BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cevabı millet verecek

Cevabı millet verecek

“Demokrasiye sahip çıkan derin sağduyu, Türkiye’nin önünü kesen zihniyeti sandığa gömecek”



> Sibel Tokgöz > RESİM ALTI: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TGRT HABER TV’de yayınlanan “Ankara’nın Gündemi Özel” programında Nuri Elibol ile Murat Odabaş’ın son gelişmelerle ilgili sorularını cevapladı. ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda engel çıkaranlara milletin sandıkta cevap vereceğini söyledi. Başbakan Erdoğan, Ankara Medya Grup Başkanı Nuri Elibol ve TGRT HABER Ankara Temsilcisi Murat Odabaş’ın hazırlayıp sunduğu “Ankara’nın Gündemi” programında son siyasi gelişmeleri değerlendirirdi. Erdoğan, dün Ankara’da yaşanan sürpriz Genelkurmay Başkanlığına, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ve Terörle Mücadele Yüksek Kurulu Başkanı ile birlikte yaptığı ziyareti hakkında da bilgi verdi. Görüşmenin daha çok iade-i ziyaret şeklinde olduğunu belirten Erdoğan, sorumluluk sahibi olarak güvenlik güçleri ile sürekli temas halinde bulunduklarına dikkat çekti. Bu tür toplantıların kamuoyu ile paylaşılanı olduğu gibi, paylaşılmaması gerekenler olduğuna da işaret eden Başbakan Erdoğan, Genelkurmay ziyareti hakkında üstü kapalı konuştu. Sınır ötesi operasyon Erdoğan, sınır ötesi operasyonu ile ilgili kararı yetkili mercilerin davul zurna eşliğinde vermeyeceğine dikkat çekerek, bir harekât söz konusu olduğunda, bununla ilgili kararın Meclis’ten geçmesi gerektiğini hatırlattı. Sınır ötesi operasyon konusunda hükümetlerine yönelik bir tahrik olduğunu da kaydeden Erdoğan, “Bir defa terör konusu hepimizin ortak konusu” dedi. Teröre en fazla şehit verilen dönemin 1994 yılı olduğunu belirten Erdoğan, “O yıl teröre 2 bin 184 şehit vermişiz. Peki o zamanın Emniyet Genel Müdürü kim? Son 6 ayda teröre kurban verilen şehit rakamı ise, 80. Şehitlerimizin içerisinde asker, polis, köy korucuları ve siviller var. Terörün zirveye geçtiği dönemlerde ise en çok siviller şehitler olmuş. Bunların değerlendirmesini yaparken, samimi ve dürüst olmak lazım” şeklinde konuştu. Başbakan Erdoğan, tek bir şehit cenazesinde bile derin yaralar açıldığını, duyarsız kalmalarının mümkün olmadığını ifade ederek, “Tüm gücümüzle çalışmalar sürüyor. Son MGK’da kararlılığımız yerini aldı. Bütün hassasiyetimiz, kurumlarla dayanışma ile halkımız ile mücadelemiz sürecek” dedi. Tampon bölge Başbakan Erdoğan, sınır ötesinde bir tampon bölge oluşturulup oluşturulmayacağı yönündeki soru üzerine, “Bunun da güvenlik ve diplomatik boyutu var. İçinde olması gereken 3 aktör var. Irak, ABD ve Türkiye. Irak Başbakanı Maliki’yi davet ettim. Ancak henüz cevap gelmedi. ABD ile de diplomatik boyutu sürüyor. Ve böylece burada 3’lü adım kökten çözecek. Gereken ne ise bunu yapmaya Türkiye Cumhuriyeti muktedirdir. Bunu yaparız. Ancak hamaset ve duygusallıkla bu adımı atmak yanlış. Önce diplomasi. Sonra olması gerekeni yaparız. Çünkü oradan yapılan yanlışlıklar var. Yataklık yapanlar bedelini ödeyecekler” diye konuştu. Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’in ilk olarak ABD Büyükelçisi Wilson ve ardından Cumhurbaşkanı Sezer ile görüşmek üzere Köşk’e çıkmasının hatırlatılması üzerine, “Bakanlar Türkiye’deki büyükelçilerle zaman zaman görüşürler. Kendisinin ne görüştüğünü bilmiyorum. Sayın cumhurbaşkanımızla da ne konuştuğunu bilmiyorum. Bilmem gerekirse bilirim. Bazen bakanlar tayinler için giderler. Konu bu da olabilir” şeklinde konuştu. Cenazelerdeki protestolar Şehit cenazelerinde bazı bakanların protesto edildiğinin hatırlatılması üzerine Başbakan Erdoğan, “Cenazelere samimi niyetlerle gelenler var. Bir de provokatif amaçlı gelenler var. Bunları birbirinden ayıralım. Hoca efendi, adaba yönelik konuşma yapıyor. O gruplar yuhluyor. Bunu neyle izah edeceksin? Bu son zamanlarda oluştu. Son derece çirkin. İlk defa şahit oluyorum. Siyasi bir istismar var. Belli işaretlerle, sloganlarla ortaya çıkıyor. Sol güçler var. Bunlar ulusalcı diye birleşebiliyorlar da. Bu şehitlerimizi de, ailelerini de üzüyor. O yanlışı yapanlar, yanlışlarıyla başbaşa kalacaklar. Halkımız bunları değerlendiriyor. Notunu verecekler” dedi. Çeteleşme hareketleri Bazı sivil toplum kuruluşları ile iç içe geçen emekli memurların çeteleşme faaliyetlerinin hatırlatılması üzerine Başbakan Erdoğan, “Çeteleşme, mafya yeni şeyler değil. Geçmişi derinlere dayanıyor. Derdimiz kökünü kazımak. Aslında her kurumda bu var, belli bir kuruma indirgemek yanlış. Bunu kendi derin hesaplarıyla, kendi geleceğine yönelik menfaatleri birleştirerek bu adımları atıyorlar. Ancak derin devletin karşısında artık derin bir Türkiye var. Bu onların cirit atmasına izin vermiyor, halkımız izin vermiyor. Bu hükümet dönemimizde faili meçhullar artık yok. Polis jandarma el ele veriyor, iyi de kovalıyorlar. Teröre yönelik Kuzey Irak’tan ülkeye giren ciddi oranda patlayıcılar var. Biz bunları konuşmuyoruz. Güvenlik güçleri bunları yakaladı. Ama yazılı ve görsel medya bu güvenlik güçlerinin başarılarına kıyıda köşede yer veriyor. Ciddi manada yer verseler onları da motive ederiz”dedi. Cumhurbaşkanlığı seçimi Başbakan Erdoğan anayasa mahkemesinin 367 ile ilgili kararının hâlâ bir gerekçesinin olmadığına dikkat çekerek şöyle konuştu: “Anayasa Mahkemesi’nden yeni anayasa paketi ile ilgili nasıl bir karar çıkacak bilemem. Manidar olan şu; Cumhurbaşkanlığı konusunda millette gitmekten kaçmayı anlamakta zorlanıyorum. Sayın merhum Özal, Sayın Demirel, Sayın Sezer hangi sistem ile seçildi ise, biz de aynı sistem ile yaptık. Ancak hayır dediler. Bu defa aynı sistem olmayacak dediler. İki çarpı iki eşittir dört değil beş eder dediler. Buna zorladılar. Ana muhalefet lideri sayın Baykal, çatışma tehdidini yargı sürecinde söyledi ve itirazları istikametinde anayasa mahkemesinden bir karar çıktı. Millete gitmenin önü tıkandı. Türkiye’nin önünü tıkayanlara sandıkta cevap verecekler. Biz ne dedik, birinci turda yüzde 50+1 alamıyorsa, ikinci turda en fazla oy alan seçilecek. Millete gidemediler. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ifadesi parlamentoda gözümüzün önünde. Bunlar millete gidemezler. Cumhuriyet diyorlar, cumhurdan uzaklar. Halkçıyız diyorlar, halktan uzaklar. 22 Temmuz önemli. Cumhur en önemli kararı verecek. Halk en sonunda sandığa gömer. Demokrasiden yana ise bu zihniyeti gömer, er ya da geç demokrasi kazanacak. Türkiye ideal devlet olarak yola çıktı. Demokratik, sosyal, laik hukuk devleti dedi. Bu dört nitelik birbirine tercih edilemez. Aynı oranda hepsine sahip çıkacağız. İdeal devlet yarışında öne çıkacağız.” Seçim beyannamesi Başbakan Erdoğan, partisinin seçim beyannamesini pazar günü saat 11’de AK Parti Genel Merkezinde açıklayacağına dikkat çekerek, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Seçim beyannamemizin takdimi klasik olmayacak. Fazla detay vermeyeceğim. Ancak, güven ve istikrar içerisinde durmak yok, yola devam diyeceğiz. 5 yılda bunları yakaladık. Kopma olamaz. Durmak yok, yola devam. Bir yükseliş olacak. Sıfırdan olmayacak. Bazıları gibi, AK Parti ne verdiyse iki katı anlayışı olmayacak. Bu hesapsızlık olur. Bunların hesabı yok. Onlar 1 verdiyse, ben 5 veririm anlayışı bizde yok. Bu ülkede 90 krizi, 2001 krizlerine böyle girildi. Bizde bir ekonomik program ve mali disiplin var. biz oy avcılığı ile halkı aldatmayacağız. Sulu şakalar bizde yok. Biz ciddiyiz. Aldatanlarla da halkın arası iyi olmayacak. 5 yıl halkımız karanlıkta kalmasın diye elektriğe zam yapmadık. Zam kelimesini biz unutturduk. Yaptığımız zamlar parmak sayısını geçmez. Beyannamemizde, 1’inci olarak, başlayıp da devam edeceklerimiz, eğitim, sağlık, ulaştırma ve emniyet gibi alanlardaki adımlarımız. Hareket halindeki bir partiyiz. Onlar cek-cak diyecek,biz yaptık,yapıyoruz,tamamlayacağız diyoruz. Türkiye’nin şu an enerjiye ödediği para senede 28 milyar dolar. Bizim petrol kuyularımız yok. Sen bu parayı nerden bulup vereceksin. ÖTV’yi kaldıracağım diyorsun. Sen tüm gealirlerin vergiler. En önemlisi de ÖTV. Aldatma halkı doğruyu söyledi. Bizi borç miktarı arttı diye itham edenler var. Borç miktarının artması farklı,Türkiye’nin güçlenmesi farklı. Kamu net borcun milli gelire oranı yüzde 73 iken, şimdi bu oran yüzde 45 oldu. Bu Türkiye’nin Master kriterlerini yakalaması demek.Türkiye yere sağlam basıyor. Mayıs ve haziran aylarında dünyada meydana gelen krizden etkilendik ama sarsılmadık.” Yüzde 40’lardayız Başbakan Erdoğan, CHP-MHP koalisyonu ve son anketlere yönelik kendisine yöneltilen sorular üzerine, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Türkiye çok partili hayata geçtikten sonra ne zaman koalisyon olduysa Türkiye geri gitmiş, tek partide ilerlemiştir. Bizim 57 yıllık dönemlerimiz ders olmalı.Türk milletinin kültürü bu işe uygun değil. Türkiye tek parti ile sıçrama yapıyor. Anket çalışmalarımızı tek firma ile gerçekleştirmiyorum. Birden çok firma ile çarprazlama anket yapıyorum. Bizim hedefimiz 3 Kasım’a endeksli değil, 28 Mart yerel seçimlerine endeksli. Bu seçimlerin üzerinde bir oy görünüyor. Yüzde 40’ların üzerindeyiz. Derler ki seçime giderken böyle gösterilir. Ben böyle bir şey düşünmüyorum. Biz aynı güçle yola devamı ortaya koymak istiyoruz. Bazı mahfiller CHP-MHP koalisyonunun teşvikinin gayretindeler. Değirmenci ve değirmene su taşıyan. MHP değirmene su taşıyan rölünde. Geçmişte bunun benzeri oldu. Bu da demokrasinin tükenmeyen kaidelerinden. Ancak halk performansımızı eksiltmeden güven ve istikrara oyunu verecek. Biz 5 yıl daha bu yetkiyi istiyoruz. Ben mutfağıma asgari ücretle kaç kilo peynir, kaç tane ekmek, kaç kilo zeytin alıyordum. Halkın oradan değerlendirsin. Geri gidiş varsa AK Partiye oy vermesinler. Ama ileri gidiş varsa oylarını versinler. Ben market dolaşan bir adamım. Tepeden bakan biri değilim. Anket sonuçlarına göre şu an iki parti görülüyor. Kararsızları dağıtmıyoruz. Çünkü Türkiye’de yüzde 75 geçerli oy vardır. Kararsızlar ise yüzde 20’lerde dolaşır. İki partili parlamento görülüyor. Bağımsz olabilir.” Başbakan Erdoğan AK Parti’nin seçim mitinglerini Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan başlattığını hatırlatarak, Ana Muhalefet Partisi CHP başta olmak üzere tüm muhalefet partilerine seslendi. Erdoğan, “Güneydoğu halkı ile de bütünleşsinler. Gitmezlerse üzülürüm. O öz güveni vatandaş iktidarlarına talip olanlardan görmelidir” dedi. Başbakan Erdoğan Fenerbahçe’ye yeni transfer olan yabancı oyunculara Türkiye şartlarında başarılı ve uyumlu olmalarını isteyerek, Aleks’te gördüğü performansı bu oyuncularda da görmek istediğini söyledi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT