BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Maksatları Kur’andan uzaklaştırmak

Maksatları Kur’andan uzaklaştırmak

Allahü teâlânın melek ile indirdiği kelimelerin, harflerin ve manâların toplamı Kur’ândır. Böyle olmıyan kitâblara, Kur’ân-ı kerîm denemez. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde, “Benim kitâbım Arabîdir” diyor. “Muhammed aleyhisselâma, bu Kur’ânı Arabî dil ile indirdim” buyuruyor. Bunun için tercümelere Kur’ân diyen müslümânlıkdan çıkar. Başka dile, hattâ Arabîye çevrilirse, Kur’ân açıklaması denir. Manâsı bozulmadan da, bir harfi bile değişince, Kur’ân olmaz. Hattâ hiçbir harfi değişmeden, okunmasında ufak değişiklik yapılırsa, Kur’ân denmez.



Allahü teâlânın melek ile indirdiği kelimelerin, harflerin ve manâların toplamı Kur’ândır. Böyle olmıyan kitâblara, Kur’ân-ı kerîm denemez. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde, “Benim kitâbım Arabîdir” diyor. “Muhammed aleyhisselâma, bu Kur’ânı Arabî dil ile indirdim” buyuruyor. Bunun için tercümelere Kur’ân diyen müslümânlıkdan çıkar. Başka dile, hattâ Arabîye çevrilirse, Kur’ân açıklaması denir. Manâsı bozulmadan da, bir harfi bile değişince, Kur’ân olmaz. Hattâ hiçbir harfi değişmeden, okunmasında ufak değişiklik yapılırsa, Kur’ân denmez. Kur’ân-ı kerîmin başka dillere yapılan çevirmelerine Kur’ân denmez. Bunlara, Kur’ân-ı kerîmin meâli, yanî açıklaması denir. Bunlar, mütehassıs olan ve iyi niyyetli, hâlis müslümânlar tarafından hâzırlanmış ise, Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsını anlamak için okunabilir. Buna birşey denmez. Bunlar, Kur’ân diye okunamaz. Bunları, Kur’ân diye okumak, sevâb olmaz. Günâh olur. Müslümânlar, Kur’ân-ı kerîmi, Allahü teâlânın indirdiği gibi okumalıdır. Ma’nâsını bilmeden okumak da sevâbdır. Manâsını anlıyarak okumak, elbette dahâ çok sevâb ve dahâ iyidir. Kur’ân-ı kerîmi anlamak için, şimdiki Arapçayı değil, Kureyş dilini bilmek lâzımdır. Kur’ân-ı kerîmi anlamak için, yıllarca dirsek çürütmek, çalışmak lâzımdır. Biz, böyle çalışıp anlıyan, islâm âlimlerinin yazmış oldukları tefsîrlerden, açıklamalardan okuyup anlamalıyız. Derme çatma tercümeleri okuyan gençler, Kur’ân-ı kerîmi, mitolojik hikâyeler, lüzûmsuz, fâidesiz düşünceler, bayağı sözler sanır. Kur’ândan, islâmdan soğuyup, kâfir olur. Demek ki, gençlerin önüne Kur’ân tercümelerini sürerek, “Öztürkçe Kur’ân okuyunuz, yabancı dil olan Arapça Kur’ânı okumayınız!” demek, müslümân yavrularının, şehîd evlâdlarının dinsiz yetişmesini istiyen islâm düşmanlarının yeni bir taktiği, hîlesi olsa gerektir. İbni Hacer-i Mekkî hazretleri, (Fetâvâ-i fıkhiyye) kitâbında, “Kur’ân-ı kerîmi Arabîden başka harf ile yazmak ve başka dile tercüme edip, Kur’ân-ı kerîm yerine bunu okumak, sözbirliği ile harâmdır. Selmân-ı Fârisî hazretleri Fâtihayı İrânlılara Fârisî harflerle yazmadı. Tercümesini de yazmadı. Fâtiha sûresinin Fârisî tefsîrini yazdı. Arabîden başka harf ile yazmak ve böyle yazılmış Kur’ânı okumak harâmdır. Kur’ân-ı kerîmi Arabî harflerle, okunduğu gibi yazmak sûreti ile değişdirmek bile, sözbirliği ile harâmdır. Kur’ân-ı kerîmi başka harflerle veyâ tercümesini yazmak, okumak, öğrenmesini kolaylaşdırır demek doğru değildir. Kolay olsa bile, câiz olmasına sebeb olamaz.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98455
    % 1.69
  • 5.3279
    % -0.7
  • 6.0542
    % -0.85
  • 6.8869
    % -0.64
  • 220.305
    % -0.61
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT