BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yine Kürtçe üzerine

Yine Kürtçe üzerine

“Hangi Kürtçe” başlıklı yazıma ANAP Şırnak Milletvekili Prof. Dr. Sayın Salih Yıldırım’dan cevap geldi. Onunla hem telefonla konuştuk; hem de bana, UNİCEF’in bir araştırmasını gönderdi.



“Hangi Kürtçe” başlıklı yazıma ANAP Şırnak Milletvekili Prof. Dr. Sayın Salih Yıldırım’dan cevap geldi. Onunla hem telefonla konuştuk; hem de bana, UNİCEF’in bir araştırmasını gönderdi. Bu araştırmalara dayanarak sayın Yıldırım diyor ki: “Güneydoğu Anadolu bölgemizde okur-yazar oranı % 60.4; Doğu Anadolu bölgemizde okur-yazar oranı % 65’tir. Diyarbakır ilimizde 7-13 yaş grubunda okur-yazar olmayan kız çocuğu oranı % 61.4. Erzurum ilimizde bu oran % 59.4’tür. Diyarbakır’da, aynı yaş grubu erkek çocuklarda bu oran % 40, Erzurum’da % 27.9’dur. Benim seçim bölgem olan Şırnak ilimizde okur-yazar oranı % 41’dir. Erkeklerde bu oran % 58, kadınlarımızda ise % 20’dir. % 80’i okur-yazar olmayan kadınlarımızın % 50’si Türkçe bilmemektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü konusunda duyarlılığımız herkesinkinden çoktur. Bu yüce devlet ve ulus ilelebet yaşıyacaktır. Hiçbir kaygıya gerek yoktur. Saygılarımla.” Sayın Salih Yıldırım’ın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hakimiyetine ve toprak bütünlüğüne herkesten daha çok inandığına ve bağlı olduğuna hiçbir itirazım yok. Kendisine teşekkür ederim. Yalnız, Doğu ve Güneydoğu Anadolu konusunda benim kaygılarım var. Onun “Hiçbir kaygıya gerek yoktur” şeklindeki ifadesine rağmen, kaygılarım çoktur. Kaygılarım, Türkiye’nin yüzyıllık tarihini biraz incelemekten ve yabancı devletlerin Türkiye üzerindeki değişmez siyasetlerini birazcık bilmemden ileri geliyor. Nitekim, benim yazımın yayınlanmasından birkaç gün sonra, gazetelerimizde yer alan müstakbel Ermenistan haritası beni haklı çıkarıyor. Sayın Salih Yıldırım da araştırdığında görecektir ki, kendi seçim bölgesi olan Şırnak, hem müstakbel Ermenistan’ın sınırları içindedir; hem de Arz-ı mev’ut olarak müstakbel İsrail’in kucağındadır. Geçen haftaki sorumu kendilerine ve düşünen herkese bir kere daha soruyorum: Ermenistan ve İsrail, kendi büyük dâvâlarından vaz mı geçti acaba? NATO anlaşmasına bizimle birlikte imza koyan Batının anlı-şanlı devletleri, kanlı bir terör örgütü olan PKK’yı neden destekledi? O NATO devletleri ki, Türkiye’nin toprak bütünlüğüne yapılan bir saldırıyı kendi topraklarına yapılmış sayacak, gelip bizim ordumuzun yanında yer alacaktı. PKK, Türkiye’nin toprak bütünlüğünü parçalayacak bir ihanetin içine girince, NATO devletleri bizi yalnız bıraktı. Bazı NATO ülkeleri, teröristlere karşı kullanacağımızı düşünerek bize silah bile satmadı. Ben, sayın Salih Yıldırım’ın kaygısızlığına şaşırıyorum. Şeyh Said ayaklanmasını mahkeme zabıtlarından okumasını çok isterdim. Şeyh Said hain mi? Hayır; değil! Şeyh Said vatanı bölmek mi istiyordu? Hayır! Böyle bir niyeti yoktu. Ama Şeyh Said ayaklanmasını düzenleyen İngilizler, Musul ve Kerkük Bölgesi’ni elimizden vurup aldılar. O Musul ve Kerkük ki, son Osmanlı Meclisi’nin ve Cumhuriyet Meclisi’nin kararlarıyla Misak-ı Millî sınırları içindeydi. Şeyh Said, devlete İngiliz silahlarıyla başkaldırdı. Ve duruşmanın her celsesinde dedi ki: “Bir köprü başında silahlı kuvvetlerimize teslim olduğum zaman heybemde bin altın vardı. Bu altınların beşyüzü elde, beşyüzü kayıptır. Kayıp altınların araştırılmasını istiyorum!” Acaba o İngiliz silahlarını ve heybesindeki bin altını, Şeyh Said, buğday satarak mı, ot satarak mı, koyun-kuzu satarak mı elde etti? Dün Şeyh Said’i ayaklandıran hain güçler, bugün yeni figüranlar, yeni uşaklar kiraladılar. Devletimize yüz milyar doların üzerinde bir külfet yükleyen ve en az otuzbin insanımızın kaybına sebebiyet veren ve kanlı ayaklanma karşısında kim kaygılanmadan durabilir? UNİCEF’in tesbitlerine itiraz etmiyorum. Aynı kuruluşa göre, 7-13 yaş arasında okula kayıtlı olmayan erkek öğrenci sayısı İstanbul’da % 18.6, Eskişehir’de % 21.5, Ankara’da % 14.9’dur. Bu nisbet Diyarbakır’da % 40.0, Şanlıurfa’da % 28.6, Elazığ’da ise % 20.8’dir. Aynı yaş grupları arasında okula kayıtlı olmayan kız çocukları İstanbul’da % 21.6, Eskişehir’de % 42.7, Ankara’da % 17.6, Diyarbakır’da % 61.4, Şanlıurfa’da % 46.3, Elazığ’da % 33.3’tür. Görülüyor ki Doğu’da da, Batı’da da, Ortada da okuma-yazma bilmeyen, okula gitmeyen kız sayısı, erkek sayısından daha fazla. “Oku” emriyle başlayan Kur’an’a rağmen, “ilmi, kadın-erkek her Müslümana farz kılan bir peygambere rağmen bir takım insanlar kızlarını ve oğullarını okutmuyorlarsa, bu bizim büyük ayıbımızdır. İslâma uzak kalışımızdandır. Şırnak bölgesinde yaşayan kadınların % 50’si Türkçe bilmiyorsa, bu hem Osmanlı devletinin, hem de gelmiş geçmiş bütün Cumhuriyet hükümetlerinin affedilmez ayıbıdır. Peki şimdi ne yapmalıyız? Bu ayıbı, Kürtçe eğitim ve Kürtçe TV yayınları yaparak giderebilir miyiz? Milyon kere hayır! Böyle bir yola gidildiği takdirde, bölgede Türkçe bilmeyen kadınların ve erkeklerin nisbeti yakın bir gelecekte % 99 olur. Peki sonra? Bu sorunun cevabını Atatürk’ün, Türk Dil Kurultayı’ndaki bir konuşmasından öğrenelim: “Biz Balkanlar’ı niçin kaybettik biliyor musunuz? Bunun tek bir sebebi vardır. Bu da Islav araştırma cemiyetlerinin kurduğu Dil kurumlarıdır. Bizim içimizdeki insanlar millî tarihlerini yazıp, millî şuurlarını uyandırdıkları zaman, biz Balkanlar’dan Trakya hudutlarına çekildik.” Okuduklarım, bildiklerim, gördüklerim bana diyor ki: “Kürtçe eğitim ve Kürtçe TV yayınları, bir süre sonra, Kürd’ü Ermeni’ye ve Yahudi’ye boğazlatacaktır. Türkiye’ye ve Türkiye Kürtlerine bundan büyük ihanet olmaz!” Saygılarımla arz ederim efendim.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT