BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Önce sadaka veriniz!”

“Önce sadaka veriniz!”

Allahü teâlâ buyurdu ki: “Ey mü’minler! Resûlullaha münâcât ettiğiniz vakitte, önce sadaka veriniz! Bu sizin için hayırlıdır. Nefslerinizi şüphe ve mal sevgisinden en iyi temizleyicidir. Eğer sadaka verecek bir şey bulamazsanız, Allah gafûr ve rahîmdir.” (Mücâdele sûresi 12) (Münâcât; bir arzûyu gizli olarak söylemekdir.)



Allahü teâlâ buyurdu ki: “Ey mü’minler! Resûlullaha münâcât ettiğiniz vakitte, önce sadaka veriniz! Bu sizin için hayırlıdır. Nefslerinizi şüphe ve mal sevgisinden en iyi temizleyicidir. Eğer sadaka verecek bir şey bulamazsanız, Allah gafûr ve rahîmdir.” (Mücâdele sûresi 12) (Münâcât; bir arzûyu gizli olarak söylemekdir.) İmamı Mücâhid buyurdu ki: Hiçbir kimseye, bu âyet-i kerîme ile amel etmek, ittifak düşmedi. Hazreti Ali bin Ebî Tâlib, bu fermân nâzil olduktan sonra ne zaman Resûlullah Efendimiz ile münâcât etmek istese idi, bir sadaka verirdi. İbni Ömer buyurdu ki: Emîr-ül mü’minîn Hazreti Ali’de üç nesne var idi ki, onlardan biri bende olaydı, bana kırmızı tüylü ve siyâh gözlü develerden sevgili olurdu. O şeylerden birincisi, Resûlullah Efendimiz kendi kerîmeleri Fâtıma-tüz-zehrâ’yı ona verdi. İkincisi, Hayber gününde fetih için bayrağı ona verdi. Üçüncüsü, “Resûlüme bir şey söyleyeceğiniz zaman, önce sadaka veriniz!” âyet-i kerîmesi ile o amel etti... Derler ki; Hazreti Alî’nin bir dinâr altını vardı. Onu on dirheme ayırdı. On dirhemi tasadduk etti. Resûlullah Efendimizden on mes’ele sual etti. Dedi ki: “Yâ Resûlallah! Allahü teâlâya nasıl ibâdet edeyim.” Buyurdular ki: “Sıdk ve safâ ile!” Dedi ki: “Yâ Resûlallah! Hak teâlâdan ne isteyeyim.” Buyurdular ki: “Dünyada ve âhirette âfiyet ve magfiret iste.” Dedi ki: “Yâ Resûlallah! Benim üzerime ne lâzımdır.” Buyurdular ki: “Allahü teâlânın buyurduğunu tutmak ve Resûlünün buyurduğunu tutmak.” Dedi ki: “Yâ Resûlallah! Ne edeyim ki, benim kurtuluşum onda olsun.” Buyurdular ki: “Helal ye ve doğru söyle!” Dedi ki: “Yâ Resûlallah! Rahat ne şeydedir.” Buyurdular ki: “Allahü teâlânın dîdârında.” Dedi ki: “Yâ Resûlallah! Fesat nedir.” Buyurdular ki: “Kâfir olmak. Hak teâlâya şirk koşmak” Dedi ki: “Yâ Resûlallah! Vefâ nedir.” Buyurdular ki: “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammed’en Resûlullah!” Ahzâb sûresi 33’üncü âyet-i kerîmesinde meâlen; “Ey Habîbimin Ehl-i beyti! Allahü teâlâ, sizin günâhsız olmanızı istiyor” buyurdu. Resûlullah Efendimizin Ehl-i beyti; ezvac-ı tâhirât ve yakınları ve aşîreti, Ali ve Fâtıma ve Hasen ve Hüseyin’dir “radıyallahü teâlâ anhüm”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 117358
    % 0.66
  • 3.7828
    % -0.62
  • 4.6274
    % -0.7
  • 5.2425
    % -0.79
  • 161.575
    % -0.87
 
 
 
 
 
KAPAT