BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hani müşteri “velinimet” idi!..

Hani müşteri “velinimet” idi!..

Bu köşede tüketici problemlerine mümkün olduğu kadar yer vermemeye çalışıyorum. Ama bu tür şikayetler gittikçe artıyor. Krize rağmen firmaların bir kısmı müşteri memnuniyetine yeterince özen göstermiyor. Şikayetler iletildiğinde de, bunu çözeceklerine, bin dereden su getirmeyi tercih ediyorlar...



Bu köşede tüketici problemlerine mümkün olduğu kadar yer vermemeye çalışıyorum. Ama bu tür şikayetler gittikçe artıyor. Krize rağmen firmaların bir kısmı müşteri memnuniyetine yeterince özen göstermiyor. Şikayetler iletildiğinde de, bunu çözeceklerine, bin dereden su getirmeyi tercih ediyorlar... İstanbul’dan arayan Özlem Başalan ilgilenecek muhatap bulamamış: “10.12 2001 tarihinde Huzur Giyim Mağazası Osmanbey şubesinden 90 milyon TL. karşılığı Caterpıllar marka bir bot aldım. 20 gün kullandım sonucu botun çok su çekmesi üzerine ilgili mağazaya gittim. Şikayetimi değerlendirmek üzere birkaç gün istediler. 4 gün sonra, üretici firma Yeşil Kundura’nın şikayeti araştırmayı reddettiği cevabı verildi. Hatalı üretilen botlarımla çaresiz başbaşa kaldım. Yukarıda belirttiğim kurumların, sorumlulukları gereği mağduriyetimi gidermelerini bekliyorum!” Bu da İstanbul’dan N.F.’nin aynı kurumla ilgili şikayeti: Beylikdüzü’nde bulunan Yeşil Mağazasından bir ayakkabı aldım. Giydikten birkaç gün sonra tabanı koptu. İlgili mağazaya gittim, tamir edeceklerini söylediler, ayakkabıyı bıraktım. Birkaç gün sonra ayakkabımı aldım. Bir gün giydim, eskisi gibi tabanı düştü. Yine gittim, aynı tamiratı bir daha yaptılar, fakat sonuç yine aynı... Çaresiz bir daha aynı mağazaya gittim. Ayakkabımı bıraktım. Uzunca bir süre sonra gittiğimde, elime tutuşturulan kağıtla irkildim. Bu kağıdın üzerinde ilgili firmanın logosu ve “Müşteri Şikayeti Değerlendirme Formu” ibaresi yeralıyordu. “Geliş tarihi:13 11. 01, Geliş Sıra No: 390 (Beylikdüzü), Gidiş Tarihi: 13.11.01, Gidiş Sıra: 020368” bilgileri de formda belirtilmişti. Formun alt tarafında da, “Mağazamızda S.S ve Promosyon satılan ayakkabıların iadesi ve tamiri yapılmamaktadır” cümlesi büyük bir sorumlulukla(!) yazılmış. Koskoca Yeşil Mağazası, sattığı ayakkabılardan dolayı sorumluluk kabul etmiyor. Kalitesine güvenmediğiniz ayakkabıyı neden mağazanızda satıyorsunuz? Sizin isminize güvenerek o ayakkabıyı aldım. Mademki o tür mallarda iade ve tamir yapılmıyor, öyleyse satarken neden uyarmadınız, veya uyarıcı bir yazı asmadınız? Bu yapılanlar tüketicinin haklarına saygıyla bağdaşır mı? Bu tür mağazalar bile bizlere böyle muamele yaparsa, biz tüketiciler kime güvenelim?” Bu fatura vatandaşa hakarettir Evimin inşaatı yeni bitti, hiç oturulmamış, çelik kapının naylonu bile duruyor. Oturulmadığı elektrik faturasındaki sarfiyattan da anlaşılıyor, 1 kwh. Bu da sayaç dönerken kullanılmış olabilir, ben hiç oturmadım. Ama ne hikmetse, gecikme bedeli, açma-kapama ücreti, güç bedeli, vs. kalemlerle 7.689.000 TL’lik bir fatura çıkarılmış. Ben fatura hazırlanacağını hiç düşünmemiştim, meraktan sordum, bana böyle bir fatura çıkardılar. Bu fatura T.C. vatandaşı olan herkese hakarettir. Hiç oturulmamış evde açma-kapama, gecikme bedeli gibi hayali kalemlerle para alınmaya çalışılıyor. TEDAŞ böyle yapmakla neyi amaçlıyor? > Yakup Özkılıç - Yüreğir / ADANA Yangın merdivenine 68 yıl! Ben bir vatandaş olarak, gelen kâğıtla, “Valilik emirlerini yerine getirmeme cezası”nı işlediğimi anladım. (Maddi sıkıntı yüzünden iki katlı bir işyerimize yangın merdivenini yaptıramama durumu) Emirlere muhalefet suçuyla 249.138.800 TL. cezaya çarptırılmışım. “Çarptırılmışım” diyorum, çünkü mahkemeye dahi çıkartılmadan hakkımda karar verilmiş. İlgili adliyeye, itiraz dilekçesi vermeye gittiğimde gördüm ki, yüzlerce kişinin çalıştığı koskoca adliye binasında yangın merdiveni bulunmamaktadır. Verdiğim itiraz dilekçesine cevap gelmeden, para cezasını ödeme emri gönderildi. Bu ödeme emrinde bir ibare var ki, çıldırmamak elde değil. Bu tebligatta, para cezasını ödemediğim takdirde günlüğü onbin lira üzerinden hapis cezasına çevrileceği belirtiliyor. Bu da 68 yıl, 3 ay ediyor... İki katlı işyerime parasızlık yüzünden yangın merdivenini yapamayan bir vatandaş olarak 68 yıl hapisle tehdit ediliyorum... Devlete trilyonlarca lira zarar verenler ya beraat ediyor, ya da 3-5 yılla kurtuluyor; benim gibi bir vatandaşa da böyle bir ceza reva görülüyor. Böyle bir ayıp adalet sistemimize yakışır mı? İmza atılan kâğıtlar okunmuyor mu, bunun nereye varacağı hesaplanmıyor mu? Yetkililer bunu düşünmüyor mu? Gel de bu memlekette yaşa!.. > Ahmet Özdalgıç - İSTANBUL
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT