BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hayatı hak edenler

Hayatı hak edenler

Okula başlamak, insanın “gerçek manada” hayat mücadelesinin de başlangıcıdır herhalde. Belki de “hayatla mücadelesinin” demek lazım.



Okula başlamak, insanın “gerçek manada” hayat mücadelesinin de başlangıcıdır herhalde. Belki de “hayatla mücadelesinin” demek lazım. Yemek-içmek, uyumak, hasta olmak, dinlenmek gibi fizyolojik faktörleri kastetmiyorum; mutlu olmanın, huzurlu olmanın, onurlu olmanın, dürüst olmanın, en geniş manasıyla “insan olmanın” mücadelesinden bahsediyorum. “Hakederek elde edenler”, “ağzında gümüş kaşık ile doğanlar”, “mücadelesinde ölçü, endaze tanımayanlar”, “sadece gayret edenler”, “amaca giden her yolu mubah görenler”, “doğruluk, adalet, vefa ile çabalayanlar”... İlk çocukluk evresinden sonra herkes kendine göre bir mücadele içine giriyor. Gerçi bazıları için mücadele bundan da önce başlıyor ve çok daha zorlu geçiyor. Neticede hayat, bu mücadeleyi verenlere kimi zaman hak ettiğini, kimi zaman fazlasını, kimi zaman ise azını veriyor. Paranın ve maddi refahın tüm mutluluk tariflerinin ana unsuru olduğu bu çağda, hak etme ölçütü de maddiyat oluyor haliyle. Oysa mutluluk ve huzur ile pekiştirilmemiş maddi refah sadece bir avuntudur; insanı “mış gibi” hissettiren bir yanılsama... Görmeyi bilene... Tanıdığım insanlar arasında, hayat ile mücadelesinde örselenen, hak ettiğini alamayanlar da oldu. İçlerinde mücadelesini hayranlıkla, takdirle ve sevgiyle takip ettiklerim de var. Birçoğumuzun çocukluktan itibaren sahip olduğu imkanları, fırsatları, azim ile, yılmadan mücadele ederek elde eden, çabalayan, kimi zaman örselenen ama dürüstlükten taviz vermeden, o yumuşacık insan yönünü hiç kaybetmeden mücadelesine devam eden güzel insanlar tanıyorum. Ve onlara hayran oluyorum, gıpta ediyorum, seviyorum. Onlar adına gururlanıyorum belki de... Ve düşünüyorum, bazıları hayatı diğerlerinden daha fazla hak ediyor, ama hayat onlara hep cimri davranıyor. Yine de, ilahi adaletin o güzel çabayı, o dürüst mücadeleyi, o sıcacık insancıl duruşu ve hiç kaybedilmemiş samimiyeti, örselenmişliği ödüllendireceğine şüphesiz inanıyorum. O insanlar, mutluluğu, huzuru, refahı ve takdiri birçoğumuzdan fazla hak ediyorlar zira...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT