BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Laiklik demek ki buymuş!..

Laiklik demek ki buymuş!..

8 Mayıs 2012 günü CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye’deki dinî cemaat liderleriyle yemekli bir toplantı yaptı. Bu toplantıda Fener Rum Ortodoks Patriği, Ermeni Ortodoks Patriği ve Türkiye Musevi Cemaati lideri vardı. Türkiye’deki Süryani Cemaati, Yezidi Cemaati ve diğerlerinin liderleri yoktu...



8 Mayıs 2012 günü CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye’deki dinî cemaat liderleriyle yemekli bir toplantı yaptı. Bu toplantıda Fener Rum Ortodoks Patriği, Ermeni Ortodoks Patriği ve Türkiye Musevi Cemaati lideri vardı. Türkiye’deki Süryani Cemaati, Yezidi Cemaati ve diğerlerinin liderleri yoktu... Sık sık CHP idarecileri laiklik vurgusu yaparlar. Onun zedelenmesini, istiklal kaybına eş tutarlar. Demek ki, Laiklik ancak Müslümanlar için engel imiş! Diğer din mensupları müstesna imiş! Toplantı basına kapalıydı. Mekan ise herhalde özel seçildi: Kandilli’deki Adile Sultan Sarayı. Merhum Sakıp Sabancı’nın ölüm döşeğineyken restorasyonuna büyük bir fon bağışladığı bina. Merhume Adile Sultan Sultan 2’nci Mahmud Hanın kızıydı. Hanedan içinde Divanı bulunan, ömrü çok acı ve çilelerle geçmiş, hastalık derecesinde hayırsever, çok geniş kültürlü bir hanım efendiydi. Ömür boyu göz pınarları hiç kurumamıştır. Babası Mahmud Han 1808’de bir müessif olaydan sonra padişah oldu. Memleketteki her grup din ve ırktan kimseye eşit mesafede durmuştur. Buna rağmen Fener Rum Patriği Gregorius, İngilizlerin ve Rusların siyasi ve ekonomik destekleriyle 1821 Mora Patras isyanını planladı ve başlattı. Patras’ta şehir halkından binlerce Türk katledildi. İsyan diğer Yunan adalarına da hızla yayıldı. Oralarda da Osmanlı askeri ve sivil Türkler şehit edildi. Öldürülen isyancılardan öldürülenlerin ceplerinden, Gregorius’un isyanın başarısına duası olan mektuplar çıktı. Mora ormanlarında gölge Rum kabinesi kuruldu. 2’nci Mahmud’un yaptığı geniş ve adil soruşturmada, Rum Patriği suçunu itiraf etti. Ve Patrikhane kapısında cezası infaz edildi. İşte bu Mahmud Hanın kızının mirası olan sarayında, sayın Kılıçdaroğlu o makamın yeni sahibi de dahil bazı cemaat liderlerine yemek verdi. Bence bu mekan yanlış seçilmiştir. Etrafı başkana uyarıda bulunmamışlardır. Bunun suçu da herhâlde sayın Gürsel Tekin’dedir. Niye başkan yardımcılığını bırakıp gider! Olacağı buydu. Bakalım gelecekte ne siyasi potlar daha kırılacak!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT