BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Eğreti oylar şimdiden kaymasın

Eğreti oylar şimdiden kaymasın

Fazilet ve demokrasi mücadelesi veren “Tank Hasan” ikinci defa bir yıl üç aya mahkum oldu.



Fazilet ve demokrasi mücadelesi veren “Tank Hasan” ikinci defa bir yıl üç aya mahkum oldu. Hasan Celal Güzel bu hafta sonu biricik oğlu Sevgili Mustafa’yı dünyaevine soktuktan sonra, her an cezaevine girebilir. Yeniden mebus olamadı ama, yeniden mahpus oldu Hasan Celâl. *** Devam edeyim mi konuya, yoksa bir başka hususta “Neden Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer’in tarihi konuşmasını bir kere daha gündeme taşımıyorsun?” biçiminde yüzlerce gelen telefon, telgraf ve faks metinlerine cevap mı ulaştırayım? Sayın Sezer’in konuşması usta bir manevrayla, sun’i bir gündem geliştirilerek insanlarımızdan uzaklaştırılmak isteniyor. Ama peşindeyim, bırakmayacağım. Sayın Sezer’in Anayasa Mahkemesi’nin 37. yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamalar sadece hukuk tarihimiz açısından değil; demokrasi, cumhuriyet ve özgürlükler ile insan hakları açısından da evrensel normları muhtevi, çok önemli bir konuşma. Üzerinde akademik çalışmalar yapılması gereken dopdolu bir metin Sayın Sezer’in görüşleri. *** Üniversite sınavları, sorular çalındığı için iptal edildi. Devletin 10 trilyonluk zararına karşılık, milyonlarca gencimizin ve bir o kadar ailenin moral çöküntüsü işin bir başka yanı. YÖK Başkanı Sayın Gürüz çok pişkin, çok rahat ve gelişmeyi “Vak’ayi adiye” olarak yorumladı. Sayın Gürüz bilmiyor mu ki, 1 Mayıs başta polis ve öteki güvenlik birimlerinin “alarm”da olduğu bir gündür. Bir gün sonra da üniversite imtihanı gerçekleşecek! Peki soruların güvenliği nasıl sağlanacak? Teyakkuz halindeki emniyet birimleri aynı gün bir de soruların güvenliğini almakta sıkıntı çekmez mi? Nitekim böyle de oldu, sorular çalındı. İmtihan gününün daha sonra veya daha önce yapılmasının bir mahzuru mu vardı Allah aşkına? Şimdi bütün plânlar altüst; devletin ve insanımızın zararı da madalyonun bir başka tarafı. YÖK yönetimi ülkede gerilimi artıran tasarruflarıyla dikkat çekerken, şimdi de böylesi bir uygulamaya geçildi? Acaba Sayın Gürüz istifa etse bir şeyler değişir mi? Denemekte fayda var mı? Oldu mu sevgili gençler, görüşlerinizi aktardım. *** Sevgili Fevzi Kahraman’a hatırlatacağım, yazı günlerimin sayısı eskisi gibi olsun. Bak yetmiyor. Bunu lütfen bir tezekkür edelim aziz genel yayın müdürüm. *** Hükümet kurma girişimlerindeki kulislere sıra bile gelmeyecek neredeyse. DSP 14, MHP 13, ANAP 11 bakanlık alacak deniyor. Yani herkes; bütün demokrasilerde olduğu gibi böylesi bir formüle şimdilik hazırlansın! Gençliğinde kışkırtıcılık yaptığı, patronunun otomobiline bomba koyduğu iddia edilen bir DSP milletvekili Hikmet Sami Türk gibi, Hikmet Uluğbay gibi TBMM Başkanlığı’na aday. Bir başka aday da DSP kulislerinde, genel başkanlık. DİSK eski başkanı Rıdvan Budak, Merve Kavakçı Olayı’ndaki açıklamalarıyla adı hemen DSP liderliğine geçmeye başladı! Solcular bayıldılar Budak’a ve açıklamalarına. Ayrıca iyi bir örgütçü olmasının da Budak’ın şansını artırdığına dikkat çekiliyor. Bir başka gerekçe de Bülent Bey’in hasta olduğu iddialarının yaygınlaşması. *** Her ne ise, Merve’den laf açılmış iken, temas ederek tamamlayalım Fantezi ve Kulis’i. Merve Kavakçı’nın adaylığı FP Başkanlık Divanı’nca değil de, Balgat Çalışma Grubu BÇG tarafından seçilecek yerden garantilendi. Seçim boyunca Sayın Kavakçı hakkında hiçbir iddia varit olmadı. And içme törenine gelince, Başbakan Ecevit bütün kibarlığını bir yana bıraktı, kadın hakları ve hanımlara saygıyı unuttu, hatta yıllardır özlenen parlamentodaki az sayıdaki hanım milletvekillerinin artması hususunu es geçti ve Merve Kavakçı’ya haddinin bildirilmesini istedi. Yüzbaşı Ethem Güngen’in, torunu, Prof. Yusuf Ziya Kavakçı’nın kızı bilgisayar mühendisi Merve Kavakçı, Politikanın Nabzı programında Cumhurbaşkanı Demirel tarafından da “Bu tip ajan provokatörler çok görülmüştür. Onlardan biridir bu da” diye suçlandı. Demirel’in yakın dostu Yaşar Topçu da bu bilginin sağlam olduğunu manşetlerden duyurdu. Ayrıca ABD’d#ki Filistin İslam Birliği (IAP) ile ilişkili olduğu öne sürüldü. Aynı örgütten önce Nijeryalı, sonra Ürdünlü olduğu bildirilen biriyle evlendiği ve iki çocuk sahibi olduğu savunuldu. Baba Kavakçı da hem imammış, hem de Yahudi düşmanı. Şimdi Merve Kavakçı ile iki ayrı soruşturma başlatıldı. TBMM iç tüzüğü değiştirilmeye çalışılıyor. Keşke partiler aday gösterirken MİT’ten bilgi isteyebilseler. Bu konuda da mevzuatta değişiklik yapılsa. Varsa sıkıntı işin başında giderilse, yoksa savunulsa. İftira olarak kalsa iddia. Parlamentoya ilk sakalllı milletvekili olarak Fehim Adak’ın da (1973) girmesi ve daha sonra bakan olması bu tür tartışmalar başlatmıştı. Daha öncesinde de Demirel’in (Allah hiçbir partiye CHP gibi bir anamuhalefet partisiyle iktidar nasip etmesin) dediği bir anekdot hatırladım. AP lideri Demirel 1965’te 256 milletvekiliyle iktidara gelmiş, başarılı bir hükümet kurmuş, aralarında Süleymancılardan Kemal Kaçar, Nurculardan Recep Özel gibi isimlerin bulunduğu Adalet Partisi grubundaki parlamentoda İsmet Paşa konuşuyor: -Ankara Bahçelievler’deki ortaokulda tahtaya orak çekiç çizen 13 yaşındaki çocuk için soruşturma açanlar, üzerimize gelen irtica tehlikesini görmüyorlar. Çünkü irticanın bir ayağı Meclis’te Başbakan’da öteki ayağı da Konya Müftüsü Tahir Büyükkörükçü’dedir. Demirel irticadan ne kastedildiğini çok iyi biliyor. Çünkü “Biz yasaklara karşıyız... İsteyen türban takar, istemeyen takmaz-26.10.1990” diyen de “Tamamen masum ve meşru hareketler irtica sayılacak olursa, o takdirde hangi hareketin irtica teşkil etmediğini izah edebilmek cidden müşkül olacaktır (Yeni Asya 27.12.1994)” diyen de O’dur. Aynı Gazete’nin “Nurlu Demirel” ekinde Süleyman Bey’in bu konudaki görüşleri bunlardan farksızdır. Aradan onca yıl geçmiş, 21. yüzyıla girerken aynı şeyleri tartışıyoruz. Ne hoş değil mi? Üstelik DSP listelerinde de CHP’nin iddiasına göre 7 tarikatçı milletvekili var! Kınamıyorum, hatırlatıyorum. FP; partiye çalışan kadınların haklarını yedi Merve Kavakçı’ya öncelik tanımakla. Fazilet’in ilk defa hanım milletvekillerini değişik tabanlardan parlamentoya getirmesi de çok önemli. Önümüzde daha 5 yıl var. Bu süre tansiyonun yükseltilmesi için de geçerli, artmaya başlayan enflâsyonun (%73.5) indirilmesi için de. Parlamentomuz çözüm yeri olmalı, problemin kaynağı olmamalı. Hele kavga hiç olmamalı. Kimse ödünç oyları hatırından çıkarmasın. Bir başka erken seçim, her şeyi değiştirebilir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT