BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çevresiz yaşanmaz ki!..

Çevresiz yaşanmaz ki!..

Dünya ısınıyor. İklim değişiyor. Hava kirleniyor. Su kaynakları azalıyor. Üstüne üstlük nüfus da artıyor!



Dünya ısınıyor. İklim değişiyor. Hava kirleniyor. Su kaynakları azalıyor. Üstüne üstlük nüfus da artıyor! Bugün 7 milyar olan dünya nüfusunun önümüzdeki 20-30 sene içinde 9 milyarı bulacak olması da cabası. Çelişkiyi görüyor musunuz? Su yok, hava kirli ama nüfus artıyor! Bunun sonucu hastalıklar çoğalıyor, insan hayatı tehdit altına giriyor tabii. Çare? Çare belli. Suyu tasarruflu kullanıp hava kirliliğini asgariye indirmekten geçiyor bunun yolu. Da... kim yapacak bunu? Herkese ve her kuruma görev düşüyor?aslında. Hepsinin yapacağı bir şey var ve mutlaka yapmaları lazım üzerlerine düşen görevi. Yoksa yandı gülüm keten helva! Şirketler mesela. Satın aldıkları ürünü işleyip satıyorlar. Ne?kadar?güzel. İnsani bir görev. Ancak, bunu bihakkın yapan kaç şirket var acaba? İşlemek üzere satın aldığı ürün sağlık ve hijyen şartlarına uygun değilse. Üretim safhasında gereğinden?fazla?su?ve?enerji?tüketiyorsa. Havaya?saldığı?sera?gazı?yüksekse. Ürünlerini?mamul?hale?getirirken GDO‘su ile oynanmış katkı maddesi ve çevreyi kirleten ambalaj malzemesi kullanıyorsa; vay ki vay! Firmaların fazlasıyla dikkatli olması lazım. Dikkatli olmalılar ki, onların ürünüyle beslenen insanlar sağlıklı kalsın. Dünyanın en büyük tedarikçilerinden biri olan Unilever‘e şöyle bir bakalım isterseniz. Bu firma dünya genelinde iş yapıyor ve senede 49 milyar dolarlık bir ciroya sahip. günde 2 milyar tüketici Unilever ürünü kullanıyor. Unilever 2010 yılı aralık ayında, 2020 yılına kadar her şeyiyle tamam olmuş olacak bir “Sürdürülebilir Yaşam Planı” açıkladı. Bu planın içinde 60 spesifik proje olduğunu bildiren Unilever Türkiye, Rusya, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Kafkasya Başkanı İzzet Karaca “bir sene içinde nasıl bir mesafe aldıklarını” anlatmak için önceki gün basınla bir sohbet toplantısı yaptı. Lipton için Rize ve çevresindeki çay üreticileri ile başarılı bir iş birliği gerçekleştirmişler bir kere. 7 bin çay üreticisine bire bir eğitim verip kullanılan gübreden, çay bitkisinin yenilenmesine kadar her bir konu hakkında bilgilendirmişler onları.?Knorr için de öyle. 2012 yılında sürdürülebilir kaynaklardan ham madde üretimini yüzde 50’ye çıkarmayı hedefliyor Knorr. 2015’te ise yüzde 100’e çıkacak bu oran. Dünya genelinde ise ancak 2020 senesinde ulaşıyormuş yüzde 100 oranına. Hakeza dondurma. Algıda dondurmaların muhafaza edildiği kabinleri değiştirmek suretiyle salgıladıkları sera gazı oranını yüzde 15 oranında azaltmışlar. İzzet Karaca, “Sera gazı salınımını 2020’de üçte bir nispetinde azaltmış olacağız” dedi. Unilever temizlik maddelerinde de devrim?yaptı.?Likit?ve?ekstre?deterjanlarla su kullanımını üçte iki oranında azalttı. Bu da senede 2 Ömerli Barajı su tasarrufu anlamına geliyor. Unilever‘in?projesi çok. Hiç şüphe yok ki,?en?önemlisi stratejisi.?Üretici?firmaya?düşen görevler olduğu gibi tüketiciye?ve?devlete?düşen?görevler de var. En önemlisi tüketicinin görevi. İsrafın yüzde 68’ine onlar neden oluyor?çünkü.?Cem?Yılmaz‘ın?dediği gibi; “Eğitim şart!” Unilever “Çevre siyasetçilere bırakılacak kadar önemsiz değil” deyip eğitime ağırlık verdi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT