BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Üyeliğimiz önlenemez

Üyeliğimiz önlenemez

TÜSİAD Başkanı Özilhan, “Gelinen noktada, Türkiye’nin AB üyeliğini engellemek artık mümkün değil” derken, MÜSİAD Başkanı Bayramoğlu, AB’nin verdiği randevu tarihinin Türkiye’yi kamçılayacağını söyledi.



ANKARA - Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye randevu tarihi olarak Aralık 2004 yılını vermesi iş dünyasında olumsuzlukla karşılanmadı. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Tuncay Özilhan, müzakere tarihi kararının alınacağı tarih olarak Avrupa Birliği'nden çıkan Aralık 2004'e ilişkin olarak, "(Çok karamsar) olmamak lazım. Türkiye artık AB'nin radarı içinde" dedi. Türkiye'nin üzerine düşenleri gerçekleştirip rahatlıkla bir müzakere tarihi alabileceğini kaydeden Özilhan, "Belki beklediğimiz tarihten uzak çıktı. Ama 1 yıl ülkelerin tarihinde önemli değil" değerlendirmesinde bulundu. Ali Coşkun: Hedefimizi tutturacağız Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Kopenhag Zirvesi'nden çıkacak kararın Türkiye'nin beklentisi doğrultusunda olmasını bekliyorduk, ama ne olursa olsun, bu bizim için karamsarlık doğurmadı. Hedefimiz, Kopenhag ve Maastricht Kriterlerini tutturmak olacak" dedi. MÜSİAD: Ev Ödevlerini yapmalıyız MÜSİAD Başkanı Ali Bayramoğlu, AB'nin verdiği randevu tarihinin Türkiye'yi ev ödevlerini yerine getirmek konusunda kamçılaması gerektiğini belirterek, Türkiye'nin AB' yi bugün olduğu gibi randevu tarihinde de köşeye sıkıştıracağını ifade etti. TBMM'de Türkiye'nin AB yolunda önemli yasaların çıkarılmasında konsensus sağladığını hatırlatan Bayramoğlu, ekonomik, siyasal ve hukuksal alanda yapılacak reformlarla da Türkiye'nin yoluna devam edeceğini belirtti. Türkiye'nin üzerine düşeni dış politikada yerine getirdiğini kaydeden Bayramoğlu, "AB'nin verdiği randevu tarihi moralleri bozmamalı" dedi. Kayhan: Dişe diş pazarlık TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Muharrem Kayhan, Kopenhag Zirvesi'ni, kazanan-kaybeden ikilemi içinde analiz etmenin mümkün olmadığını söyledi. Kayhan, zirve sonrası tespit edilmesi gereken en önemli gerçeğin, Türkiye'nin AB üyeliği sürecinin artık yeni bir evreye gireceği olduğunu vurguladı. Kayhan, Türkiye'nin, 5 yıl içerisinde, AB ilişkilerini "küllerinden yeniden doğar hale getirmekle" kalmadığını, ilk kez dişediş pazarlık yapabildiği, bir büyük devlet olarak ağırlık koyduğu bir noktaya ulaştığını kaydetti. TÜGİAD: Şartlı tarih aldık Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Hayati Kaya, "Türkiye üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmiş ve şartlı da olsa tarih almıştır" dedi. Hayati Kaya, Türkiye'nin, 2004 Aralık ayına kadar, en iyi şekilde hazırlanarak, yoğun bir diplomasi trafiği sürdürerek, Kopenhag kriterlerini gerçekleştirecek uyum paketlerini hızla Meclis'ten geçirerek, uygulamaya geçirmesini istedi. Kaya, ancak bu durumda, Türkiye'nin, 2004 Aralık ayında, hiçbir olumsuz tartışmaya mahal vermeksizin müzakerelere başlama hakkına sahip olacağını ifade etti. Kaya, zirveden çıkan kararın, Türkiye açısından en önemli yanını ise demokratikleşme sürecinin hızlanması olacağını da vurguladı. Sabancı: Dünyanın sonu değil İşadamı Sakıp Sabancı ise Türkiye'nin isteğinin 2003 veya olmazsa 2004 yılının erken bir döneminde tarih almak olduğunu hatırlatarak, "Ama bunu sağlayamadık diye (dünyanın sonu geldi) demeyelim" dedi. Bundan sonra yapılması gerekenin "daha fazla akıllı diyaloglar kurarak, daha fazla çalışmak" olduğunu vurgulayan Sabancı, yetkililerin son 40 günlük dönemde çok çalıştıklarını ancak "önlerindeki frenin 40 yılın problemleri" olduğunu kaydetti.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT