BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hiddink!

Hiddink!

Bölümün başlığı kısa ve net. Diyor ki muhterem, “Sabri, Müller içeri katettiğinden, yani sağ ayaklı olduğundan orada görevlendirildi.”



Bölümün başlığı kısa ve net. Diyor ki muhterem, “Sabri, Müller içeri katettiğinden, yani sağ ayaklı olduğundan orada görevlendirildi.” Yani bir dahaki sefere rakibin solunda içeri kateden olursa, sağ arkada sol ayaklı izleyeceğiz! Muhterem devam ediyor, “Bir gol fazla yedik...” Yani 2-0 harika sonuç demeye getiriyor. Muhteremin başka bir söylemi, “Özer’i hızı ve atletik yapısı için oynattım.” Yani Özer’i, Volkan Şen’den daha hızlı ve atletik yapılı görüyor. Miyop mu, hipermetrop mu bilemem artık. Saymakla bitmez! Asıl şaştığım, takımında kadrolara bile giremeyen oyuncuların, oynamaya başladıktan sonra milli takımdan düşmeleri. En çarpıcı olanı da Kazım Kazım... İster misiniz Hiddink, milli görevden önce bizim ligin hocalarına ders vermeye kalkışmış olsun! Son dakika; Hiddink ve ekibi ben bu satırları verirken Azerbaycan’dan dönmüşler miydi? Eğer öyle ise tam da yağmurlu havayı seçmiş oldular. Artık eleştiri de yapmanın faydası kalmamıştır. F.Bahçe neden Batman’da? Bence Fenerbahçe’nin bu özel gezisi mercek altına alınmalıdır. Ne mi var? Gazetelerden okuduğum kadarı ile kafilede bazı bakan ve üst kademe devlet yöneticileri de varmış. Acaba birileri oralarda ihale falan almış olmasın... Böyle değilse, bu gezinin ardındaki sır açıklanmalıdır. Öyle ya neden durup dururken Batman? Korkunç Divan! Beşiktaş Divan Kurulu toplantısı sonucu borcun 300 milyon lirayı geçtiği ortaya çıktı. Müthiş bir rakam... Beşiktaş bu ağır faturadan kurtulmak adına da yakındaki yüksek faizli borçları silmek için 75 milyon dolarlık kredi aldı. Yani borcu borçla eritecekler. İyi güzel de, 25 bin kişiyi zor alan İnönü Stadı geliri ve de havuzla, diğer gelirlerle bu borç kapatılır mı? Olabilir. Nasıl mı? Şöyle: İki sezon üst üste Şampiyonlar Ligi’ne katılım... Bu süreçte en azından bir final... Eldeki malzemeden pahalı ihraç... Nasıl, iyi duruyor mu? Arda kavgası Rijkaard bir yandan, Hiddink bir yandan, kulüp doktorları bir yandan, Milli Takım sağlık kurulu bir yandan konuştular da konuştular... Ama Arda gibi çok kıymetli bir Türk futbolcusu, hem de en hayati bölgelerden biri olan kasıktan ameliyat masasına yattı. Arda ne zaman döner, bilemem. Ama bildiğim bir şey var ki, o da Arda’sız Galatasaray’ın ligin başında koyduğum 6 ila 8.lik arasına sıkaşacağıdır. Neyse ki Mart’a kadar milli maç yok. Ve de Arda ve onun gibi oynama hırsına kapılmışlara bir diyeceğim var; önce kendinizin doktoru olun! Tebrikler Sayın Özgener! Futbol Federasyonu, bilmem kaç gün sonra, hakem tarafından tatil edilmiş bir maçın sonucunu açıklayabildi. Büyük maharet! UEFA duysa madalya takar! Devam edelim. Ve aynı Federasyon, Bursaspor’u hükmen galip, rakibini de aynı biçimde yenik sayarken, yarınlarda başına gelmesi muhtemel belalara karşı da önlem almıştır. Hayret ki hayret! Hakem tarafından yarıda kalmış maçların iki defası için hükmek yeniklik affı gündeme getirilmiş, üçüncüde lütfen üç puan da silinmesi uygun görülmüş ve ancak dördüncüde bir alt kümeye indirilme cezası konmuş. Yani, aynı suçu üç defa işleme genişliği tanınmıştır. Eh, bu Federasyondan da bu beklenirdi zaten... Midem bulanıyor! Teleizyonda bir futbol müsabakasının değerlendirilmesi, yorumlanması, ya da bu spor branşı ile bağlantılı bir haberin, bir özel durumun irdelenmesi belli yayıncılık kuralları ve sporun ana ilkeleri çerçevisinde yapılmalıdır. Bu bir kuraldır, bir ilkedir. Bu öge veya herhangi bir konu ile ilgili ekranlardan konuşmak, değerlendirme yapmak bu kural ve ilkelere uygun olsun diye de Türkiye’de RTÜK kurulmuştur. Ve de ne yazık ki bu kurulun eski başkanlarından birinin başında bulunduğu televizyonun sözümona futbol programında bütün bu ilke ve kuralları hiçe sayarak toplumun diline düşmüş durumdadır. Ve de ne yazık ki iki FIFA kokartlı eski hakem ki, bunlardan biri doktordur, yani Hipokrat yemini etmiştir, bu mide bulandırıcı, sporla uzaktan yakından ilgisi olmayan biçimde bırakın geyik muhabbetini, sokak kavgası yapmaktadırlar. Ve genel kanı da bu kavganın programdan önce senaryo halinde bu sözümona yorumculara sunulmuş olmasıdır. Son darbe de Reha Muhtar’ın bir gece sonraki tuluatı ile konmuştur. Bu mesleğe 42 yılını vermiş biri olarak midem bulanıyor. Ya sizin Kanaltürk’ün değerli patronu? Benim öğrencilerim... Neredeyse 15 yıldan bu yana Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Spor Yazarlığı dersi veriyorum. Bu uzun süreçte birçok yetenekli kardeşimle dertleştik, soru-cevap tartışması yaptık. Şimdilerde, aklımda yer edenleri önüme koyduğumda 20’ye yakın öğrencim gazete ve televizyonlarda görev yapıyor, hem de önemli konumlarda... İsimleri vermeyeyim de işlerinden olmasınlar! Bu rezilce duruma karşı, şimdilerde Beşiktaş futbol takımının idari menajerliğini yürüten sevgili Tuncay Yanık‘ın ismini vereyim. Çünkü orada çetelerden isimler olmadığından başına bir şey gelmez. Tuncay geçtiğimiz günlerde Trabzon’da Beşiktaş’ın yedi yabancıya kurban gitmesini önledi. Helal olsun! İşte benim öğrencim!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT