BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Duânın önemi

Duânın önemi

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: “Duâ, mü’minin silâhıdır”, “Duâ, ibâdetin özüdür”, “Duâ, ibâdetin tâ kendisidir...”



Sözlüklerde, “İsteme, yalvarma; bir kimsenin kendisi veya başkası hakkında bir dileğine kavuşması için Allahü teâlâya yalvarması” gibi ma’nâlara gelen “Duâ”, dînimizin temel direklerinden biridir. Bizler duâ etmekle emrolunduk. Allahü teâlâ, duâ eden Müslümanları sever. Büyük âlim ve velî İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin buyurdukları gibi, kulun Rabbine duâ etmesi, yalvarması, yakarması, sığınması, ağlayıp sızlaması Rabbine hoş gelir. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde meâlen; “Bana (hâlis kalp ile) duâ ediniz! Böyle duâları kabûl ederim” (Mü’min sûresi, 60) buyuruyor. Hadîs-i şerîflerde de ifâde buyurulduğu gibi, “Duâ, mü’minin silâhıdır”, “Duâ, ibâdetin özüdür”, “Duâ, ibâdetin tâ kendisidir...” Bütün Peygamberler gibi, Sevgili Peygamberimiz de çok duâ etmişlerdir. Onun bir duâsı şöyledir: “Yâ Rabbî! Senden sıhhat ve âfiyet, emânete hıyânet etmemek, güzel ahlâk ve kadere rızâ göstermeyi istiyorum. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Merhametin hakkı için bunları bana ver.” (El-Edebü’l-müfred) Diğer bir duâsı da şöyledir: “Yâ Rabbî! Bana ilim ver, hilm (yumuşaklık) ile zînetlendir. Takvâ (haramlardan sakınmak) ihsân eyle. Âfiyet ile beni zînetlendir.” (Berîka) DUÂ, DERTLERİ BELÂLARI GİDERİR Bir hadîs-i şerifte şöyle buyurulmuştur: “Allahü teâlâdan âfiyet isteyiniz. Îmândan sonra âfiyetten [sağlık, sıhhat, bedende hastalık bulunmaması; günâh işlememek] daha büyük ni’met yoktur.” (Müsned-i Ahmed bin Hanbel) İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî (kuddise sirruh): “Dert ve belâ gelince, Allahü teâlâya sığınmalı, kurtarması ve âfiyet vermesi için duâ etmeli, O’na yalvarmalıdır. Allahü teâlâ duâ edenleri, sıhhat, selâmet ve âfiyet istiyenleri sever” buyurduktan sonra; şunu nakletmiştir: Büyüklerden biri, hep duâ eder, Allahü teâlâdan bir günlük âfiyet isterdi. Adamın biri, bu zâta; “Sen her gün âfiyette değil misin?” dedi. “Allahü teâlâdan öyle bir gün istiyorum ki, sabahtan akşama kadar Allahü teâlâya hiçbir günâh işlemeyeyim. Âfiyetle geçen gün böyle olur” buyurdu. Allahü teâlâ her şeyi bir sebep ile yaratmakta, ni’metleri sebeplerin arkasından göndermektedir. Zararları, dertleri def’ için ve faydalı şeyleri vermek için duâ etmeyi sebep yapmıştır. Peygamberler (aleyhimüs-selâm) hep duâ ettiler. Ümmetlerinden de duâ etmelerini istediler. Duâ gelmiş olan dertleri, belâları giderir; gelmemiş olanların da gelmelerine mâni’ olur. Peygamber Efendimiz: “Sabah kalkınca, üç kerre, ‘Bismillâhillezî lâ yedurru maasmihî şey’ün fil-erdı ve lâ fis-semâi ve hüves-semîu’l-alîm’ (duâsını) okuyana akşama kadar hiç belâ gelmez” (Tenbîhü’l-Gâfilîn) ve “Birinize derd ve belâ gelince, Yûnus Peygamberin duâsını okusun; Allahü teâlâ muhakkak onu kurtarır. O duâ şudur: Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn.” (Tefsîr-i Mazharî) buyurmuştur. Ayrıca duâ, kazâyı def eder, uzaklaştırır. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem); “Kazâ, ancak ve yalnız duâ ile durdurulur” buyurmuştur. ÇALIŞMADAN DUA EDEN... Peygamber Efendimiz; “Çalışmadan duâ eden, silâhsız harbe giden gibidir” (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî) buyurdu. Bunun için çalışmalı, gayret etmeli, sonra da şartlarına uygun edeple duâ etmelidir. Bu konuda, büyük velî Şerefeddîn Ahmed Yahyâ Münîrî şöyle buyurmaktadır: “Allahü teâlânın âdet-i ilâhiyyesine uymadan, sebeplere yapışmadan, çalışmadan O’na duâ etmek, Allahü teâlâdan mu’cize istemek demektir. Müslümânlıkta, hem çalışılır, hem de duâ edilir. Önce sebebe yapışmak, sonra duâ etmek lâzımdır.” Sevgili Peygamberimiz, duâ hakkında muhtelif hadîs-i şerîflerinde buyurmuştur ki: “Mü’minin, dîn kardeşi için, arkasından yaptığı hayır duâ kabûl olur. Bir melek, ‘Allahü teâlâ, bu iyiliği sana da versin! Âmin’ der. Meleğin duâsı reddedilmez.” (Riyâzü’s-Sâlihîn) “Ümmetimin günâh işlemeyen gençlerinin duâları kabûl olur.” (Künûzü’d-Dekâik) “Kendinize, evlâdınıza, kötü duâ etmeyiniz. Allah’ın kaderine râzı olunuz. Ni’metlerini arttırması için duâ ediniz.” (Berîka)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT