BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Toprağa doğal doping

Toprağa doğal doping

Sebze ve meyvelerin, doğal maddelerden yapılan gübrelerle yetiştirilmesi için Adıyaman’da dev bir fabrika inşa edilecek. TEMA Vakfı’nın ortaklığı ile kurulan Eko-Tarım şirketi, Gölbaşı ilçesinde Tarım Bakanlığı’nın da desteği ile sebze-meyve ve tohumluk üretecek



Erozyonla mücadele ve toprağın korunmasına yönelik çalışmaların ardından, Türkiye’de doğal besinlere olan ilgi giderek artmaya başladı. Sağlıklı beslenmenin yolunun, sağlıklı gıdalardan geçtiğine dikkat çeken uzmanlar, doğal şekilde yetiştirilen besinlere öncelik verilmesi gerektiğini ifade ettiler. TEMA Vakfı’nın ortaklığı ile kurulan Eko-Tarım A.Ş, toprağın korunmasına ve ıslahına yönelik örnek bir girişimde bulunarak, Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde toprak düzenleyici ve organik gübre özelliğine sahip “biohumin” maddesini üretecek bir fabrika kurma kararı aldı. Eko-Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Şenol İnce, Türkiye ekonomisinin güçlenmesi için tarım sektörünün ön plana çıkartılarak geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Kimyasal kirliliğe uğramamış 12 milyon hektar toprağımız var. Bu, ülkemiz için önemli bir şanstır. Bu şansımızı ekolojik tarım uygulamaları ile kullanabilirsek, kırsal alanda yaşayan çiftçilerimizin durumunu da iyileştiririz” dedi. AB’ye aday olduğumuz bugünlerde Avrupa ülkelerinin bu konudaki ihtiyacını da karşılayabileceğimizi belirten İnce, ekolojik tarımın bu açıdan da büyük önem taşıdığını söyledi. EKOLOJİK TARIM “Biohumin” üretim tesisi ile birlikte, özellikle “Ekolojik Tarım” konusunda çiftçilerimizin eğitileceği eğitim merkezi ve Avrupa normlarına uygun bir laboratuvar kurulacak. Tarım Bakanı Prof. Dr. Hüsnü Yusuf Gökalp’in de destek verdiği “Ekolojik Tarım Projesi” kapsamında, yöre çiftçisi eğitilerek doğal şartlarda sebze-meyve üretimi gerçekleştirilecek. İnce, tarımsal üretimde en önemli girdilerden birinin tohum olduğunu belirterek, “Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde 2 bin dekar alanda çiftçilerimizle birlikte tohumluk üretimi gerçekleştireceğiz. Elde edilen tohumlar, ekolojik tarım üretiminde kullanıldığı gibi, yurt dışına da ihraç edilecek. Bu projemizin, benzerlerinin de hayata geçirilmesi açısından ülke tarımı ve ekonomisi için son derece önemli olduğunu belirtmek istiyorum” diye konuştu. ÖNCE EĞİTİM, SONRA ÜRETİM İsviçre patentli toprak düzenleyici ve organik gübre özelliğine sahip “biohumin” maddesinin Türkiye ve Orta Doğu üretim lisansını aldıklarını belirten İnce, tohumluk ve biohumin üretimi kosunuda Tarım Bakanı Prof. Dr. Hüsnü Yusuf Gökalp’ı ziyaret ederek, desteğini aldıklarını söyledi. Türkiye’nin tarımını da AB üyeliğine hazırlaması gerektiğine dikkat çeken İnce, Avrupa’da artık doğal ortamda yetişen sebze ve meyvelerin revaçta olduğunu ve çokça tüketildiği ni kaydetti. Toprak tahlili yapılarak bitkilerin ihtiyacına göre verilecek “biohumin” maddesi sayesinde Türkiye’nin sağlıklı sebze, meyve üretim ve ihracatının büyük ölçüde artarak ülke ekonomisine önemli katkılar sağlanacağını anlatan İnce, “biohumin” maddesinin 14 ay boyunca Trakya topraklarında, Tekirdağ Ziraat Fakültesi tarafından laboratuar ve tarla şartlarında toprak ıslahı, bitki gelişimi, ürün artışı ve protein değerinin yükselmesi açısından denendiğini bildirdi. Bu yıl içinde, 70 kişinin çalışacağı fabrikayı tamamlayarak üretime geçeceklerini, hemen ardından “çiftçi-üretici birlikleri” kurarak, sürekli kontrol altında tarımsal üretim gerçekleştireceklerini söyleyen İnce, “Çiftçilerimizle sözleşme yapıp, onları önce eğiteceğiz. Ardından tohumu ve bio humini vereceğiz. Ürünleri kaç liraya alacağımızı bile daha işin başında döviz cinsinden sözleşmede belirteceğiz” diye konuştu. Biohumin için hammaddenin yüzde 98’ini Türkiye’den karşıladıkları için dışa bağımlı olmayacaklarını belirten İnce, “Fabrikayı 135 bin metrekare alana kuruyoruz. İlk etapta 3 bin dekar alanda tarım ve tohumluk üretimi ile birlikte sebze-meyve üreteceğiz” dedi. Biohumin nedir? Organik gübre ve toprak düzenleyici özelliğine sahip biohumin, bitki için gerekli 16 elementi ihtiva ediyor. İçindeki humus ve minerallerle toprağın canlanmasını sağlayan biohumin, toprak ıslahı ve bitki gelişmesinde kullanılıyor. Kimyasal madde içermeyen biohuminin hammaddeleri arasında linyit ve kalker gibi doğal kaya parçaları, odun talaşı ve benzeri doğal maddeler bulunuyor. Biohumin su tutma kapasitesini artırdığı için kurak ve yarı kurak bölgelerde tarımda verimliliği üst seviyelere çıkarıyor. Biohumin, toz, granül, humus ve sıvı şekilde üretilerek toprağa verilebiliyor. Kimyasal gübrelerle sağlanan verimi temin ettiği gibi, buna ilave olarak sağlıklı beslenme açısından ürünün lezzetini ve vitamin değerlerini artırıyor. Biohuminin kullanılacağı toprak laboratuvarda incelenerek yetiştirilecek bitkilerin ihtiyacına göre besin elementleri bilgisayar ortamında belirlenerek uygulamaya geçiliyor. Ürdün çöllerinde denenen biohumin, verimsiz çöl toprağının yaklaşık 2 yılda verimli toprağa dönüşmesini sağlamış. TEMA Vakfı tarafından geçtiğimiz yıl meralarda kullanılan ve olumlu sonuç alınan biohumin, Trakya Üniversitesi’nce de laboratuar ve tarla şartlarında denendi. Trakya Üniversitesi Tekirdağ Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü’nden Prof. Dr. Hasan Hayri Tok’un hazırladığı raporda, “Topraklara biohumin ilavesi, toprağın su tutma kapasitesini artırmıştır. Tuzluluk ve pH değerlerinde farklılık oluşturmamıştır. Ayçiçek bitkisinin dane ağırlığını ve kilogramda verim değerini artırmıştır” deniliyor. Doğal mı, hormonlu mu? Ekolojik tarım üretiminde çiftçinin kimyasal gübre ve tarım ilacı kullanamayacağını belirten Eko-Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Şenol İnce, kimyasal mücadele ortamını biyolojik mücadele ortamına dönüştüreceklerini belirterek, “Sonuçta elde edeceğimiz ürünler daha kaliteli ve sağlıklı olacaktır” dedi. İnce, bu ay Almanya’nın Nürnberg şehrinde 60 ülkenin katılımı ile yapılan “Bio-Fach” isimli ekolojik tarım fuarını gezdiğini belirterek, “Türkiye’den doğal ortamda yetiştirilen sebze ve meyvelere büyük talep var. Ülkemizin toprakları da bunun için çok elverişli. Ancak bu sektör henüz emekleme seviyesinde. Kendimizi geliştirebilirsek Avrupa’da bir numara olabiliriz” diye konuştu. Eko Tarım Yönetim Kurulu üyesi Metin Şenol da mevcut kimyasal gübrelerin kullanılması ile toprağın doğal yapısının bozulduğuna ve ürünün gıda değerinin azaldığına dikkat çekerek, kimyasal gübrelerin sulama veya yağmur suları ile tarlalardan nehirlere, göllere ve denizlere taşınarak çevreye de zarar verdiğini söyledi. Avrupa’da olduğu gibi toprağı besleyecek doğal gıdalara yönelmenin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Metin Şenol, toprağın sadece erozyonla değil, aşırı sulama ve gübreleme ile de zehirlenip tuzlanarak kullanılmaz hale geldiğini söyledi. Şenol, Türkiye topraklarında yüzde 5 civarında olması gereken organik madde miktarının yüzde 1 seviyelerine gerilediğini, bunun da bitkilerin büyüme ve gelişmesini olumsuz yönde etkilediğini ifade etti. Ziraat Mühendisi Nihat Sarıgüzel, doğal gübrenin toprağı işlemeyi kolaylaştırdığını, geçirgenliğini ve su tutma kapasitesini artırdığını belirterek, “Biohumin bitkilerin direncini artırıyor. Toprağın asit - baz dengesini düzenliyor, humuslaşma ve mineralleşme sürecini teşvik ediyor” dedi. E-mail: aigulcu@ihlas.net.tr
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT