BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 6 sene sonra bile gözyaşı dinmedi!

6 sene sonra bile gözyaşı dinmedi!

O’nun adı Galya Huda... 2006’da ailesiyle sahilde piknik yaparken, İsrail uçaklarının hedefi oldu. 3 kardeşi ve babasını kaybettiği olayın şokunu hâlâ atlatamadı. Başbakan Erdoğan da Davos’ta İsrail’e ‘one minute’ çıkışını yaparken Huda’yı hatırlatmıştı.



ÖZELHABER ACININ ÖTEKİ ADI GAZZE ARKADAŞIMIZ SALİH BİLİCİ GAZZE’DEKİ DRAMI YERİNDE GÖRÜP YAZDI Salih Bilici, Galya Huda’yı bulup acısına ortak oldu. Ailesiyle 2006 yılında Gazze’nin kuzeyindeki sahilde ailesiyle piknik yaparken İsrail uçaklarından gelen bombalarla 3 kardeşini ve babasını kaybeden Galya Huda, aradan geçen yıllara rağmen olayın şokunu atlatamadığını, acıyı içinden yaşamaya ve ağlamaya devam ettiğini söyledi. Huda ailesini sahilde kaybettiğinde gözyaşları ve feryatları İslam dünyasını derinden yaralamıştı. Hüda’nın çığlıkları en çok da Başbakan Erdoğan’ı etkilemişti. Erdoğan, Davos zirvesinde Perez’e “One Minute” derken “Sahilde piknik yapan çocukları nasıl öldürdüğünüzü çok iyi biliyorum” demişti. O zaman 12 yaşında olan Huda, İsrail saldırısında kardeşleri Sabrina Galya (14), Heysem Galya (1), Hanidi Galya (18 aylık), babasını ve üvey annesini kaybetmişti. Şimdi 18 yaşında olan Huda 8 kardeşi ve öz annesiyle birlikte yaşıyor. PİKNİKTE BOMBA YAĞMIŞTI Piknik yaparken, İsrail uçaklarının bombardımanı sonucu babasını ve üç kardeşini 12 yaşındayken kaybeden Galya Huda’nın çığlıkları, İslam dünyasını derinden yaralamıştı. GÖZYAŞLARINA BOĞULDU Huda, o günleri gazetemize anlatırken yeniden gözyaşlarına boğuldu. Aradan 6 yıl geçmesine rağmen hâlâ olayın şokunu atlamayan Huda, “Bu olayı unutmam mümkün değil. O gün hıçkıra hıçkıra ağladım, acımı haykırdım. Şimdi ise içimde ağlıyorum. Kardeşlerimin ne suçu vardı. Bebekler de mi İsrail için tehditti? Babamın ve kardeşlerimin ceset parçaları gözümün önünde gitmiyor. Bu olaydan dolayı sahile pek gitmek istemiyorum. Çünkü ne zaman gitsem o günü tekrar yaşıyorum. Çok köktü oluyorum. Günlerce kâbuslarla uyandım” dedi. Şimdi 18 yaşında olan ve lise son sınıfta okuyan Huda, hukuk fakültesini okuyup avukat olmak istiyor. Huda, “Halkımın haklarını savunmak istiyorum” diyor. Oldukça mütevazi bir evde yaşayan Huda’ya belli dönemlerde İHH İnsani Yardım Vakfı ve Filistin Beyaz Eller Derneği (FİLBEL) yardım ediyor. Huda, Filistin Devlet Başkanı Abbas’ın kendisi için “manevi kızımdır” sözünü kullanmasından sonra bazı yardımların kesildiğini ifade ediyor. ERDOĞAN, İSLAM DÜNYASININ VİCDANI Başbakan Tayyip Erdoğan ile son zamanlarda görüşmediğini belirten Galya Huda, “Türkiye’ye birkaç kere gitme girişimim oldu. Ancak Mısır’dan gerekli izin çıkmadı. Türkiye’ye gitmek isterim. Hatta davet gelirse üniversitemi orada okumak isterim. Başbakan Erdoğan’a da selamlarımı, sevgilerimi ve saygımı iletiyorum” dedi. Filistin halkının Erdoğan’ı kendisini çok sevdiğini söyleyen Huda, “O da bizi evladı gibi görüyor. Ben O’nu İslam dünyasının vicdanı olarak görüyorum ve kendisine çok dua ediyorum” dedi. Huda’nın tek tesellisi annesi ve kardeşleri. Onlara sarılarak acılarını hafifletmeye çalışıyor. Aile oldukça mütevazi şartlara sahip. Bir kardeşi felç olan Huda, kardeşinin bakımı ve tedavisinin her şeyden daha önemli olduğunu söylüyor. Ailesi ve arkadaşları ise Huda’nın sürekli yalnız kalmak istediğini, çok fazla konuşmak istemediğini ve konu açıldığında sürekli ağladığını anlatıyorlar. Tutuklu Filistinliler için her gün Gazze meydanına gelen Hana Şalabi, “Gazeteci olmak istiyorum” diyor. Hana’yı 3 bin Filistinli TUTUKLU TAKİP ETTİ Filistinli tutsakların başlattığı açlık grevlerinin sembol ismi Şalabi, “3 bin kişinin açlık grevinde” dedi İsrail hapishanelerinde Filistinli tutsaklar tarafından başlatılan açlık grevlerinin sembol ismi olan 29 yaşındaki Hana Şalabi’yi Gazze meydanında İsrail’in elinde olan 4 bin tutsak için yapılan eylemlerde bulduk. Bu tutsakların içerisinde 229 milletvekili var. Açlık grevine başlayan Hana’yı 3 bin Filistinli tutuklu takip etti. Her gün meydana gelerek tutsak esirlerin ailelerine destek olan Hana Şalabi, yaşadıklarını anlattı. Şalabi, geçen ekim ayında İsrailli asker Gilad Şalit’in salıverilmesi karşılığında serbest bırakılan yüzlerce Filistinli tutukludan biriydi. 4 ay sonra hiçbir gerekçe gösterilmeden ikinci defa tutuklandı. İsrail, hiçbir mahkemeye çıkarmadan “idari gözaltı” adı altında Hana gibi 300 kişiyi hapishanelerinde tutuyor. İslami Cihad üyesi olan Şalabi, İsrail ile Hamas arasında yapılan anlaşma sonucu 1 Nisan 2012’de serbest bırakıldı. Batı Şeria’ya girişi 3 yıl yasaklanan Hana, “Gazze benim ikinci vatanım. Annem burada yanımda. Diğer kardeşlerim Batı Şeria’da” diyor. “Mahkemeye çıkarılmadan apar topar, haksız hukuksuz şekilde tutuklanmayı protesto için açlık eylemi başlattım. İsrail buna ‘idari gözaltı’ diyor. Bu şekilde 300’ü aşkın tutuklu var. Bu süre içerisinde İsrail beni açlık grevinden vazgeçirmek için çeşitli psikolojik işkence yöntemleri uyguladı. Hapishanede tutuklulara çok güzel yemekler ikram etmeye başladı. Benim de önüme bu güzel yemekleri koydular. Açlık grevinden vazgeçmem için. Ama vazgeçmedim. Benden sonra diğer Filistinli tutuklular da açlık grevine başladı. 3 bin insan şu an açlık grevinde. 10’a yakın insan da ölüm grevinde. 5 kadın arkadaşım yoğun bakımda” dedi. İntihar değil, direniş Hapishanedeyken adi suçluların olduğu koğuşa atıldığını belirten Hana, zaman zaman da tek hücrelik odada kaldığını söyledi. Açlık grevinden ağır etkilendiğini anlatan Hana, hâlâ vücudunda ağrıların olduğunu, tedavi görmeye devam ettiğini ifade etti. Hana, “Açlık grevi veya ölüm orucu İslam da var mı? Bunun fetvasını aldınız mı?” sorusuna “Biz bunu intihar olarak görmüyoruz. Bu bir intihar değil direniştir” dedi. 3 yıl Batı Şeria’ya giremeyecek olan Hana, lise mezunu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT