BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > söz der ki

söz der ki

“-Yenilen rakibin takdiri, zaferin hazzını azaltır...”



söz der ki “-Yenilen rakibin takdiri, zaferin hazzını azaltır...” (...Çeyrek finalde elenirken ettiği müthiş S.Ö.Z.leri) itiraf reyonu... (...isim: abdulkadir ...şehir: istanbul ...yaş: yirmi yedi) En rezil olduğum an, pasaport polisine evlilik cüzdanını uzattığım andır... Üstelik pasaportun o sırada çantamda değil, evde olması skandaldır... Ötesi, daha akşamdan hazır ederken bavulumun üstüne koyduğum şey de evlilik cüzdanıdır... Attığımı düşünenler, “Zaten evlilik de bir yolculuk değil mi” mesajımla idare etsin, gerisi gülsün... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) kadınlar&erkekler (...“Erkeklerin âşık olma belirtileri” Raşit Kayıkçı’dan) -Adım atarken yaylanarak yürür... -Almasa da gözü çiçekçilerde ve hediyelik eşya dükkânlarında olur... -Yabancı ortamlarda bile şaklabanlık yapar... -Konuşması yumuşar, herkese gülümser, çocukların caddeye düşen topunu atar... -Hareketli şarkılar, neşeli programlar seyreder... -Kendisinin sahip olduğu gibi birine sahip olmadıkları için diğer insanlara acır... -Az uyur, az yer, çok konuşur... -Seyrettiği filmin başrolünü kapar, beğenmediği sahneleri hayal gücü ile makaslar... -Yaşadığı duyguların herkes tarafından tahmin edilmesini ister... -Cesaret gelir, alakasız yerlerde şarkı mırıldanır, garipsenmekten korkmaz... -Ne kadar hırslı olursa olsun, kariyerini bitirmeyi göze alır... -Beceremese de şiir yazmaya çalışır, nazlanır ama okumak için can atıyordur.. bizimkiler Hafta Cüneyt Abi’nin haftasıydı... Borsadaki tahtamızın açılışında görevliyken, saatlerce çantasını aramış, nihayetinde omzunda bulmuştu... Ardından Emin‘in “Beşiktaş Q-7’yi aldı” şeklindeki transfer haberine, “Kaç beygir” diye bir yorum getirdi... Son olarak Hayrettin Abi bir yakını için hastanelerden birine sevk için Cüneyt Abi’den yardım istedi. O da yanlışlıkla Mezarlıklar Müdürü’ne gönderdi... Bakalım daha neler duyacağız... temel’in yeri Kekeme Temel, bir kuşçu dükkanına girmiş... Rengârenk papağanlara uzun uzun baktıktan sonra konuşmuş; “-Lü... lü... lütfen... Bi... Bir... Pa.... Pa... Papağan... İs.. İs... İstiyorum...” Dükkân sahibi Temel’i kolundan tuttuğu gibi kapıya doğru sürüklemeye başlamış; “-Çok rica ederim bir an önce terk edin burayı... Yoksa mallarımın hepsini bozacaksınız...” tuzaktan kumanda TELEFONDAKİ SEYİRCİ: Beyazıt bizim buralara hiç gelmiyorsun ama... BEYAZIT ÖZTÜRK: Ege bölgesine turnelere gidildiğinde Burdur’a, Isparta’ya sık gidilemiyor... hayata dair Halkı kanunlarla yönetip cezalarla düzeni sağlarsanız, onlar da cezalardan kaçınacaklardır... Ama bu arada ar duyguları da kaybolacaktır... Fakat onları kendi güzel ahlâkınızla yönetip düzeni de vazifelere bağlılığınızla sağlarsanız, ar duyguları onları terk etmeyecek ve bu ölçüye göre yaşayacaklardır... ... Doğa eğitimin önüne geçerse, bir dağ adamı yetiştirmiş olursunuz... Eğer eğitim doğanın önüne geçerse, katip yetiştirmiş olursunuz... Doğa ve eğitim doğru oranla harmanlanabilirse, ancak o zaman üstün özellikleri olan insanlar yetiştirebilirsiniz... ... Kamil insan; kişisel olarak ciddi, büyüklere hizmet ederken saygıyı elden bırakmayan, halka karşı çok nazik olan ve onları yönetirken de adaletli davranan kişidir... Erdemli kişi, ne kadar zor olursa olsun, hizmeti öne koyar, ondan ne fayda temin edileceği ise daha sonra düşünülecek bir meseledir... (...Konfüçyüs) İğnelik ŞENLİKLİ PARTNER Başbakan Erdoğan, uluslararası arenada -kesinlikle- Türkiye için doğru olanı yapıyor. Niye mi? En başta, ABD, tarihî stratejik ortaklığımızı ekonomiye bir türlü, beklenen oranda yansıtmadı. AB‘nin patronları Fransa ve Almanya, Türkiye‘yi çekemiyor. Batı ve İsrail uğruna, Orta Doğu ülkelerine soğuk davranmamız, kökten yanlıştı... İşte bu ‘fasit daire’yi kırmak için çıktığımız yolda, bulduğumuz ilk önemli ortağın, oldukça renkli bir de festivali var: “-Rio Karnavalı!..” Sefa Koyuncu sefa.koyuncu@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT