BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kuşatma stratejisi!..

Kuşatma stratejisi!..

Son derece büyük çoğunluğun, maalesef göremediği ya da dünya zevkleri sebebiyle görmek istemediği büyük bir tehlike içindeyiz.



Son derece büyük çoğunluğun, maalesef göremediği ya da dünya zevkleri sebebiyle görmek istemediği büyük bir tehlike içindeyiz. Her geçen gün çığ gibi artan Hıristiyanlık ve Batı kültürünün kuşatması altında hızla erozyona, kendi öz benliğimizden kopma noktasına gitmekteyiz. Prof. Dr. Suat Yıldırım’ın “Mevcut Kaynaklara Göre Hıristiyanlık” eserinin 360. sayfasında ifade ettiği gibi Oryantalist-misyoner stratejistlerinden Charles de Fauco Uld’a göre: “Müslümanlar Hıristiyanlaştırılmadan önce medenileştirilmelidir.” Yani Müslümanlar kendi milli ve manevi değerlerinden, kendi medeniyetlerinden koparılmalı ve Hıristiyan Batı medeniyeti potasında, medenileşmek, çağdaşlaşmak, uygarlaşmak vesair isimler maskesi altında eritilerek, Batı’nın değerleri ikame edilmelidir. Ve Müslümanlar (vaftiz, boynuna haç takma) gibi birkaç belirli şey dışında beşikten mezara kadar Hıristiyan gibi yaşamalıdır. Böylece Hıristiyan olmasa bile Müslümanlıktan fersah fersah uzaklaştırılmalıdır. Aynı esere göre: “Kınanacak husus (biz misyonerlik yapmıyoruz) denilerek bu işin yapılmasıdır... Hıristiyan misyonerliği birçok durumda zorlayıcı dünyevi imkânları elinde bulundurarak ekonomik ve kültürel yoksullukları istismar etmek suretiyle bir nevi zorla Hıristiyanlaştırmak faaliyeti göstermektedir ki, bu çirkin uygulama Hıristiyanlar tarafından bile kınanmaktadır.” (sayfa 360) Çok geç olmadan! Afrika’nın milli liderlerinden Jomo Kenyatta’nın itirafı şöyledir: “Hıristiyanlık Afrika’ya geldiğinde Afrikalıların toprakları, madenleri, Hıristiyanların ise ellerinde sadece incilleri vardı. Hıristiyanlar bize gözlerimizi kapayarak dua ve ibadet etmemiz gerektiğini telkin ettiler. Gözlerimizi açtığımızda onlar bizim topraklarımızı, madenlerimizi, biz de onların incillerini almıştık. Onların elinde topraklarımızın tapuları, bizim elimizde incil vardı...” (Ali Mazrui Afrikalılar sayfa 150) Aynı strateji ve taktik şu anda Türkiye başta olmak üzere bütün İslam Dünyasında ve Türk Dünyasında icra edilmektedir. Evet, gözlerimizi açtığımızda başta bor, altın ve diğer madenlerimiz ve yeraltı ve yerüstü servetlerimizin, özelleştirme ve dış yatırım maskesi altında elimizden alındığını inşallah görmeyiz. Ama bu gidiş son derece tehlikelidir. Şu anda elimizden çıkmış sayılan GAP için makaleler dolusu yazsak yine de az sayılır. “Her şeylerini tahrip ettik” Cezayir’de Sömürge Bakanlığının emrinde uzun yıllar misyoner faaliyetinde bulunan ve “Dinlerarası Diyalog” fikrini ortaya atan Oryantalist-misyoner Louis Massignon diyor ki: “Onların her şeyini tahrip ettik. Milli ve manevi değerleri mahv oldu. Artık hiçbir şeye inanmıyorlar. Derin bir boşluğa düştüler. Anarşi, intihar aldı başını gitti. Hıristiyan olmak için olgun hale geldiler...” İslam adı altında terör örgütlerinin tamamına yakını İslamın gözden düşürülmesi için dış güçlerin hedeflerine hizmet etmektedir. Direniş ile terör ayrı şeylerdir. “Vatan sevgisi imandandır” ülkesini savunmak, işgale direnmek mukaddes bir vazifedir.
Kapat
KAPAT