BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Strateji üretmek!

Strateji üretmek!

Kişi, kurum, ülke ve milletlerin geleceğe dönük plânlarıdır strateji... İhtiyaç duyulan kişi ve kitlelere göre girdileri çoğalan stratejinin üretilmesinde sistem sözkonusudur.



Kişi, kurum, ülke ve milletlerin geleceğe dönük plânlarıdır strateji... İhtiyaç duyulan kişi ve kitlelere göre girdileri çoğalan stratejinin üretilmesinde sistem sözkonusudur. Belli bir sistem içerisinde ele alınmayan her konu tartışma doğurur. Mesele tartışma ise; mevcut yapı ve anlayışı sürdürmekte bir mahzur yoktur. Yok eğer mesele uzlaşmak ve belli hedefler istikametinde topyekun çalışmak ise; bu takdirde belli bir sistemin izlenmesi kaçınılmazdır. Hele konuları şahsileştirdiğimiz ve/veya tek bir konuya inhisar ettirdiğimizde bütünlükten sözedilemez!.. Bugün Türkiye’de yaşadığımız kaos, kriz ve tartışmaların temelinde sistem eksikliği mevcuttur. Konulara ilmi mantıkla yaklaşılmadığı, belli ve kabul gören bir sistem içinde kalınmadığı müddetçe çözüm üretilemez. Hatta üretildiği zannedilen çözümlerin çok defa çözümsüzlük olduğu görülür. Bu arada kayba uğrayan zaman ve imkânlar da heder edilir! Buraya nereden geldik? Bazılarımıza göre onbeş bazılarımıza göre yüzelli yıldır devam etmekte olan Şark Meselesine; sunulan çözümden geldik. Bazı resmi kurumların din, dil, sosyo-politik ve kültürel konulardaki fikirleri; ister şahsi, ister kurumsal fikirler olsun, bağlayıcı ve yol gösterici olamaz! Olamaz çünkü; o kişi ve kurumların teşkilât yapı ve kanunları bu tür çözümler üretecek tarzda hazırlanmamıştır. Hazırlanacak olan metin veya belge bir haber toplama planı ve belgesi ise buna söylenecek bir sözümüz olamaz. Ancak konu teşkilât kanunlarının çizmiş olduğu görev ve yetkilerden ayrı bir konu ise, o takdirde biraz durup düşünmek gerekir. Son günlerin flaş konusu Kürtçe hakkındaki görüşlerin test edilmesinde de belli bir sistemden hareket edilmelidir. İster kişi, isterse kurum görüşü olsun, sistem içinde tutarlı olmayan çözümler, doğru bile olsa fayda sağlamaz. Daha açık bir ifade ile günü-birlik ihtiyaçlara cevap verecek çözümler strateji olarak kabul edilemez. Tercihlere dayanak yapılan bilgi, belge ve verilerin doğruluğu ise tamamen ayrı bir çalışma gerektirir. Bugün ülkemizde slogan haline gelen; “şu kadar şu, bu kadar da bu”cu var! görüşünden hareket edilirse; Türkiye’de eli yüzü düzgün, Müslüman Türk’ün çok küçük bir azınlık olduğu inancı doğabilir. Bir taraftan ikiyüz milyonluk Türk dünyası ve altıyüz yıllık bir Türk imparatorluğundan söz ederken diğer taraftan kendi öz yurdunda Müslüman Türk’ü azınlık yapmak hiç kimsenin inhisarında olmamalıdır. Çok değil, on yıl önce; “aynı soyun oymağı, aynı ağacın dalları” diye dile getirilen resmi görüşler, bugün nasıl oldu da şıp diye değişiverdi? Gerçekten hayati önemi haiz karar, görüş ve stratejilerin kamuoyuna takdim şekli böyle olmamalıydı. Meselelerin siyasi, askeri, kültürel, sosyal, estetik ve akademik yönleri olabileceğinden hareketle; yol ve yöntem yeniden gözden geçirilmelidir. Bıçak sırtında duran dengeleri görmezlikten gelmek, yeni ve gereksiz tartışmalara merhaba demek olacaktır!..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT