BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bankalar tüketiciye de yaklaşsın

Bankalar tüketiciye de yaklaşsın

Kredi kartı mağdurlarına yardımcı olabilmek amacıyla ATO olarak devreye soktuğumuz telefon hattı, ciddi bir sosyal mesele ile karşı karşıya olduğumuzu ortaya koydu. Yardım talebiyle bizi arayanların sayısı üç günde 2 bin 750’ye ulaştı.



Kredi kartı mağdurlarına yardımcı olabilmek amacıyla ATO olarak devreye soktuğumuz telefon hattı, ciddi bir sosyal mesele ile karşı karşıya olduğumuzu ortaya koydu. Yardım talebiyle bizi arayanların sayısı üç günde 2 bin 750’ye ulaştı. Gelen telefonlar da gösteriyor ki, temerrüt faizi oranları, borcun zamanında ödenmesini sağlamaya yönelik caydırıcı bir araç olmaktan çıkmıştır. Özellikle 2001 Şubat krizinin ardından bankaların uyguladığı yüzde 375’lere varan temerrüt faizi oranları yüzünden kredi kartı borçları ödenemez hale gelmiştir. Özellikle kredi kartı hesabında borç stoku ile krize hazırlıksız yakalanan binlerce vatandaş, mal beyanında bulunamadığı için hapis cezasına çarptırılmış, eşyalarına haciz konulmuştur. Ekonomik kriz, bankalar eliyle vatandaşın sırtına altından, kalkılamayacak bir borç stoku yüklemiştir. Nitekim Cuma günü görüştüğüm Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince de kriz sırasında uygulanan temerrüt faizlerinin yüksek olduğunu ve cari faizlerin yüzde 50 fazlası ile sınırlandırılması gerektiğini belirtmiştir. Bankalara, meseleye olumlu yaklaşmaları tavsiyesinde bulunan Özince’ye teşekkür ediyorum. 200-300 milyon lira tutarındaki bir borcun kısa sürede 3-4 milyar liraya ulaştığı yüzlerce örnek vardır. Telefon hattımızı arayan vatandaşların büyük bir çoğunluğu, ekonomik krizlerin yaşandığı 2000 ve 2001 yıllarında ödeme sıkıntısına düşmüşlerdir. Kriz dönemi kredi kartı mağdurlarına da İstanbul Yaklaşımı’nın uygulanması bir çözüm olabilir. Bizim görüşümüz, temerrüt faizlerinin enflasyon oranlarına ya da yasal faiz oranlarının seviyesine çekilmesidir. Telefon hatlarımızın yoğunluğu, kredi kartı mağdurlarının iyiniyetle borçlarını ödemek istediklerini gösteriyor. Bankaların da aynı iyi niyeti göstermesini bekliyoruz. Bankalar, geçmiş döneme ilişkin yüksek temerrüt faizlerini makul bir düzeye çekerlerse ve ödeme kolaylığı sağlarlarsa, binlerce vatandaş borcunu ödeyecektir. ATO olarak bankacılığın itibarını zedelemek gibi bir amacımız yoktur. Ancak, kredi kartı borçları nedeniyle aile düzeni bozulan, boşanmanın, intiharın eşiğine gelen, evindeki eşyası haczedilen vatandaşın itibarını da düşünmek zorundayız. Vatandaşın icra yoluyla alınan eşyaları bankanın hiçbir işine yaramaz. Kaldı ki, bankalar müşterilerine imzalattıkları sözleşmeleri müşterilerine vermemektedir. Verseler bile bu sözleşmelerin okunma şansı yoktur. Bu etik açıdan yasalara uygun bir durum da değildir. Finans sektörü kendini koruyacak diye birtakım haksızlıkların yapılmasına göz yummamız mümkün değildir. Devletin memuruna verdiği zam oranının yüzde 6.5-13.7, enflasyonun yüzde 32.8, devletin belirlediği yeniden değerleme oranının yüzde 59, senetlerde uygulanan faiz oranının yüzde 64 olduğu ve kanuni faizin yasalar tarafından yüzde 55’le sınırlandığı bir ülkede gerekçe ne olursa olsun yüzde 375’lik bir temerrüt faizi uygulanamaz. Hata yapılmışsa bundan dönmek hem bankanın hem de vatandaşın yararınadır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT