BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kürtçe: Bağımsız bir dil mi? Yerel bir lehçe mi?

Kürtçe: Bağımsız bir dil mi? Yerel bir lehçe mi?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Yıldırım Akbulut’un, milletlerarası ilişkilerde kullanılmak üzere, milletvekili albümüne milletvekillerinin bildiği yabancı dillerin yazılması uygulamasında “Kürtçe”yi çıkarma kararını vermesi kanaatimce çok yerinde olmuştur.



Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Yıldırım Akbulut’un, milletlerarası ilişkilerde kullanılmak üzere, milletvekili albümüne milletvekillerinin bildiği yabancı dillerin yazılması uygulamasında “Kürtçe”yi çıkarma kararını vermesi kanaatimce çok yerinde olmuştur. Zira Kürtçe, bırakınız milletlerarası ilişkilerde kullanılabilecek bir dil olmak şöyle dursun, bir “bağımsız dil” değil, özellikle Irak, Türkiye ve İran’ın biribirleriyle hemhudut bölgelerinde konuşulan ve Türkçe, Farsça ve Arapça kelimelerinden oluşan bir “halita dil” veya daha doğru bir deyimle bir “yerel lehçe”dir. Söz “Yerel Dil” ve “Yerel Lehçe”den açılmışken, son zamanlarda Fransa’da cereyan eden ilginç bir olayı okuyucularıma özetlemek isterim. Bilindiği üzere Türkiye gibi “üniter” bir devlet olan Fransa’da Fransızca, devletin resmî dilini oluşturmakta ve bunun sonucu olarak eğitim ve radyo-TV yayınlarında tek dil olarak kullanılmaktadır. Görev başındaki Sosyalist Hükümet ise “Bölgesel ve azınlık dilleriyle ilgili” 1992 tarihli Avrupa Sözleşmesi’nin bazı maddelerini kabul edince, gündeme Fransa’nın çeşitli bölgelerinde konuşulan, Alsas, Bask, Breton, Katalan ve Korsika gibi “yerel lehçe ve diller”in de, bu dillerin konuşulduğu bölgelerde, eğitim ve medya yayınlarına sokulması konusu gündeme gelmiş ve fakat Fransa’nın “Anayasa Mahkemesi” konumundaki “Anayasa Konseyi” 16 Haziran 1999 tarihinde “yerel dillere ve lehçelere özel haklar tanımanın, Fransız Anayasa’sının “Milletin Tekliği ve Birliği”, “Cumhuriyet’in Bölünmezliği” ve “Kanun önünde eşitlik” prensiplerine aykırılık oluşturacağına karar verince, Fransa Devlet Başkanı Jacques Chirac, Sosyalist Başbakan Lionel Jospin’in Anayasa Konseyi’nin yerel dil ve lehçelerin yürürlüğe sokulmasını önleyen yukarıdaki kararını bertaraf etmek için, talep ettiği Anayasa değişikliğini yapmayı reddetmiştir. Yerel lehçelerin Fransa’da devlet hayatında yürürlüğe sokulmasına aralarında Sosyalit Jospin Hükümetinin İçişleri Bakanı Jean Pierre Chevenement de dahil olmak üzre, birçok ünlü siyasî lider karşı çıkmış ve 1992’de Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen bu “Dil Sözleşmesi”ni kabul etmenin ve uygulamanın Fransa’nın ulusal birliğini bozacağını ve ülkeyi “Balkanlaştıracağını” ileri sürmüşlerdir. Diğer taraftan, Fransız Akademisi’nin en genç üyesi olan Jean-Marie Rouart “Sağ”ın güçlü Le Figaro gazetesinde yayınladığı bir makalede, Avrupa Konseyi’nin bu sözleşmesinin Fransa’da, “ayrılıkçı” talep, şiddet sürecini başlatacağını ve Fransız ulusal kimliğinin yıkılmasına yol açacağını iddia etmiştir. Fransa’daki bu gelişme ve tartışmalardan Türkiye’nin önemli sonuçlar çıkarabileceğini düşünüyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT