BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir gün her şeyi yazacağım

Bir gün her şeyi yazacağım

Ukrayna'da gazetecilerin sorularını cevaplayan Başbakan, Balyoz ve Cumhuriyet mitingleri ile ilgili şöyle konuştu: "Balyoz'da CD'leri biliyorsunuz. Acaba Cumhuriyet yürüyüşleri niye yapıldı? Karanlık tablolar var. Söyleyebileceklerim var, söyleyemeyeceklerim var. Bunları inşallah ileride kaleme alacağız."



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Afyonkarahisar’daki patlama ile ilgili olarak “yüzde 99 sabatoj” sözünü, “çok ciddi sululuk” olarak niteledi. 3 ülkeyi kapsayan 5 günlük yurt dışı gezisinin Ukrayna durağında gazetecilerin sorularını cevaplandıran Erdoğan; dokunulmazlıkların kaldırılması halinde BDP’nin sine-i millete dönme tehdidine, “Sine-i PKK’ya dönerler” diye cevap verdi... - Afyonkarahisar’la ilgili Kılıçdaroğlu’nun eleştirileri kapsamında size bir ön rapor geldi mi? - Genelkurmay Başkanı anlattı. 3 çeşit el bombası var. İkisi MKE üretimi, diğeri Almanya’dan ithal. MKE yapımı bombalarda fünye ve bombalar aynı sandık içinde ama ayrı. Almanlarınki ise bütün. Serçe parmağı ile kullanılabiliyor. Şimdi burada tahminler döndürülüyor. Merak saikiyle ithal bir el bombasının patlaması ihtimali üzerinde duruyorlar, sonra süreklilik arz eden patlamalar meydana geliyor. Bu Genelkurmay Başkanımız ve arkadaşlarının deneyimleri ile ve teknik ekipleriyle vardıkları noktadır. Şu anda 4 askerî personel farklı yerlere tayin edildi. TSK açığa alma yoktur. Yer değiştirilir. Nereye kadar? Askeri yargı kararını verene kadar... Bir yıpratma kampanyası sürüyor. Ana muhalefet lideri ‘En üst düzey generallerle görüştüm yüzde 99 sabotaj’ diyor. Çok ciddi sululuktur. TSK İkinci Başkanı (Orgeneral Hulusi Akar) kendisini arıyor, ‘Size bu bilgiyi veren kim’ diyor. ‘Ben böyle bir açıklama yapmadım’ diyor! ‘Böyle bir açıklama yapmadıysanız, kamuoyu ile paylaşın’ diyor. CHP Genel Başkanı, böyle bir şey paylaştı mı? Utanmadan basın toplantısı yaptı. Bana ve Silahlı Kuvvetlere saldırdı. Açıklayamazsan müfterisin. - Genelkurmay Başkanı “Konuşmayacağım, her şey ortada” dedi. Orman ve Su İşleri Bakanı, “Hindistan ve Pakistan’da oluyor” dedi... - 10 yıllık başbakanlığım döneminin yarısında, Genelkurmay Başkanımızı tanıma fırsatım oldu. Pek ironiyi seven bir insan değildir. “Her şey ortada” ifadesini kullanması, bu olayın içinde ne var ne yok görmezden gelen bir ifade değildir. Sadece durum tespitidir. Hindistan, Pakistan benzetmesi eksik, yanlış olabilir. Amerika’da, Avrupa’da yaşanmıyor mu? Yaşanır. Veysel Bey kaza demeseydi, daha isabetli olurdu... - Necdet Özel, neden hedef alınıyor? - Işık Paşa ile diğer generaller istifa etti. Elimizde kalan en kıdemli tek isim olarak Necdet Paşa’yı getirmemiz gerekti. Bu insan 45 senedir TSK çatısı altında görev yapıyor. “Buraya yakışmayan, iktidar partisinin yalakasıdır” ifadesini kullanmak nasıl izah edilebilir? Ordu, bizim ordumuz. Terörle mücadele ediyorlar, bu tür hakaretlerle moral bozuyorlar. 10 yıl önce bir köşe yazarı kolaysa böyle bir yazı yazsaydı. Yazabiliyor muydu? Şimdi yazıyor. Askere zerre eleştiri yapamayanlar, şimdi niye başladılar? El pençe divan duranlar niye başladılar? Emir alanları iyi biliyoruz ama bu dosyaları açmak istemiyoruz. Tabii ki eleştirilebilir ama bunu ayağa düşecek şekilde yapmamak lazım. - Ordunun kaliteli komutanları Silivri’de, kalitesiz olanları ise işbaşında iddiası ortaya atılıyor. - Köşe yazarları neye göre kaliteyi ölçebiliyor? Ne zamandan beri kalite kontrol memuru oldular? Başından beri kaçması mümkün olmayanların, komuta kademesinin tutuksuz yargılanmasını savundum. - Necdet Özel Paşa ile TSK’da yeni bir dönem mi başlayacak? Zincirin bu ilk halkasını mı koparmak istiyorlar? - Biz Türkiye Cumhuriyeti Devletini yönetiyoruz. Şu anda söyleyebileceklerim var, söyleyemeyeceklerim var. Her şeyi, her zaman, her yerde söyleyemeyiz. Ama bunları ileride kaleme alacağız. Bunlar niye yaşandı? ‘Balyoz’da CD’leri filan biliyorsunuz. Acaba Cumhuriyet yürüyüşleri niye yapıldı? Buralardan çıkan karanlık tablolar var. Ama söyleyemem. - Kamuoyunun bildiğinden daha karanlık tablolar mı var? - Var tabii!.. Bildiğimi söyleyemem. Arapların bir sözü vardır. Sırrı şöyle tarif ederler. İki dudağın arasından çıktı mı esiri olursun. Bizim de bazı sırlarımız var. - Adli yargıya intikal eden olaylar var mı? ‘Balyoz’un içinde var. -”Komutanlar Hasdal’da, terörle mücadele o yüzden şevkle sürdürülmüyor” deniliyor... - Beytüşşebap’ta, Şemdinli’de generaline varıncaya kadar hepsi mücadelenin içinde yer almıştır. - “Şehirleri işgal ettiler” iddiları... OHAL’in getirilmesi teklifleri... - İşgal, palavra!.. Bugün kimse OHAL’i düşünmüyor. Terörle mücadele sadece güvenlik boyutuyla yürümez. Attığımız başka adımlar var. Uluslararası diplomasi, sosyo-ekonomik iyileştirmeler, yatırımlar, kültürel adımlar var. Kürtçeyi seçmeli ders yaptık, onu da yeterli bulmuyorlar. Zorunlu olmalıymış! O kadar da değil. Bizim dönemimizde ne ret ne de inkar politikaları var. ---------- > Cumhurbaşkanı “partili” olabilir Başkanlık sistemi tartışmalarına değinen Erdoğan, şunları söyledi: “Özal’ın, Demirel’in tezlerini gündeme getirdim, ‘ülke elden gidiyor’ dediler. Tartışalım dedim. Koskoca parti lideri bile ‘parlamento ortadan kalkacak’ diyebiliyor. Koskoca ABD var! Onun da eksik yanları var. Tamamıyla o olsun demiyorum. Oraya monte edeceğimiz yönler de olabilir. Ya da partili cumhurbaşkanı... Bir cumhurbaşkanının sırtını dayadığı bir partisi ya da ona gönül verenlerin olduğu organize kitle yoksa, o cumhurbaşkanı zayıf kalır. Sembolik olur. Sembolik olmakla icraat yapılamaz...” > Takımın iskeletini bozmayacağım 30 Eylül’deki kongre ile ilgili açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Takımın iskeletini bozmayacağım. Oturmuş bir yönetim ekibimiz var. Çoğu işlevlerini yerine getiriyor. Tabii hücre tazelenmesi de çok yerinde olur. Partimizin MKYK’sında ve il yönetiminde 3 dönem uygulaması yoktur. Bu uygulama Genel başkan, il, ilçe başkanları ve milletvekilleri içindir. Bir dönem geçtikten sonra yeniden seçilme hakları var” diye konuştu. > Baş örtüsünü geri çekmedik, erteledik Kamuda başörtü serbestisi getirecek öneriyi geri çekmediklerini söyleyen Erdoğan, “Sadece anlaşılamayan maddenin ertelenmesi var. Anlaşılan maddeyi görüşelim, anlaşılamayan maddelerin ele alınmadığı bir yaklaşım sözkonusu. Mevcut gelişmeler olumlu gitmiyor. Özellikle BDP’nin yaklaşım tarzı çok olumsuz. CHP’nin ne yapacağı belli değil. MHP ile AK Parti’nin uyumlu görüntüsü söz konusu. Net söylüyorum, masayı terk etmeyeceğiz” dedi. > İsrail’le normalleşme için şartlarımız belli Ukrayna Devlet Başkanı Yanukoviç ile yaptığı görüşmenin ardından konuşan Erdoğan, “Türk-İsrail ilişkilerinde ara buluculuk gayretlerinin” sorulması üzerine şunları söyledi: “Cevap bellidir. Birincisi özür, ikincisi tazminat, üçüncüsü Filistin’de ambargonun kaldırılması. Bunlardan herhangi birisi olmadığı sürece normalleşmenin olması mümkün değil. Eğer bu üçünü garantiye alacak varsa, biz ‘evet’ deriz. Yoksa arabulucuların yorulmasına gerek yok” diye konuştu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108594
    % -0.02
  • 3.4937
    % -0.05
  • 4.1108
    % -0.52
  • 4.4876
    % -0.5
  • 144.69
    % -0.36
 
 
 
 
 
KAPAT