BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Safsata!..

Safsata!..

Geçmiş tarihimizin Muhteşem Süleyman’ı kimdir diye soranlara vereceğimiz cevap bellidir; Kanuni Sultan Süleyman.



Geçmiş tarihimizin Muhteşem Süleyman’ı kimdir diye soranlara vereceğimiz cevap bellidir; Kanuni Sultan Süleyman. Döneminde Osmanlı İmparatorluğu Asya topraklarının yanı sıra Afrika ve Avrupa topraklarına kadar uzanıyor. Osmanlı’nın muhteşem yüzyılına imza atıyor, Muhteşem Kanuni Sultan Süleyman. Sakın yanlış anlamayın TV dizisi Muhteşem Yüzyıl ile ilgili tartışmalara girmeyeceğiz. Bizim derdimiz başka. Bir de yakın tarihimizin “Muhteşem Süleyman”ı var; Peki bu Muhteşem Süleyman kim? Hemen anlatalım; Cumhurbaşkanı, Başbakan, en zor dönemlerde koltuğunu bırakıp şapkasını alıp giden siyasi bir figür. 12 Eylül darbesinin mağduru, 71 Muhtırasının muhatabı. “Halk beni suçsuz buldu” diyerek darbecilerle hesaplaşmayı bir kenara iten bir bilen... Ama 28 Şubat post modern darbesinin mimarı ve baş aktörü olduğu ileri sürülen bir lider. Muhteşem Süleyman önceki gün de tarihin boş sayfalarına yeni bir imza attı, kendisinin ilişkilendirilmesi ve Özal’ın zehirlenerek öldürüldüğü iddiasıyla ilgili olarak: “Bunların hepsi safsatadır...” Tarihten iki “Muhteşem Süleyman”ı aktardık sizlere. İnşallah anlatabilmişizdir, ne dersiniz? >>> Şiir gibi Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu yolun sonuna geldi artık. Alt komisyon raporları titizlikle hazırlanmış. Olaylar ve gelişmeler kronolojik bir sıraya göre aktarılmış. Komisyon Başkanı Nimet Baş’ın hazırladığı ana rapora gelince; binlerce belge tarayan ve alt komisyon raporlarını okuyan, bizzat bilgisine başvurulanları dinleyen Nimet Hanım, fevkalade bir çalışma yapmış. Nihai raporda Nimet Hanım’ın kalemine akıttığı duygularını görmek mümkün. Rapor akıcı bir üsluba sahip; Bir şiir gibi, bir roman gibi. İnsanı sıkmıyor. Âdeta bir belgesel tadında. Darbe dönemlerine ışık tutan bu raporu, Nimet Hanım’ın daha da geliştirerek kitap haline getirmesi; hatta TV belgeseli haline getirmesi gerekir. Okullarda demokrasi dersi bile olabilir, bu kitap. Bu konudaki sözlerimizi Nimet Hanım’ın Türkiye’nin yakın geçmişini özetler nitelikte olan bir cümlesiyle noktalayalım isterseniz: “Her darbe diğer bir darbenin rahminde oluşmuştur.” >>> Nasip Ellili, altmışlı yaşlarda emekli olan ya da işsiz kalan insanların kalp krizine yakalanma riski çok fazlaymış, bilim adamlarının yaptığı son çalışmalara göre. Yani tıbben uzun ve sağlıklı yaşamanın şartı; çalışmak... AK Parti hükümeti çalışma hayatında değişiklik yaptı, emeklilik yaşını 65’lere çekti diye şimdiye kadar boşuna veryansın ediyormuşuz meğer. Başbakan Erdoğan’ın bir bildiği varmış ki bütün itirazlara rağmen sistemi kökten değiştirdi, kimsenin gözünün yaşına bakmadan(!)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT