BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yakın geçmişten uzak hatıralar

Yakın geçmişten uzak hatıralar

İhtimal yüzyıllar önce de, “Nereye gidiyoruz. Ne olacak bu dünyanın hali” kabilinden serzenişler vardı ve hep olacak... Gelişme ve değişmenin yaşanmadığı bir dönem yoktur herhalde...



İhtimal yüzyıllar önce de, “Nereye gidiyoruz. Ne olacak bu dünyanın hali” kabilinden serzenişler vardı ve hep olacak... Gelişme ve değişmenin yaşanmadığı bir dönem yoktur herhalde... Ama bu gelişim ve değişimin hızı, sosyal hayata ve çevreye yansımaları aynı değildir... Son yirmi beş yılda gerçekleşenlerin, geçmişteki çeyrek asırlara nazaran daha değiştirici ve dönüştürücü olduğunu düşünüyorum... Yeniliklerin ömrü kısalıyor... Çünkü daha yenisi ve ondan da yenisi hayata gözlerini peşi sıra açıyor ve hayatımızda yer buluyor... İntibak hızımız artıyor... Çoğu zaman şaşırmaya fırsat bile bulamıyoruz... ??? Son yirmi beş yılı yarı çocuk yarı genç olarak yaşayan bugünün orta yaşlısı bizler, artık ihtiyarlık sıfatına hürmetle yaklaştığımız nesille bile oturup anıları karıştırabiliyor ve yakın geçmişin detaylarına, birlikte iç geçiriyoruz... Onların hatırlayıp, bizim hatırlamadığımız çok az şey var... Troleybüsü, eski Galata Köprüsü’nü, Boğaziçi Köprüsünün heyecanını, ihtilalleri (en azından 12 Eylül’ü biliyoruz), tüpgaz kuyruğunu, anarşiyi, elma şekerini, leblebi tozunu, Kıbrıs çıkarmasını, eski Sovyetleri vs. birlikte yaşadık... Onlar büyüktü... Biz çocuktuk... Ama birlikte yaşadık... Ve büyüklerimizin anlattığı geçmiş zaman hikayelerini, görme fırsatımızın olmadığı ancak anlayabildiğimiz hikayeler olarak merakla dinledik... Ama şu an 10-15 yaşındaki çocuklar ve gençler, anlattığımız anılara, hikaye ve hatta masal değil, gerçeküstü fantezi muamelesi yapıyor... ??? “Ne demek siyah-beyaz televizyon ve tek kanal? Hele televizyonsuzluk? Telefonun olmaması? Benzin kuyruğu mu? Televizyon yok, telefon yok, herhalde gsm ve internet de yok! Yani haberleşme yok! Vay anasına be!..” Tepki budur... ??? Ben 60-70 yaşındaki yakınlarıma, leblebi tozunu özlediğimi söylerken veya macuncuyu; şimdiki neslin kameralı cep telefonu ve kablosuz internetine karşılık, yüzyıllık bir manzaranın motifi olarak yer alıyorum... ??? Bugünün orta yaşlıları, ilginç bir biçimde, geçmişle gelecek arasındaki keskin çizginin iki tarafını da gösteren bir masal penceresi gibidir... Geçmişe aşina... Ve ama geleceği yaşayan... Ne taraftan bakarsanız bakın...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT