BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İbni Sebe fitnesi!..

İbni Sebe fitnesi!..

Abdullah bin Sebe adlı Yahudi, Hazreti Ömer’in zamanında Müslüman olduğunu söylemişti. Fakat, Yahudilik kîni gönlünde bâkî kalmıştı. İslâm dininde, çok kötü bir fitne çıkarmak istedi. Hazreti Ömer’in şiddeti ve tedbîrli hareketi onun fitnesine mâni olurdu.



Abdullah bin Sebe adlı Yahudi, Hazreti Ömer’in zamanında Müslüman olduğunu söylemişti. Fakat, Yahudilik kîni gönlünde bâkî kalmıştı. İslâm dininde, çok kötü bir fitne çıkarmak istedi. Hazreti Ömer’in şiddeti ve tedbîrli hareketi onun fitnesine mâni olurdu. Hazreti Osmân zamanında fırsat bulup, fitne çıkardı. “Hazreti Osman’ın gidişi, Şeyhayn gidişlerine muhâlif idi” diyerek, Müslümanları Hazreti Osmân üzerine ayaklandırdı. Hattâ insanlara öyle i’tikâd ettirdi ki, Hazreti Osman’ın üzerine yürümek, ayaklanmak ibâdettir, fikrini aşıladı. Mısırlılardan bir grup, Hazreti Alî’nin huzuruna geldiler, gittiler. Basrâlılar Zübeyr bin Avvâm’ın huzuruna, Kûfeliler, Talha’nın huzuruna geldiler. Bu din büyüklerinin nasîhatları bunlara fayda verip, söylenenleri kabûl ettiler. Sonra, bunlar yine fitne çıkarmak için toplandılar. Hazreti Osman’ı susturmak, yâhûd Hilâfetten hal’ etmek, çekilmesini sağlamak, eğer öyle olmaz ise, katletmeye karâr verdiler. Hazreti Osmân hazretlerinin üzerine yürüdüler. Abdullah bin Sebe ismindeki Yahudi, eski kitapları çok okumuştu. Müslüman olduğunu söylüyordu. Medîne’ye gelip, halifenin gözüne girmek istedi. Fakat, halife buna hiç yüz vermedi. Bu her yerde Hazreti Osman’ı kötüledi. Halifeye, bu Yahudi dönmesi, her zaman seni kötülüyor, dediler. Halife, bunu Medîne’den çıkardı. Bu da Mısır’a gidip, halifeye karşı propagandaya başladı. Ağzı çok laf yaptığından, câhilleri etrâfına topladı. En çok söylediği şey, “Her Peygamberin bir vezîri var idi. Bizim Peygamberimizin vezîri de Alî’dir. Hilâfet, onun hakkı idi. Osmân onun elinden aldı” sözleri idi. Fellahları kandırıp, Osmân kâfirdir, dediler. Halife her suâle cevap verip, âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfler ile haklı olduğunu isbât etti. Bir sene sonra, Mısır’dan dört bin ve Irâk’tan dört bin kişi geldi. Gelenlerin maksadları Hazreti Osman’ı hâl’ etmek idi. Mısırlılar Hazreti Alî’ye gelip, “Seni halife yapacağız” dediler. Hazreti Ali bunlara darılıp, “Peygamberimiz sizin yerleştiğiniz yere gelip konacak askerin mel’ûn olduğunu haber verdi” buyurdu. Hazreti Alî, gelenlerin Mısır valisinden şikayetçi olduklarını görünce, Hazret-i Osman’a durumu iletti. O da valiyi görevden aldı. Ve valiye bir mektup yazdı. Mektupta, eski vâliye emir olup, gelenleri kabûl ediniz deniyordu. O zaman yazılar noktasız olduğundan, noktanın yerine göre, katlediniz manası da okunur. Mısırlılar böyle okuyup, kızdılar. Geri döndüler.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT