BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Değerlerimiz Değer(ler) mi?

Değerlerimiz Değer(ler) mi?

Daha yeni yazdıydım. Türkiye’de insanın değeri yok diye. Yanılmışım. Meğerse varmış. Henüz bütün vücut hesaplanmadı; ama meselâ kolun değerini biliyoruz: -185 bin lira!..



Daha yeni yazdıydım. Türkiye’de insanın değeri yok diye. Yanılmışım. Meğerse varmış. Henüz bütün vücut hesaplanmadı; ama meselâ kolun değerini biliyoruz: -185 bin lira!.. Nereden mi biliyorum? Eee, yanlış iğne sonucu kolu kesilen küçük Ayşen’in 5 yıl süren davası vicdanları yaralayan bir cezayla sonuçlandı. İğneyi yapan “ağır para cezasına” çarptırılınca öğrendik: Bir kolun değeri 185 bin lira imiş. Buradan hareketle 185’i ikiye çarpıp, kolları; aynı rakamı arttırıp ikiye tekrar çarpıp bacakları ve yine benzeri bir ölçü ile bütün vücudu yok etmenin bedelini bulabilirsiniz. Kasaba uğrayıp, hayvan kolu alsanız, fırınlamak için, beş milyondan aşağı para vermezsiniz. Yani, Türkiye’de hayvan, insandan daha değerlidir. Bizim üniversitede Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı uzun yıllar araştırma yaparak bir bilimsel eser yazdı idi. Adı “Çocuğun Değeri.” Takılmıştım kendisine: -Aman hocam, o kadar uğraşmaya değer mi? Ben size devlet nezdinde çocuğun değerini hemen belgeleyeyim. -Nasıl? Çıkardım, maaş bordromu. Oradaki fasıllar içinde bir “çocuk yardımı” vardır. Değerini gösterir. Bugün de var. Beş milyon yeni oldu galiba!.. Bazı “değer”lerimiz yokken, değmeyecek pek çok şeyi değer kabul ediyoruz. Mesela mı? Demirel, “Güniz Sokağa dönersem; bahçeyle, çiçekle, tavukla uğraşmam” demiş!.. Cumhurbaşkanlığı eski adaylarından Emekli Orgeneral Çevik Bir de emekli olduğumda evde oturup, bulaşık, temizliğe yardım edecek değilim ya demişti. Aynı kapıya çıkan iki ayrı beyanat! Doğrusu ben bu yaşımda ah bir bahçem olsa, çiçekle, tavukla uğraşsam diye can atıyorum. Hele sevdiğim kadına bir soluk aldırmak için arada bir mutfağa girip bulaşıkları yıkayınca da bayağı mutlu oluyorum. Benim için “değerler” bunlar. Siyaset için, hep “değer mi” demişimdir. Ama, anlaşılıyor ki, bizim dokumuza sinmiş, Prof. Dr. Nur Vergin’in tabiri ile, “Homo Bürokratikus”luk var. Asteriks ve Oburiks cinsinden bu tür, illâ masa, sekreter, çaycı bekler. Gücü sever. Hizmet için gücün gerekli olduğuna inanır. Kuvvete başvurmayan adam değildir, gözlerinde. Demirel-Bir’i kastetmiyorum. Ama, homo bürokratikus’lar için bazen insan hayatından daha fazla madde önemlidir. Bir yayaya çarpsalar, arabadan iner inmez önce 4x4’ünün tamponuna bakar bunlar!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT