BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Osmanlı”ya rağbet

“Osmanlı”ya rağbet

“Osmanlı” büyük devlet! “Osmanlı”, milletinin potansiyelini tanıyan ve onu insanlık hizmetine sevkedebilen mahir bir idare... (yönetim)



“Osmanlı” büyük devlet! “Osmanlı”, milletinin potansiyelini tanıyan ve onu insanlık hizmetine sevkedebilen mahir bir idare... (yönetim) Dahası “Osmanlı” tercihlerini sürekli iyiye, doğruya ve güzele kullanmayı becerebilmiş bir irade... “Osmanlı” sevgisinin temelinde; üstün hasletlere, usta yönetime ve sarsılmaz iradeye gıpta vardır. “Osmanlı”ya düşmanlığın temelinde ise; haset mevcuttur. Başarısızlığın çekememezliğe dönüştüğü bir haset!.. Kimdir bu “Osmanlı”? Sultan Osman (bey) ile başlayıp, Sultan Vahidettin Han ile son bulan bir hanedan mı? Yok hayır! “Osmanlı”; sadece 36 padişah, 235 sadrazam, 210 defterdar, 170 kaptan-ı deryadan oluşan bir aristokrat yönetim değildir. “Osmanlı” kendini kabul ettirmiş bir hayat tarzı, bir dünya nizamıdır. Oturması kalkması, konuşması, susması, çalışması dinlenmesi, hep edep ölçülerinde kalabilmiş bir medeniyettir “Osmanlı!..” Bu bakımdan, bugün bazılarımızın yaptığı gibi; Sadece Süleymaniye’ye bakarak Sultan Süleyman ve Koca Sinan’ı hatırlamak “Osmanlı”yı anlamaya yetmez! Yine tarih atlasına bakarak üç kıtaya yayılmış “Osmanlı” devlet hudutlarına bakarak iç çekmek “Osmanlı”yı sevmek olamaz! Ve dünyanın incisi İstanbul’a bakarken ve hatta İstanbul’da yaşarken, sadece Sultan Fatih Muhammed Han ile ulu alim Akşemseddin’i düşünmek “Osmanlı”yı yadetmek sayılmaz! Bütün bu saydıklarımız ve sayamadığımız nice üstünlüklere bakarken; Türk’ün islâmiyetle özdeşleşmesini özümseyen tebâyı, yani bu medeniyete toprak olmuş milleti görebilmek, anlayabilmek ve sevebilmek gerekir... İster aslî unsur olan Türkler, İster manevi kardeş sayılan Müslüman unsurlar, İsterse Ermeni, Rum ve Yahudiler gibi gayrimüslim tebaa olsun; Hepsini kucaklayıp sevebilmek ve anlayabilmek gerekir. Çünki “Osmanlı” medeniyeti; Müslüman Türk’ün asırlar boyu çile ile yoğurduğu bir anonim değerler topluluğudur. Bunu görüp anlayabilmek her göze her gönüle ve her akla nasip olmaz! “Osmanlı” Devleti’nin yediyüzüncü yılını kutlama faaliyetleri içerisinde çok şeyler yapıldı... Bundan sonra da yapılacaktır. Ne var ki; kısa görüşlü, kıt akıllı hasetçilerin bir çoğu sadece bu çalışmalardan değil artan “Osmanlı” muhabbetinden de rahatsız oldular. Buna rağmen, bu kervanın yol alması da bizlere bazı gerçekleri anlama ve kabullenme fırsatı vermiştir. Manisa Valimiz Sn. Muzaffer Ecemiş ve çalışma arkadaşları ile; Celâl Bayar Üniversitesi bilim adamlarının hazırlamış olduğu üç eser bize ulaştığında yaşadığımız güzel duyguları siz okuyucularımızla paylaşmak istedik. Hele Hasan Dedeoğlu ve Necdet Okumuş’un hüsn-i hat koleksiyonu mükemmel bir çalışma olarak kitaplıklarımızı, kütüphanelerimizi süsleyecektir. “Osmanlı”, bizi biz yapan değerler manzumesinin bir büyük kesitidir. “Osmanlı”yı tanımak, anlamak, sevmek ve örnek alabilmek belli bir düzeyi belli bir zekâyı ve belli bir fehmi gerektirir. Bugün ulaştığımız bu noktaya da çok şükretmek lâzımdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT