BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir köy var uzakta....

Bir köy var uzakta....

Direkt Aziz Yıldırım’la başlamak istiyorum... Bir adam düşünün ki, Kadıköy’ün tam ortasına muhteşem bir stad kondurmuş. Samandıra’da gözleri kamaştıran tesisler yaptırarak F.Bahçe’ye çağ atlatmış. Türk sporuna da dolayısıyla omuz vermiş...



Direkt Aziz Yıldırım’la başlamak istiyorum... Bir adam düşünün ki, Kadıköy’ün tam ortasına muhteşem bir stad kondurmuş. Samandıra’da gözleri kamaştıran tesisler yaptırarak F.Bahçe’ye çağ atlatmış. Türk sporuna da dolayısıyla omuz vermiş... Bir adam düşünün ki, ‘Tesadüf” açıklamasıyla Florya’nın tam ortasına hançeri saplayıp, ortalığı germek adına Seyrantepe’ye çelme atmaya çalışan, gereksiz sataşmalarla Türk sporunun gelişmesine de engel olan... Bunların hangisi Aziz, hangisi Yıldırım? Dereağzı çamur deryasıydı... Kongrelerin renkli siması Semih Bayülken’in gecekondudan bozma köfteci dükkanından başka futbolcunun yemek yiyeceği bir restoranı bile yoktu. Üstüne üstlük F.Bahçe kişilerin cebine bakar durumdaydı. Zengin başkanların oyuncağı misali... Peki ya şimdi?.. Şükrü Saracoğlu’nu anlatmaya gerek yok. Daha önce soyunma odalarının dibinden lağım fışkırır, bırakın sıcak suyu, soğuk suyu bile akmayan, fosseptiği olmayan rutubetli soyunma odalarını yıllar yılı F.Bahçeyi takip eden muhabir ve spor yazarlar çok iyi bilir.. İlk depremde hangi tribün çökecek diye bakılan Saracoğlu, F.Bahçe’nin yoksul yüzünün önemli bir gerçeğiydi... Ama şimdi Samandıra var, Saracoğlu var, yüzme, gezme, çizme boyu tesisleri var. Çünkü Fener’in Aziz bir başkanı var... Ve F.Bahçe’ye karşı duran G.Saray.... Türkiye’nin Avrupa’ya açılan penceresi! Ama Ali Sami Yen Stadı içler acısı durumda, pencereleri bile açılmıyor... Gazetecilerin barınmaya çalıştığı yer koyun ağılı gibi. Biraz kafanı kaldırsan tavana çarpar. İçerisi tıkış tıkış ve dandikten sallama bir çay içmek için daracık yerde kıvrımlı kuyruklar oluşur... Ama şeref tribününde ayak ayak üstüne atıp oturan Özhan başkanın havasından geçilmez... G.Saray’ın Kalamış, Kuruçeşme Tesisleri de perişan durumda. Üyeleri buralardan faydalanamaz ama yine de seçim günü gider kendilerini aldatmış başkanlara oy atar. Bu Süren döneminde de böyleydi, onun öncesinde de ve bugün de böyle... O başkanlar ki, kendilerini devekuşu gibi kuma gömmüşler, yapandan yapılandan haberleri yok. Varsa yoksa centilmenlik. Gelsin fair, gitsin play... Övünülecek tek tesis gerçeği Florya Tesisleri’dir G.Saray’ın... Fakat her gelen başkan orasını satmakla meşguldür. Satıp Büyükçekmece’ye kaçmak... Ama bunu da Riva’da olduğu gibi yapamazlar, yapamazlar, yapamazlar... Çünkü onların işleri güçleri hayali proje üretmek. F.Bahçe, Saracoğlu’nun masraflarını sponsorlara yükleyip bedavaya getirirken, G.Saray sadece stadın maketine 13 milyon dolar harcadı... Yuh yani, çüş yani, pes yani.... Şimdilerde de bir Seyrantepe muhabbetimiz var... G.Saraylılar Aslantepe diyor, Fenerliler Peşkeştepe... Ve Aziz Yıldırım, Seyrantepe’yi G.Saray’a yâr etmeye hiç de niyetli görünmüyor. Canaydın, tutturdu bir “Üst kullanım hakkı bizimdir”i, gidiyor. Üst kullanım da neymiş sayın başkan? Adam 300 trilyon nakitten bahsediyor. Üstünü sen kullanacaksan, altını da Fener kullanacak demektir! Şimdi siz devlet olsanız... Ve elinizde Seyrantepe gibi bir yeriniz olsa.... G.Saray’a mı verirsiniz, F.Bahçe’ye mi? Elbette F.Bahçe’ye... Dedik ya, onun arabası var... Ya senin? Süper bir stad maketin... Eh, Aziz Bey’e söyleriz, Saracoğlu’nun maketini de yapar... Ben devlet olsam hayali projelerle üyelerini yıllarca aldatmış bir yönetime güvenmek yerine hayallerini gerçeğe dönüştürmüş olanını seçerdim... Sanırım Seyrantepe’nin tapusunun da hâlâ G.Saray’a verilmiyor olmasının perde gerisinde bu düşünce hâkim... Fener işi bitirmiş ama bizimkiler uyuyor... Bizimkiler diyorum, çünkü ben de bir G.Saraylı’yım... 16 yıldır bu kulübün muhabiriyim. Siz senelerden beri uyuyan bir camia hiç gördünüz mü? Ben gördüm, 16 yıldır hor hor seslerinden dibim düştü... Türk sporunun kalkınması adına onca güzel tesisleri yapan ama son günlerdeki konuşmalarıyla savaş ilân eden Yıldırım’a bir şey diyecektim! Bir şeyleri hatırlayamama ihtimaliniz şeye bağlıdır, şeye, hmmm, unuttum!.. Bu işler böyledir işte... Adam Kadıköy’ün ortasına bir stad çakar, iki tesis yapar, insana ne diyeceğini bile unutturur...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT