BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mutluluğa devam

Mutluluğa devam

Okuyucuya adanmış bir kitaptan, Mutluluk Sanatı’ndan söz etmeye devam ediyorum. Batı toplumlarında psikiyatrlar sıkı bir eğitimden geçirilirler.



Okuyucuya adanmış bir kitaptan, Mutluluk Sanatı’ndan söz etmeye devam ediyorum. Batı toplumlarında psikiyatrlar sıkı bir eğitimden geçirilirler. Bu nedenle mutluluğun ulaşılabilecek bir hedef olduğu düşüncesine yardım edemeseler de cevap verebilirler kendilerince. Freud’un “kişi, insanın mutlu olma isteğinin Yaradılışın planı içinde bulunmadığını söyleme eğilimi gösteriyor” gibi kavramlarıyla yüklenmiş olurlar. Bakın Batılı bakış açısı ne diyor... “Gerçek mutluluğa ulaşma kavramı, Batı’da her zaman hasta edici, anlaşılmaz, ele geçmez olarak görülmüştür. Hatta ‘mutlu’ kelimesi bile, İzlanda dilindeki şans ya da talih anlamına gelen ‘happ’dan türetilmiştir. Görünüşe göre bu mutluluğun gizemli bir doğası olduğu görüşünü çoğumuz paylaşmaktayız. Hayatın getirdiği o neşeli anlarda, mutluluk sanki denizlerin ötesinden gelen bir şeymiş gibi görünür. Batılı zihinlere göre, mutluluk, kişinin sadece ‘zihnini eğiterek’ geliştirip koruduğu bir şey gibi gözükmemektedir.” Halbuki gizemli Doğu’nun yaklaşımı farklı... “Bu konuda, zihni eğitmekten bahsettiğimizde, zihni, sadece kişinin bilip kavramaya ait becerisi ya da aklı olarak tanımlıyoruz. Bu terimi daha çok, Tibetçe’de daha geniş anlamı olan, daha çok ‘ruh’ ya da ‘psike’ye yakın olan, aklı ve hisleri, kalbi ve zihni içeren ‘Sem’ kelimesi anlamında kullanıyoruz. Belli bir içsel disipline sebep olarak, tutumlarımızda, tüm dış görünüşümüzde ve hayata yaklaşımımızda da değişime uğrarız. Bu içsel disiplinden bahsedersek, tabii ki işin içine, pek çok şeyi, pek çok yöntemi katabiliriz. Fakat genel olarak konuşursak, kişi, arayışına onu mutluluğa ve acı çekmeye götüren nedenleri ortadan kaldırabilir ve mutluluğa götüren nedenleri geliştirebilir. Bunu başarmanın yolu budur.” Görüldüğü gibi iki bakış açısı arasında dağlar kadar fark var. Bir tanesinde insanlar daha çok maddeye bağlı olarak yaşamaya şartlandırılıyorlar. Son model bir araba alırsa mutlu olacağını düşünüyor kişi. Halbuki gidip o arabayı aldığında duyduğu his çok kısa bir süre içinde geçiyor. Demek ki alma anında hissedilen şey aslında mutluluk değil, sadece tatmin. Daha ziyade Batı kültürüne yakın eğitim almış olan bizlerde de durum pek farklı değil. Hepimiz akşama kadar var olan rahatımızı bozup başımıza yeni işler açacak kıpırtılar içindeyiz. Zannediyoruz ki bir hamle daha yaparsak bu sefer olacak. Bu kez mutluluk yakalanacak. Bu doğru değil. Eğer doğru olsaydı bütün zenginlerin çılgınca mutlu olmaları gerekirdi. Aslına bakarsanız ben etrafıma baktığımda insanların zenginleştikçe huzursuzlaştığını görüyorum. Düşünce zincirinin bu halkasına gelindiğinde mutluluğun, insanın içinde yetiştirebileceği narin bir çiçek olduğunu anlıyoruz. Dış dünya ve onun şartlarıyla ilgisi olmayan bir beceri mutlu olmak. Ve bu da diğer bütün beceriler gibi öğrenme şartına bağlı. Yani mutluluk piyangodan çıkmıyor. Siz uğraşı veriyorsunuz. Çabalıyorsunuz. Sizi mutlu eden davranış biçimlerini ve modelleri gözlemliyorsunuz. Giderek olumlu olanları hayatınıza daha çok kabul ediyor, olumsuzları eliyorsunuz. Yazıldığı veya söylendiği kadar kolay bir iş değil bunu başarmak. Ama sağlıklı bir ruh ve beden için mutlaka denenmesi lazım. Çünkü insanın ruhu rahat olmadığında bedeni de çeşitli arızalar göstermeye başlıyor. Sayısız sinir hastalığının yanı sıra psikosomatik vakalar da gün geçtikçe artıyor. Çocukluktan itibaren, özellikle bizim ülkemizde, başkalarını mutlu etmemiz gerektiği kazınır beynimize. Annemizi, babamızı yüksek notlarla sevindirmeli, kocamızı, hoş yemekler pişirip evi temiz tutarak ve nur topu gibi çocuklar doğurarak mutlu etmeliyiz! Bir Allah’ın kulu da çıkıp, “sen de insanlardan şunu talep et, onlar da biraz seni mutlu etmek için uğraşsınlar” demez. Bu kocaman bir hata. Eğer mutlu olmayı hedefliyorsak işe kendimizden başlayacağız. Derin bir nefes alıp şu cümleyi söyleyeceğiz: “Önce ben!”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT