BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TÜRKİYE’DEN HAFTAYA BAKIŞ

TÜRKİYE’DEN HAFTAYA BAKIŞ

F.Bahçe’nin beraberlik golünü attığı penaltı, sarı-lacivertlilerin aleyhine verilseydi ve F.Bahçe yenilseydi, Beşiktaş’ın yediği ve tekrarlanan penaltı golü, Beşiktaş lehine olsa ve tekrar atışı gol olmasa, benim anlı şanlı F.Bahçeli ve Beşiktaşlı yazar çizerlerim, dün sabah futbol sayfalarında kim bilir neler yazacaklardı?



Öcal Uluç F.Bahçe’nin beraberlik golünü attığı penaltı, sarı-lacivertlilerin aleyhine verilseydi ve F.Bahçe yenilseydi, Beşiktaş’ın yediği ve tekrarlanan penaltı golü, Beşiktaş lehine olsa ve tekrar atışı gol olmasa, benim anlı şanlı F.Bahçeli ve Beşiktaşlı yazar çizerlerim, dün sabah futbol sayfalarında kim bilir neler yazacaklardı? Bu çifte standartlı ve ikiyüzlü tutumun sahiplerinin hiç mi yüzü kızarmayacak? Soru: F.Bahçeli bir yöneticinin spor yazarlarına yaptıklarına ve söylediklerine hiç mi meslek kuruluşlarımızla, TSYD’lerimizle tepki göstermeyeceğiz. Soru: Yoksa sayın başkanım Onur Belge söyle bana; tepki göstermeyerek “Bizler buna müstahakız” demek mi istiyorsunuz? Kemal Belgin Trabzonspor’un G.Antep’teki yenilgiden bu yana kendi klasiği olan, ciddiyete sarılmayışını izlemeye devam ediyoruz. G.Saray sadece yarım saha oynayabilen rakibini yine ileri kenar adamlarıyla düşürdü. Hasan’ı çıkaran Hagi, kendine de kızmalıdır. Beşiktaş, Rıza’nın tuhaf kurgusuyla gidiyordu ama Okan’a ve Samet’e dua etmelidir. F.Bahçe, Avrupa’da hedefe ulaşmak istiyorsa böyle maçların sadece futbol oynayarak üstesinden gelmek zorundadır. Çünkü hakemler Avrupa’da çok başka. Ümit Aktan Genç hakemler derken genç bir hakemi tarihe gömdük. Samsun’da F.Bahçe’nin kaybından sonra bir daha kaybettirmemeye ant içmiş gibi Cem Deda hakemlik kariyerini bana göre noktaladı. Pazar gecesi görüldü ki, sadece ve sadece F.Bahçe’ye karşı hata yapılamaz. Onun dışında herkese karşı hata yapılabilir. Çünkü hakemler, F.Bahçe’nin maçları hariç olmak üzere insandırlar ve hata yapabilirler. Demek ki, F.Bahçe maçlarını “insanlar” yönetmiyor. Ya da insanlar, insanca yönetmiyor Naci Arkan Yooo... Bu kadarı da fazla artık... Bu lig F.Bahçe’nin babasının ligi değil... Türk hakemliğinin, Saracoğlu Stadı’na girdiği anda, şablonu, anlayışı, yönetimi, kuralı değişiyor... Hâlâ daha Aktuğ ve Canaydın, centilmenlik sınırlarının ötesine çıkmamakta dirensinler bakalım... Bir de, Cavcav gibi, hayatı menfaat üzerine kurulmuş, dengesiz konuşan birinin, Türk futbol sahnesinden çekilme zamanı gelmiştir artık... Sadık Söztutan Cem Deda’ya teşekkür borçluyum. Yıllardır söylemek istediğimi 4 düdükte anlattığı için... Budur! Türk hakemi korkak... Türk hakemi kalabalık camiaların hizmetinde... Türk hakeminin, tıpkı Türk spor yazarı gibi, yöneticisi gibi, federasyonu gibi, MHK’sı gibi, alternatif takımlara tahammülü yoktur! Mazlum Uluç Bence Şenol Güneş emekli olduktan sonra falcılığa soyunsun... Geçtiğimiz hafta bol felsefeli beyanatının arasında “Bizim lobimiz, medyamız vs. yok... 40 yıl daha şampiyon olmasak da olur ama onurumuzu asla kaybetmeyeceğiz” derken sanki Saracoğlu’ndaki Deda katliamını görmüştü. Peki bir hakemin F.Bahçe’nin şampiyonluğa gölge düşürmeye hakkı var mı? Keşke F.Bahçe’nin bazı çok konuşan yöneticileri bugün de “Hakemin verdiği ilk penaltı haksızdı, üstelik Aurelio’yu da atmalıydı” deseler, diyebilseler. Akın Göksu Önceki gün oynanan F.Bahçe G.Birliği maçı beni altmışlı yıllara götürdü. Orhan Şeref Apak’ın başkanlığındaki G.Birliği takımının, Müslim Bağcılar - veya Faruk Ilgaz da olabilir - başkanlığındaki F.Bahçe ile oynadığı 2 maçı hatırladım. Rahmetli Apak’ın takımı rozet değiştirme iddiasıyla oynanan maçta 3-3 berabere kalmıştı F.Bahçe ile. Diğerinde ise G.Birliği güçlü rakibini 2-1 mağlup etmişti. Müthiş heyecan vericiydi. Önceki günkü maç da öyle oldu. Her iki takım futbolcularına da teşekkür ediyorum. Hasan Sarıçiçek O onu yenmiş, bu bunu yenmiş... Mış mış da mışmış... Gerçek şu... Seyircisi de, keyfi de kaçtı futbolun... Şimdi, elbirliğiyle “Profil” derdine düştü futbol dünyamız; “Profil değişmezse futbol kurtulmaz!” Peki ama hangi profil değişecek; 1930’lardan kalma standart dışı stadlar mı? O stadlarda “Ölümüne.. ölümüne” diye tempo tutan seyirci mi? Yoksa futbolu spor, futbolcuyu sporcu olmaktan çıkaracak kadar baskıcı davranan endüstriyel rantiye mi? Şirin Berber Komik taraftar, komik teknik adamlar, zavallı hakemler, sonu belli yarış içinde figüran birkaç temiz insan. Gülünç olmaya başladı futbol. Oynamadan skorlar garanti ediliyor. 3 büyüğe köle oldu lig. Bu kadarını hiç görmemiştim. Federasyon seçiminde işi bitirmişler... Gençler galip gelseydi katliam olurdu Kadıköy’de. Görelim hukukçu federasyon ne fatura kesecek? M.Tahir Kum F.Bahçe maçı sonrası TRT muhabiri Mutluhan, G.Birliği kaptanına soruyor, “Bu hırsınızın altında ne yatıyor?” diye... Ümit çıldırıyor, “Evet teşvik aldık, ondan!.. “. Ahmet Çakar’ın deyimiyle, şimdi soru şu: Şayet o Mutluhan, G.Saray maçında görevli olsaydı, İstanbulspor kaptanına da “Bu gevşekliğinizin altında ne yatıyor?” diye sorması gerekmez miydi? Daum’un, “Ama Beşiktaş’a karşı böyle oynamamışlardı!” dediği bir açıklamanın ardından bunun sorulması sürpriz (!) olmasa gerek.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT