BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yükümüz ağır!

Yükümüz ağır!

Bu gece falanla filanla değil, Milan’la oynayacağız. Gullit ve Marco Van Basten dönemindeki efsane günlerini yaşamasa da; geçmişi geleceğinin aynası olan bir kulüp...



Bu gece falanla filanla değil, Milan’la oynayacağız. Gullit ve Marco Van Basten dönemindeki efsane günlerini yaşamasa da; geçmişi geleceğinin aynası olan bir kulüp... Yaptıkları, yapacaklarının da ihbarcısı olabilir. Üstelik, bir sorun daha var. Geçen yıl onları hem Şampiyonlar Ligi’nden, hem UEFA’ya katılma hakkından mahrum etmiş bir ülke olarak; bize karşı özel kin yüklüler... Kan davası gibi bir intikam duygusu diyemesek de, bizle görülecek hesapları var. Bir Şampiyonlar Ligi maçı statüsünün çok ötesinde, farklı misyonlar üstlenilmiş bir durum söz konusu... Gerçi Beşiktaş’la oynadıkları maçlarda; birinde 4, diğerinde 2, toplam 6 golle Türkler’e karşı hınçlarını biraz hafiflettiler ama, tam da dindiremediler. Karşısında bir kez daha G.Saray’ı gören Milan’ın, kırmızıyı görmüş boğa gibi burnundan öfkeyle soluyacağını tahmin etmek; zor değildir. *** Geçen seneki bile diyemeyeceğim; sadece 5 ay önceki G.Saray elimde olsa, umurumda mı olur? Milan’ı silkeler, tozunu alır; güneş görsün diye balkona asarım. Bizim onlara geçen sene, kendi sahalarında yenildiğimize aldanmayın. İlk devrenin son dakikalarında, arka arkaya gelen şok gollerle, maçı 2-1 kazandılar diye bayram yaptılar. Çünkü ikinci yarıda adamları rezil ettik. Onları öyle bir abluka altına almıştık ki; doğduklarına doğacaklarına pişman oldular. Avrupa’nın en yırtıcı seyircisinin bulunduğu Meazza Stadı; maçın bir an evvel bitmesini isteyen panik halindeki İtalyanlar’la doluydu. Maçın düdüğü; rezil olmaktan kurtulan bir Milan fiyaskosunu, zor bela önlemişti. Galatasaray; sahada korku, dillerde tat, Avrupa’da nam salmıştı. Caterpiller buldozeri gibi, geçtiği yerde derin izler bırakıyordu. Şimdi karda yürüse, belli olmuyor. *** Bugün, boynumuz biraz kıldan ince... O güçlü futbolumuz, artık biraz narince... Adımız gene Galatasaray... Renklerimiz gene sarı-kırmızı... Gene Emre’miz, Hagi’miz, Ergün’ümüz, Okan’ımız var. Ama birşeyler artık eskisi gibi değil.... Takımımızla birlikte Avrupa’ya giden seyircimiz de düştü... Son dönemde, toplam 7-8 kişiyle yapılan turlar gördük. Oysa öyle miydik?... Hertha Berlin’le 72 bin kişilik stadda yapılan maçta, dörtte üçbuçuk seyirci bizimdi. Dortmund, kendi stadına kendi seyircisini sokamadı. Orada da tribünün mutlak patronu bizdik. Almanya’nın göbeğinde, bir avuç Alman vardı. Bu muhteşem sahnelerden sadece 5 ay sonra, G.Saray Avrupa’da yalnızca 1.000 seyirci toplayabiliyor... Demek ki, artık eksik olan bir şey var. Süte su mu katıldı? Zeytinyağına, motor yağı mı karıştı? Yemek ocakta mı yandı? Ne olduysa oldu, eski lezzet yok. Mutfakta yabancı biri mi var? *** UEFA Şampiyonu... Süper Kupa sahibi... Böyle mi olmalı? Bastığı yerden ses getiren bir G.Saray özlemi içinde; bugünkü Milan maçı, eskisi gibi beklentilerime önceden garanti veremiyor. Yüreğimde umudum var şüphesiz... Ama umut, eskiden aort kapağında dururdu. Şimdi daraldı, ufaldı; kılcal damarlara sindi... Röntgende bile zor görünüyor. *** Şair Emily Dickinson, “Umut, tüylü bir şeydir” demişti. Woody Allen, çıkardığı kitabının adını “TÜYSÜZ” koydu. Yani durumu “Umutsuz” demeye getiriyor. Milano’da kim kıllı, kim akıllı göreceğiz. Göğüslerinizi ve kafataslarınızı açın!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT