BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Çağdaş uygarlık düzeyi

Çağdaş uygarlık düzeyi

Avrupa Birliği normları, Kopenhag kriterleri, Maastricht şartları, AGİT kuralları, evrensel insan (ve hayvan) hakları... Bütün bunlara içtenlikte ve hızla uyum sağlamamız, AB üyesi olmamızın ötesinde anlam taşıyor.



Avrupa Birliği normları, Kopenhag kriterleri, Maastricht şartları, AGİT kuralları, evrensel insan (ve hayvan) hakları... Bütün bunlara içtenlikte ve hızla uyum sağlamamız, AB üyesi olmamızın ötesinde anlam taşıyor. Bu, Türk devletinin ve milletinin Yenileşme tarihinin noktalanması demektir. Çağdaş uygarlık düzeyini yakaladığımız zaman, Avrupa Birliği’ne girip girmemek elimizdedir. Ama epey yüksek tutulan çıtayı atladığımız takdirde, Avrupalılar yakamızı bırakmayacaklar, üyeliği kabulümüz için bizi zorlayacaklardır. Resmî adaylığımızdan bu yana Batı’dan gelen talepler ve ziyaretçiler, şikâyetimizi mucib oldu. Zira sürekli eleştiriye maruz kaldık. Bu eleştiriler ve istekler, çağın şartlarına intibak yeteneğimiz nisbetinde azalacak ve yumuşayacaktır. On yıl öncesinin yoksul ve köhnemiş katı sosyalist uydu devletlerinin bizden önce AB üyesi olmaya hazırlanmaları, nerelerde yanıldığımız, neleri yapamadığımız hususunda bizi uyarmalıdır, derin düşündürmelidir. Çağdaş çizgi, iki faktör hâlinde özetlenebilir: İleri demokrasi ve iyi işleyen ekonomi... Bunların gerçekleşmesi için, sağlam, her türlü bağnazlıktan, sabit fikirden, ön yargıdan kurtulmuş bir hukuk sistemi... Osmanlı’nın bugün git, yarın gel şeklinde ifadesini bulan ünlü kırtasiyeciliği, Cumhuriyet döneminde, çözülmek bir yana, maalesef katmerleşti. Rüşvet, yolsuzluk, kara para, kayıtsız ekonomi, arazi yağması ise, geometrik artışlarla devleşti. Yağmacı ve hırsızdan, çaldıkları asla geriye alınamadı. Hukuk sistemi çöktü. Devlet yara aldı. Milletin hakları gasbedildi. Böyle bir düzenin devamı, bizi bütün hedeflerimizde engeller. Vatandaşın ıstırabı büyüktür. Sabırla bekliyor. Bu derecede sabır, pek çok millette yok. Bizde niçin var? Zira en az iki asırdan beri sabra alışmışız. Beklemeye alınmış bir milletiz. Ama sabrın ve ümidin sonu gelir. Deniz bir yerde biter. Ya o tarafa geçeriz, ya bu tarafta kalırız...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT