmiştir. ABD, Avrupa Birliği ve Patrik Sevr’i hortlatmak peşindedirler. Çünkü Sevr’de patrik, hem devlet başkanı hem de dini lider idi. Yunanistan’da çıkan gazetelerin çoğunda şu slogan yer alır: “Yunanlılar unutmayın ki Yunanistan’ın başkenti Constantinopolistir” Yunanistan Anayasası’nın 2. maddesinde İstanbul’dan 2 defa bahsedilir. Geçmişte Kudüs şehrinde Ortodoks-Katolik ihtilafı 1850-1856 Kırım Savaşı’nın sebebi olmuştur. Şimdi ise Ortodoks ve Katolikler 1500 yıllık ihtilaflarını bırakıp Türkiye’ye karşı ittifak yapmışlardır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT