BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Nefes darlığına KEÇİBOYNUZU

Nefes darlığına KEÇİBOYNUZU

Anadolu’da harnup olarak da bilinen keçiboynuzunun nefes darlığına karşı etkin olan maddesi, bol miktarda başka hiçbir bitkide bulunmamaktadır.



Çorum’dan mektup yazan ve 42 yaşında olduğunu yazan bir okuyucumuz, yıllardır rahatsız olduğu nefes darlığının tedavisine yardımcı olacak reçeteler yazmamızı istiyor. Tıpta “Dispne” olarak isimlendirilen nefes darlığı, kabaca nefes alıp vermekte güçlük çekmek şeklinde tanımlanabilir. Bronşit, zatürree, astım, tüberküloz gibi akciğer hastalıkları ile kansızlık, kalp hastalıkları, aşırı şişmanlık, tiroid bezinin büyümesi ve alerjik faktörler nefes darlığına sebep olabilir. Nefes darlığının tedavisi için öncelikle rahatsızlığın sebebi tespit edilmelidir. Nefes darlığından şikayeti olanların sigara ve içkiyi kesinlikle bırakmaları gerekmektedir. Hızla iyileştiriyor Nefes darlığına karşı en etkili maddelerden biri keçibonuzudur. Anadolu’da harnup olarak da bilinen keçiboynuzunun nefes darlığına karşı etkin olan maddesi hemen hemen başka hiçbir bitkide bulunmamaktadır. Bu etkin madde, aynı zamanda bazı alerjik astım rahatsızlıklarında öylesine etkilidir ki; derhal sonuç almak mümkün olabilmektedir. Ayrıca alerjinin sebep olduğu nefes darlığı problemlerinde büyük bir başarıyla uygulanabilir. Alerjik nefes darlığı yüzünden yılın belli mevsimlerinde kortizon tedavisinden başka çare bulamayan insanlar vardır. Keçiboynuzu kürü, bu insanların çoğunda daha hemen ertesi gün rahatlama sağlamaktadır. Çocuklarda, keçiboynuzu (harnup) reçetesini uygularken dikkat edeceğiniz en önemli nokta, günde bir defa sadece sabah kahvaltısı arasında tüketilmesidir. Öğle veya akşam uygulanmaması gerekir. Guatr rahatsızlığından dolayı nefes darlığı çekenler de bu kürden olumlu sonuçlar aldıklarını belirtimişlerdir. Keçiboynuzu kürü İşte genel nefes darlığı ve alerjik nefes darlığı çekenler için önereceğimiz keçiboynuzu kürü: Orta büyüklükteki keçiboynuzundan 6-7 adedini önce soğuk su altında yıkayınız. Daha sonra bunları küçük küçük ( 3-4 cm uzunluğunda) kırarak, kaynamakta olan yaklaşık yarım litre suyun içine atınız. Hafif ateşte 7-8 dakika kaynatınız. Soğuduktan sonra süzerek suyunu cam şişeye doldurunuz. Hergün sabah kahvaltı arasında ve akşam yemeğinden önce bir çay bardağı için. Yaklaşık yarım litre olarak hazırladığımız keçiboynuzu suyu üç gün buzdolabında bozulmadan korunabilir. Her üç günde bir, taze olarak hazırlamanız gerekecektir. Hiç ara vermeden onbeş gün devam ediniz. Onbeş günlük kürü uygularken bir çay bardağı içerisine bir küçük çay kaşığı bal ilave edip karıştırınız ve sabah kahvaltınız arasında ve de akşam yemeğinden önce birer çay bardağı içiniz. Keçiboynuzu kürünü uygularken sabah kahvaltınızda ayrıca bal tüketmeyiniz. Diğer reçeteler Nefes darlığı tedavisine yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki reçetelerden de yararlanılabilir: * Yarım kilogram süzülmüş bala; 10 çorba kaşığı toz karanfil, 10 tatlı kaşığı dövülmüş anason tohumu, 10 çorba kaşığı, dövülmüş ısırgan tohumu, 10 tatlı kaşığı dövülmüş keten tohumu ve 10 çorba kaşığı dövülmüş şalgam tohumu konur. Macun haline gelinceye kadar karıştırıldıktan sonra, temiz bir kavanoza doldurulur. Her sabah, aç karına birer tatlı kaşığı yenir. * Bir miktar incir, nane, sedef çiçeği, kuru üzüm ve çemen kaynatıldıktan sonra süzülür ve elde edilen karışım bal ile şerbet haline getirilir. Her gün düzenli olarak içilir. * Gün boyu çeşitli aralıklarla sakız çiğner gibi nane veya maydanoz çiğnemek çok faydalıdır. * 1 su bardağı kaynamış sığır sütüne; 4 çorba kaşığı tereyağı ve 2 baş dövülmüş sarımsak konur. Macun haline gelinceye kadar karıştırıldıktan sonra temiz bir kavanoza doldurulur. Günde bir kere, tatlı kaşığı veya 1 ceviz büyüklüğü kadar yenir. Aynı reçete; sığır sütü yerine süzme bal kullanılarak da hazırlanabilir. * Su dolu cezveye; 2 kahve kaşığı nane konur. Kaynatılır. Her sabah, aç karnına bir çay bardağı (şekersiz) içilir. Acı biber, kanser hücrelerini öldürüyor ABD’de yapılan bir araştırmada, kırmızı acı biberin kanser hücrelerini oksijensiz bırakarak öldürebildiği belirlendi. Texas Üniversitesi Anderson Kanser Merkezi’nde yapılan araştırmada, acı biberde bulunan ve “Kapsaisin” adlı maddenin benzeri olan “Resiniferatoxin”in, insan derisinde oluşan kanser hücrelerinin büyük bölümünü öldürebildiği gözlendi. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından yayınlanan Journal adlı dergide yer alan araştırmayı yöneten Dr. Reuben Lotan, yeni araştırmalar yapılarak, ileride, acı biberde bulunan “kapsaisin”in “yama” şeklinde deri kanseri tedavisinde kullanılabileceğini de kaydetti. Limonlu çayın etkisi ikiye katlanıyor... Limonla içildiğinde, çayın anti kanserojen etkisinin ikiye katlandığı tesbit edildi. Hindistan’ın Lucknow Tıp Fakültesi’nde yapılan araştırmalardan elde dilen sonuçlara göre, çayın içinde bulunan ‘’polyphenol’’ maddesi, hücrelerde kansere yol açan hasarı önlüyor. Limonun içinde bulunan C vitamininin de anti kanserojen etki taşıdığına dikkat çeken araştırmacılar, çayın limon ile birlikte içilmesi halinde, anti kanserojen etkinin ikiye katlandığını belirttiler. Bazı bitkisel yiyeceklerde bulunan ‘’polyphenol’’ maddesinin çayın içinde yüksek miktarda bulunduğu kaydedildi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109604
    % -0.06
  • 3.8671
    % -0.61
  • 4.5638
    % -0.42
  • 5.1472
    % -1.39
  • 156.752
    % 0.09
 
 
 
 
 
KAPAT