BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > EL KESESİNDEN AĞALIK

EL KESESİNDEN AĞALIK

Yalan söylemeyen politikacı bizim işimize gelir mi? Yani biz hep doğru konuşanları sever miyiz? Zannetmiyorum, çünkü işimize gelmez.



Yalan söylemeyen politikacı bizim işimize gelir mi? Yani biz hep doğru konuşanları sever miyiz? Zannetmiyorum, çünkü işimize gelmez. Biraz yalan söyleyen, çoğu kez de sırtımızı sıvazlayıp bizi pışpışlayanlar daha makbuldür. 70 milyonluk bu büyük ülkede (Keşke büyüklük izafi olmasaydı) kaç kişinin sırtından geçindiğimizi hesap etmek hiçbirimizi mutlu etmez. Bu sayı 5 milyondur ve nüfusun ancak yüzde 7'sine tekabül eder. Bir o kadarı da kendi yağı ile kavruluyor.. Geriye kalır 60 milyon. Marifet bu noktadan sonra başlıyor: 60 milyonu 10 milyona taşıtacaksınız. Bu ne kadar mümkünse sizin vaadlerinizin gerçekleşme ihtimali de o kadar yüksektir. Hangi politikacı çıkıp 60 milyona diyebilir ki: "Susun! Sizin konuşmaya bile hakkınız yoktur. Bugüne kadar hep başkalarının sırtından geçindiniz. Hiç olmazsa gürültü çıkarmayın, oturun oturduğunuz yerde.." Hiçbiri diyemez. Üstelik 60 milyonun tasına biraz daha çorba koymanın yolu da 5 milyonu biraz daha mutlu etmekten geçiyor. Biz ona da razı değiliz. Bir de kazanmadığı gibi kazananların sırtına binmeyi görev sayan, hatta bu kutsal bir görevdir diyen, Avrupalı standartlarında hayat süren bir kesim daha var. Biz ona kısaca "kamu" diyelim. Alt başlıklarını sıralamak da bizim işimize gelmez. SİZ NİYE KATILMADINIZ? Başbakan Irak konusunda parlamento dışı muhalefet partilerini bilgilendirmek için bir toplantı düzenledi. İki kişi katılmadı. Biri MHP'nin başkanı Devlet Bahçeli, öbürü DYP'nin başkanı Mehmet Ağar. Acaba niye katılmadılar? Orada verilecek bilgiye mi ihtiyaçları yoktu yoksa , "biz farklıyız, bizi sıradakilerle karıştırmayın" mı demek istediler? Büyük düşünenlerin hali-tavrı bir başka oluyor. Ve bir fotoğraf Amerika'da "savaşa hayır" mitingine katılanlar Amerikan bayrağını ateşe vermiş.. Protestoculardan biri de eğilmiş yanan bayrağın ateşinde sigarasını yakıyor. Bu, bizim aklımızın alacağı bir sahne değil.. Aynı şey bizde olsa, protestocular "savaşa hayır" işini bırakıp bayrağı yakanları linç ederler. Biz de oturup hükmümüzü veririz: Kanı bozuklar. Şükürler olsun ki bizde böyle şeyler olmuyor. Olması mümkün de değil. Çünkü biiizzz!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT