BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir kırmızı lâle koysam masana!..

Bir kırmızı lâle koysam masana!..

Yanından geçerken pespembe güller atsam kucağına... Sonra da, bana doğru uzattığın, beyaz bir gülü koklasam avuçlarından; Ama asıl, teninin kokusunu hissetmek ister gibi!..



Yanından geçerken pespembe güller atsam kucağına... Sonra da, bana doğru uzattığın, beyaz bir gülü koklasam avuçlarından; Ama asıl, teninin kokusunu hissetmek ister gibi!.. ..... Ve bir kırmızı lâle koysam masana... Ya da sarıp gelinteliyle onu, yerleştirsem vazona; Adımı “içine” doldurur gibi! ..... Bir kırmızı lâle koysam masana... Bir kırmızı lâle koysam; Ve; ...konuşmasam!.. *** Çiçekler varken, söze ne hâcet!.. Değil mi?.. ..... Bunca gevezelik arasında, pek çoğumuz daha az konuşmayı seçiyor artık... İşte, bizim sustuğumuz zamanlarda “konuşabilecek” olan “çiçeklerin dili” ile yine bizim duygularımız... ..... Her çiçek başka başka sözler fısıldıyormuş meğer kulaklarımıza... Bakalım, ne diyor bize çiçekler? Türk dilinde çiçeklerin dili Beyaz gül: Masumiyet Kırmızı gül: Aşk Pembe gül: Gönlüm sende Sarı gül: Sıcak sevgi Beyaz karanfil: Temizlik, saflık Kırmızı karanfil: Sevgi Pembe karanfil: İçtenlik Sarı karanfil: Hüzün Anemon: Gençlik Beyaz glâyöl: Dostluk Kırmızı glâyöl: İstek Pembe glâyöl: Zarafet Sarı glâyöl: Kıskançlık Mor glâyöl: İnanç Orkide: Mağrur, gururlu Sterliçya: Sıcak sevgi Ağlayan gelin: İsyan Nilüfer: Gelecek yenileme Beyaz lâle: Saflık, temizlik Kırmızı lâle: Seni seviyorum Pembe lâle: Anlayış Sarı lâle: Gerginlik Menekşe: Alçak gönüllü İris: Hatıra, zarafet Kamelya: Mağrur Lilyum: Güven Gerbera: İyimser Frezya: Suçsuzluk Beyaz krizantem: Sadakat Kırmızı krizantem: Sessiz istek Mor krizantem: Burukluk Mersedes gülü: Melânkoli Altın kadeh: Umut Fulya: Unutma Aşk dilinde ne diyor çiçekler? Menekşe: Ketum aşk Kamelya: Mağrur aşk Lâle: Asil aşk Mavi gül: İlahi aşk Anemon Aşkta saadet Gelincik: Mazlum aşk Kış gülü: Temizlenmiş aşk Hercai: Şefkatli aşk Kırmızı gül: Ateşli aşk Salkım: Geçici aşk İris: Aşk hatırası Siklâmen: Aşk haberi Krizantem: Melânkoli Papatya: Uysal aşk Küpe: Aşkta hafiflik, hoppa aşk Ve, uluslararası dildeki ifadeleri: Pembe renk: Şefkat Beyaz renk: Saflık, temizlik Mavi renk: Yumuşak huylu Yeşil renk: Ümit ve istikbal Mor renk: Dul Altın sarısı: Sevinç, bolluk Kırmızı renk: Aşk Kahverengi: Geçmiş Siyah renk: Üzüntü Gri: Melânkoli R A M A Z A N 2 0 0 0 Dünyanın en eski binası hangisi? Düşünün ki bir bina olsun ve bu yapıyı da, şu yeryüzüne ayak basan ilk insan yapmış olsun... Olabilir mi?.. Evet... Varmış zaten!.. Gazetemizin takviminden okumuştum, şöyle diyordu: *** “...İşte Kâbe-i Mu’azzama, şu yeryüzüne ayak basmış olan ilk insan, ilk peygamber Âdem aleyhisselâm tarafından yapılmıştır... Yapıldıktan sonra da iki defa yıkılmış ve yeniden inşa edilmiştir. Son yapan İbrahim aleyhisselâm ile oğlu İsmâil aleyhisselâmdır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Kâbe, kaldırılmadan onu çok tavaf edin!.. İki kere yıkıldı, üçüncüde, ref olacak ve kalkacaktır...” Hazret-i Âdem, Kâbe-i şerîfi yaptıktan sonra tavaf etmiştir. Hadis-i şerîfte buyuruldu ki: “Âdem aleyhisselâm, haccı tamamladıktan sonra, melekler kendisini tebrik edip, (Haccın mebrur olsun) dediler.” ...... REF’: Kaldırmak, yüceltmek, yukarı kaldırma. Lâğvetme, hükümsüz bırakmak. MEBRÛR: Hayırlı, makbul, beğenilmiş. Sadık olmakla makbule geçmiş olan... Muhteşem bir söz: “Konuştuğuma pişman oldum, ama sustuğuma hiç pişman olmadım” Hazret-i Lokman Hakîm
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT