BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tarihî zaferde 87. yıl coşkusu

Tarihî zaferde 87. yıl coşkusu

En kanlı savaşlardan biri kabul edilen ve Türk askerinin üstün başarısıyla sonuçlanan Çanakkale Zaferi’nin bugün 87. yılı kutlanacak.



Bugün, 87 yıl önce 250 bin şehit vererek kazanılan Çanakkale Deniz Zaferi’nin yıldönümü... Çanakkale’deki coşkulu törenlere Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz da katılacak. Genelkurmay Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu, “Bu zafer, vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı söz konusu olduğunda, Türk milletinin neleri başarabileceğinin en güzel ispatıdır” dedi. İSTANBUL (İHA)- Tarihin gördüğü en dehşet verici savaşlardan biri olarak kabul edilen ve zaferle sonuçlanan Çanakkale Savaşı’nın 87. yıldönümü, bugün çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Türk Ordusu’nun ve milletinin göğsünü siper ederek kazandığı zafer, aradan 87 yıl geçmesine rağmen halen hafızalardaki tazeliğini koruyor. Törenlere, sabah Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk anıtına çelenklerin konulması ve saygı duruşu eşliğinde göndere bayrağın çekilmesiyle başlanacak. Mehteran bölüğünün gösterisinin ardından, 18 Mart Stadı’nda ikinci bir tören düzenlenecek. Çanakkale şehrine TBMM tarafından verilen altın madalya, Vali, Garnizon Komutanı ve Belediye Başkanı tarafından bayrağa takılarak göndere çekilecek. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrağın göndere çekilmesinin ardından günün anlam ve önemi ile ilgili yapılacak konuşmalarla törenler devam edecek. Buradaki törenler resmi geçitin ardından sona erecek. Avrupa bölünüyor Türk milletine karşı savaşan ülkelerin dahi hayranlıkla karşıladığı Çanakkale Zaferi’nin ibret verici tarihçesi ise şu şekilde: Yirminci yüzyılın başlarında Avrupa sınırlarından taşıyordu. Ekonomik rekabet, sömürgecilik ve milliyetçilik akımları Avrupa’yı ikiye bölüyordu. Almanya-Fransa ve Rusya-Avusturya arasındaki çekişmeler gerginliğe dönüşüyordu. Avusturya’nın 28 Temmuz 1914’te Sırbistan’a seferberlik ilanının ardından 1. Dünya Savaşı başladı. Bir yanda Almanya, Avusturya-Macaristan ve İtalya’dan oluşan üçlü İttifak Devletleri, bir yanda da İngiltere, Fransa ve Rusya’dan oluşan Üçlü İtilaf Devletleri sonunda Avrupa’yı ikiye bölmüşlerdi. Osmanlı’dan sonra Savaş ilanlarının ardından İtalya tarafsızlığını ilan ettiyse de bir yıl sonra İtilaf Devletleri’ne katıldı. Osmanlı İmparatorluğu tarihin gördüğü en geniş sınırlara sahip olmuş, her çeşit milleti ve inanışı içinde barındırmış ve yaklaşık 600 yıl süren saltanatını 20. yüzyılın başında kaybediyordu. Birinci Dünya Savaşı’nın patlamasının ardından Osmanlı Devleti önce İtilaf Devletleri ile birlikte olmaya niyetlendiyse de, Rusya’nın bu duruma soğuk bakması Osmanlı’yı Almanya’ya doğru yönlendirdi. 10 Ağustos 1914’te İngiliz donanmasından kaçan GOEBEN ve BRESLAU adlı Alman savaş gemilerinin boğazlardan geçmesine izin veren Osmanlı Devleti 1. Dünya Savaşı’na katılmış oldu. İtilaf Devletleri’nin Boğazları açma nedenlerinin başında, elbetteki boğazların sahip olduğu bu stratejik önem yatıyordu. Rusya’ya yardım edebilmek hedefiyle yapılanan bu düşünce; aynı zamanda Almanya’dan yeterli yardım alamayacağı ve fazla direnemeyeceği düşünülen Osmanlı’yı tek başına ve planlanmış bir barışa mahkum etmeyi planlıyordu. Ayrıca boğazları kazanmak demek, İstanbul’u ele geçirip Osmanlı ve tüm Avrupa üzerinde manevi bir yıkıma sebep olmak demekti. Boğazlardan geçilebilirse, kazanılacak olan başarı tüm Müslüman sömürgeleri sindirecek, güneyde sömürge devletlerini rahatsız eden hiçbir şey yaşanmayacaktı. Bu düşünceyle İngiltere 28 Ocak 1915’te Osmanlı’ya savaş kararı aldı ve bu karara Fransa da katıldı. Mehmet Akif Ersoy Çanakkale Savaşı’nı şu manalı dizelerle dile getiriyor: Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin; Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin. Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam; Atılan her lağamın yaktığı yüzlerce adam Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer; O ne müthiş tipidir; savrulur enkazı beşer...”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT