BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Geçdi Galib Dede

Geçdi Galib Dede

Vefatının 200. yılında andığımız “Hüsn ü Aşk” üstadı Şeyh Galib, Sultan III. Selim’le olan dostluğuyla bilinir...



Osmanlı’da sanat-siyaset ilişkisini iyi anlayabilmek için III. Selim ve şair Şeyh Galib birlikteliğini iyi anlamak gerekiyor. Vefatının 200. yılı dolayısıyla anılan Şeyh Galib hakkında, ortaya ciddi çalışmalar konulmuş değil. Beşir Ayvazoğlu’nun “Kuğunun Son Şarkısı” (Ötüken, 0 212 251 03 50) isimli kitabıyla, Ankara’da yayınını sürdüren “Hece” dergisinin (0 312 419 69 13) çıkardığı Şeyh Galib Özel Sayısı dışında herhangi bir programın yapılmamış olması üzücü. Cumhuriyet’in 75 ve Osmanlı’nın 700. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinliklere bir katkı olabilecek Şeyh Galib Günleri için henüz geç kalınmış sayılmaz. (İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Daire Başkanlığı’nın 2 yıl önce düzenlediği Şeyh Galib Günleri’ni hatırlatmak isteriz.) YENİ BİR ŞİİR IRMAĞI Mehmed Es’ad, Mustafa Reşid Efendi’nin oğlu olarak, Mevlevî kültürünün bütün incelikleriyle yaşandığı bir ortamda, 1757’de dünyaya gelmiştir. Babası Mustafa Reşit Efendi, yaradılışındaki muhalif kişiliği sebebiyle olsa gerek, Mehmed Es’ad’ın (bundan sonra Galib veya Şeyh Galib diyelim) sistemli bir eğitim almasını engellemiş ve ilk eğitimini kendisi vermiştir. Şeyh Galib’in en yakın dostu Esrar Dede, “Tuhfe-î Şâhidî”yi babasından öğrendiğini belirtir. Bir süre Hamdî adlı bir hocadan dersler alan Galib, çok genç yaşta Arapça ve Farsça’nın yanısıra, Ali Şir Nevâî’yi okuyabilmek için Doğu Türkçesi’ni de öğrenmiştir. Hoca Neş’et’in verdiği “Es’ad” mahlasıyla şiirlerini yazan ancak bir süre sonra Galib (bu isim dolayısıyla çağdaşı Surûrî’nin tenkidine uğramıştır) mahlasını kullanmaya başlamıştır. Es’ad Galib mahlasını da kullanan şair, sonunda Galib’de karar kılmıştır. Yoğun bir biçimde, “Hüsn ü Aşk” ismini verdiği divanını tamamlamaya çalışmaktadır. Şiir dünyasında yeni bir çığır açan Galib, meclislerde konuşulan, eski şairlerle kıyaslanan ve çoğundan üstün görülen biri haline gelir. İSTANBUL YANGINLARI... 1782 yılında İstanbul’u kasıp kavuran ve Haliç, Yedikule, Topkapı, Silivrikapı, Kocamustafapaşa, Beyazıt, Süleymaniye gibi şehrin ana mekânlarını yakıp yıkan yangından oldukça etkilenen şair, “Hüsn ü Aşk”ta çok etkileyici yansımalara yer verir. Ülkenin içinde bulunduğu siyasî manzara da pek parlak değildir. Bu dönemde divanını tamamlayan Galib, üç yıllık aradan sonra şiire Farsça bir gazelle döner: “Ger zi sırr-ı aşk güftârest ba’d ez hâmuşî/Ez sübhan bâlâ çi esrârest ba’d ez hâmûşi”. Rus düşmanı ve Fransız dostu olan Sultan III. Selim, Yeniçeri Ocağı’nı kaldırarak yerine modern bir ordu kurmak için çalışıyordu. Ocağın bağlı bulunduğu Bektaşîye’ye karşı Mevlevîye’yi desteklemek, bunun için de Mevlevî liderlerini yanına almak için çalışan padişah, Galib Dede’ye yanaşmış, aralarındaki dostluk ilerlemiştir. Sultan III. Selim’den “müceddid” olarak bahseden Galib Dede, onun da desteğiyle Galata Mevlevihanesi’ne “şeyh” olmuştur. Aynı dönemde yaşamalarına rağmen Hammâmîzâde İsmail Dede Efendi ile Şeyh Galib arasında yakın bir dostluk olduğu söylenemez, ancak Galib’in vefat ettiği yıl Hammâmîzâde İsmail, “Dede” unvanını alır ve “Yine zevrâk-ı derûnum kırılıp kenâre düşdü” diye başlayan gazelini besteler. Şeyh Galib, 1794 yılında annesi Emine Hatun’u, 1796 yılında ise can dostu Esrar Dede’yi kaybeder. Çok üzülür ve hayatının en acı günlerini yaşamaya başlar. Bir süre sonra vereme yakalanır. Bütün tıbbi müdahalelere rağmen hastalığı şiddetlenen şair, “henüz” redifli gazelinde “Can sefer kerde vü dil vâlih-i dîdar henüz/Hâne hâlî şüd ü âyîne bedîdâr henüz” matla’ı ile başlayan Farsça gazelinde, ölümün yakınında olduğunu söyler. Nitekim 3 Ocak 1799 Çarşamba günü, kırk iki yaşında ve sakalında bir tek ak bile bulunmadan Hakk’a yürür. Şeyh Galib’in cenazesi, ertesi gün Galata Mevlevîhânesi’nin avlusunda, Mesnevî yayıncısı İsmail Rusûhî Dede’nin ayak ucuna defnedilir. Şairin vefatından sonra tarih düşürme işi, bir zamanlar onu hicveden Surûrî’ye nasib olur: Geçdi Galib Dede candan yâhû (1213)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98812
    % -0.52
  • 5.4924
    % -1.28
  • 6.1985
    % -1.51
  • 7.3364
    % 0.15
  • 234.388
    % -0.66
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT