BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Van’da ümitler yeşeriyor

Van’da ümitler yeşeriyor

Doğu’nun potansiyeli en yüksek ancak en az yatırım çeken illerinden olan Van önemli bir dönemeçte.. 25-30 yıldan bu yana terörden çektiği sıkıntılarla uğraşan kent; işsizlik, sağlık ve eğitim problemlerini çözme mücadelesinde kararlı. Yöre insanı hayvancılık, tarım ve turizme odaklanarak riskleri fırsatlara dönüştürmeyi başarmak üzere...



> Aziz Cumurcu Yağma tezgahlar ekmek kapısı oldu Devlet’in Doğu Anadolu’da bir zamanlar trilyonlar harcayarak kurduğu ancak bugün terkedilmiş halde bulunan kamu yatırımları bölge insanı için yeniden iş ve aş kapısı oluyor. Dünya Bankası’nın KOSGEB ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) aracılığıyla Van’da hayata geçirdiği proje ile kamuya ait terkedilmiş fabrikalar yeniden yöre müteşebbisine tahsis ediliyor. Van Sanayici ve İş Adamları Derneği (VANSİAD) Başkan Yardımcısı ve İŞGEM (Van İş Geliştirme Merkezi) Başkanı Mahmut Gedik, “Bu proje aslında Anadolu esnafını kalkındırma modelinin bir parçası. Uyguladığımız proje; yöre esnafını sanayici yapmaya götüren bir uygulama” diye konuştu. KOBİ fidanlığında sanayici yetişecek Anadolu esnafını kalkındırma projesi ilk olarak Tarsus’ta başlatıldı. Doğu Anadolu’daki ilk uygulama ise Van’da İŞGEM öncülüğünde devreye sokuldu. Hedef ise gayet net. Anadolu insanının içindeki müteşebbis ruhu ortaya çıkartıp, onları sanayici yapabilmek ve bölgedeki işsizliğe ilaç olmak. Bu kapsamda ‘İyi insan iyi proje’ şartıyla üretilen projelere finansman desteği sağlanıyor. Dünya Bankası Türkiye genelinde uygulamaya konan bu proje için bölge bazında 800 milyon YTL destek sağlıyor. Kayıtlı işçi başına 1.9 milyar liraya denk gelen bir katkı taahhüt altına alınmış. Böylece yıl sonuna kadar Van’da en az 300 kişinin istihdam edilmesi hedeflenmiş. ‘KOBİ fidanlığı’ olarak isimlendirilebilecek bu uygulama ile KOBİ’lere 3 yıllık bir finansman desteği sağlanıyor. İki yıllık süre uzatımı da istenirse verilebiliyor. Firmalar 5.yıl sonunda mezun ediliyor. Yeterli büyüklüğe ulaşan KOBİ bu kez, organize sanayi bölgesine gönderilerek sanayileşmede ilerlemesi sağlanıyor. 24 işletme binası ÖİB portföyünde bulunan kamuya ait atıl fabrikalar ve bunlara ait tesisler ilgili SİAD’larca her şehrin müteşebbisine alt yapı imkanı olarak sunuluyor. Bu şekilde çürümeye terkedilmiş devlet yatırımlarının yeniden yöre halkı insanınca canlandırılması hedefleniyor. Destek verilecek projeler ve girişimciler, İŞGEM’in 6 kişilik yönetim kurulu kararıyla belirleniyor. Uygulama 1,5 aydır Van’da başladı. VAN İŞGEM portföyünde bulunan eski Sümerbank ayakkabı fabrikasında 24 ayrı işletme binası hazır. 200 dönümlük bir arazide 8 bin metrekare kapalı alanı olan arazi üzerindeki depolarda da tadilat çalışması yapılarak bu binaların yarısı firmalara tahsis edilmiş. 100 ila 400 m2 arasında farklı alanlara yerleşen 12 firmanın kimisi iş önlüğü, işçi tulumu, promosyon çanta, poşet imalatı kimisi de televizyon sehpası imalatı, avcı yeleği, yağlı boya ve plastik boya imalatı yapıyor. Halihazırda 150 kişiye istihdam sağlanmış. Fabrika yanında para desteği de var İŞGEM, kamuya ait terkedilmiş binaları yalnızca müteşebbise vermekle kalmıyor bunun yanında para ve eğitim desteği de sunuyor. İlk etapta 4 milyar liralık genel gider desteği veriliyor. Makine ikmal desteği olarak ise iki seçenek sunuyor. Ya 10 milyar lira hibe şeklinde veya 40 milyar lira 3 yıl vadeli bir yıl ödemesiz ve faizsiz olarak temin ediliyor. Aylık 1,5 milyar lira ücretli mühendis çalıştırma desteği ile yılda toplam 18 milyar liralık bir katkı da ayrıca verilmiş. 5 milyar kalite belgesi desteği, 8 milyar web tasarım desteği, 1 milyar katalog, broşür desteği, fuar desteği (stand ücretinin yüzde 50’si karşılanacak şekilde) müteşebbislere destek temin ediliyor. Bu proje olmasaydı Van’ı terkedecektim VANSİAD Başkan Yardımcısı Mahmut Gedik adeta kendini Van İŞGEM projesine adamış. Söze başlarken ‘Bu proje Doğunun yeniden ayağa kalkması için son bir ümit işiğıydı. Eğer bu da olmasaydı Van’ı terketmeyi dahi göze almıştım’ diyor. Devlet’e ait Sümerbank fabrikasının 2003 yılı 4.ayında kapandığını söylüyor. Ve bundan sonra kamu malının nasıl yağmalandığını şu ibret verici sözlerle anlatıyor: “Fabrika kapandıktan sonra sendika çalışan 90 işçiyi örgütleyip tahrik etti. Birileri devletin malını sahiplenmek istedi. Makineler kullanılamaz hale getirildi. Evraklar kayboldu. Fabrika kapanmasına rağmen işçilere tam 9 ay boyunca 1.8 milyar lira aylık maaş ödendi. Hatta ilginçtir fabrika kapandıktan sonra bile hammadde alımı yapıldı. Kamunun malı böylesine sahipsizdi. 3-4 trilyon lira değerindeki bir fabrika adeta yağmalandı. Şimdi ise yeniden bölge insanı için ümit ışığı oldu. Yağmalanan tezgahlar Doğu insanının yeniden emrine sunuldu. Onlar için istihdam kapısı oluşturuyor.” Van için kenetlendik Doğu Anadolu Bölgesi dağlık ve tarıma çok uygun. Van, aynı zamanda Türkiye’nin hayvancılık alanı lakin terörden kaynaklanan göç nedeniyle köyler boşalınca insanlar Van’a göç etmiş. Artık köye dönüşlerin kolaylaştırılması gerekiyor. Şehir merkezinde bulunan yaklaşık 300 bin işsiz insanın köylerine geri dönmesini sağlamak amacıyla konut yapımı ve hayvancılığın teşviki için idareciler var güçleri ile çalışıyorlar. Gürpınar Kaymakamı M. Ali Özkan (ortada) köye dönüş için çok yüksek sayıda müracaat olduğunu ifade ederek, devletin her aşamada gerek malzeme gerek para olarak bu dönüşümü organize etmeye çalıştığını belirtiyor. Gürpınar Belediye Başkanı Fuat Yaşar Atan, Güzelsu Karakol Komutanı İsmail Özcan ve köy muhtarları Sadreddin Çekici ile Fevzi Koçbir yıllar süren terörün ardından kalkınma hamlesinin başlatılması için takım halinde çalışmakta olduklarını belirtiyorlar. ‘Damızlıkları kavurma yaptık köylüyü oy deposu gördük’ Koç-Ata-Sancak Çiftliği Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, Türkiye’de 1950’lerden itibaren köylünün sadece oy deposu olarak kalmasını isteyen politikalarla desteklendiğini söyledi. Sancak, “Köylü eşittir oy deposu. Köylü eşittir çiftçi. Çiftçi eşittir teşvik. Teşvik eşittir rüşvet yöntemiyle Türkiye’de tarım ve hayvancılık gelişeceğine geriledi” dedi. Ethem Sancak, Türkiye’nin yanlış politikalarla 300 bin damızlık inek ithal ettiğini, bunların hiçbirinin şu anda yaşamadığını vurguladı. Sancak, “Damızlıkların hepsi kavurma yapıldı” diye konuştu. Sancak, yanlış politikalar yüzünden Türkiye’de daha önce bir kişiye iki hayvan düşerken bugün iki insana bir hayvan düştüğünü belirtti. Sancak, dünya ortalamasının ise bir insana 1.3 hayvan olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin hem Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), hem de Avrupa Birliği’nin (AB) kuralları çerçevesinde adım adım kent toplumu olacağını savunan Sancak, şöyle konuştu: “Artık köylü eşittir çiftçi demeyeceğiz. Çünkü, çiftçilik ciddi bir işletmeciliktir. Köylüyü oy deposu olarak görüp, teşvik adı altında rüşvet dağıtmaktan vazgeçeceğiz. Polonya nasıl dönüştüyse, biz de öyle dönüşeceğiz.” Doğuya yapılacak yeni yatırımlarla ilgili müjde de veren Sancak, Şanlıurfa’daki Koç-Ata-Sancak Çiftliği’ndeki ortakları Ata Grubu ile birlikte Denizli Acıpayam’da 50 trilyon liralık bir yatırıma hazırlandıklarını ifade ederek “Van için de bu yöreden 2-3 iş adamı yatırıma katılmaya hazır olsun. Besi ya da süt inekçiliği için 5 bin başlık bir arazi bulun. Ben sermaye koymaya hazırım” diye konuştu. Van kedisini ihraç edecek Nesli tükenmekte olan Van Kedisini korumak amacıyla kentte belediye tarafından ‘Van Kedisi Çiftliği’ kuruluyor. Gelen ziyaretçiler bu sayede hem kedileri seyredebilecek hem de satın alabilecek. Tek geçim kaynakları mazot Van’da en büyük geçim kaynağı olarak mazot ticareti gösteriliyor. Şehirde Şoförler Odası’na kayıtlı tam 4 bin kamyon mevcut. Ve bu kamyonlar gün boyu İran sınırındaki serbest ticaret merkezinden yurda mazot taşıyorlar. Sınırda litresi 100 bin lira olan mazot, Başkale’de 400 bine Van’da ise 1 milyon liraya satılıyor. Halk, varını yoğunu satarak deposu 930 litrelik Ford kamyon satın almaya çalışıyor. Çünkü bu kamyonların deposu normal kamyonların iki katı büyüklükte. Kamyoncu esnafı, yük taşımaksızın sadece depolarında getirdikleri akaryakıt ticareti ile hem kamyon senetlerini ödüyor hem de ailelerin geçimini temin ediyorlar. Hoşaplı minik Sultan Van ekonomisinin gelişiminin tarım ve hayvancılığın yanısıra turizm gelirleriyle sağlanabileceğini belirten yetkililer, turizmin, Van için can simidi olabileceğini bildiriyorlar. 1980’li yıllarda Van’a nufusuna eş değer 100 bin civarında turist gelirken bu rakam günümüzde oldukça düşük seviyede. Osmanlı döneminde inşa edilen Hoşap Kalesi önünde objektifimize poz veren 5.sınıf öğrencisi Sultan Eliş de, bölgeye akın akın gelen yerli yabancı turist gruplarının ziyaretlerini ilgiyle izliyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT