BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sonsuz aşklar

Sonsuz aşklar

Cemil Tokpınar'ın "Ömür Boyu Aşk" isimli kitabı 3 ayda 23 baskı yaparak erişilmesi zor bir rekora imza attı. Yazar, kitabının gördüğü ilginin kendisini şaşırttığını söylüyor.



“Mutlaka bir aşk vardır herkesin hayatında/ Gecelerine düş salan, yıldırımlar çıkaran dudağından" diyor Özcan Ünlü "Aşk Bu Kadar Yakışmamıştı Bana" isimli kitabında. Her insanın hayatında mutlaka bir aşk vardır ve bu aşkın ne kadar sürdüğü önemlidir. Cemil Tokpınar, "Ömür Boyu Aşk" isimli kitabında, adından da anlaşılacağı üzere, aşkın gelip geçici değil, sonsuz bir duygu olarak yaşanması gerektiğini söylüyor. 3 ay gibi bir zamanda 23 baskı yaparak rekor kıran "Ömür Boyu Aşk" kitabı üzerine Cemil Tokpınar'la konuştuk. Yalnız hayatlar Çok maddi ve mekanik bir hayatımız olduğundan yıla çıktığını söyleyen Tokpınar, "İnsanlar alabildiğine yalnızlaşıyor ve sıkıntılarını, dertlerini tek başlarına çekiyorlar. İnsanların sosyal yönü güçleniyor belki ama, ferdi yönü olağanüstü zayıf ve acılar içinde. Bunu kendi iç dünyamıza baktığımızda görebiliyoruz. Kendi problemlerimizle çevremizin ne kadar ilgili olduğunu görüyoruz. Bu sıkıntılar, toplumun temeli ailede çok yoğun yaşanıyor. Evliliklerinden önce birbirine çok tutkun olan, âşık insanların, evliliklerin daha ilk aylarında ve yıllarında büyük sorunlar yaşadıklarına şahit oluyoruz. Boşanmak için mahkemeye başvurduklarını veya boşandıklarını biliyoruz" diyor. "Ben" yerine "Biz" "Bizler insan olarak ne kendimizi ne de sevdiğimizi tanıyoruz. Peşine düştüğümüz şeyler, tanıdığımızı zannettiğimiz hususlar çok az. Bir nevi kendimizi aldanmış kabul ediyoruz. İnsanlar kendinin ve sevdiklerinin ruhunun derinliklerindeki güzellikleri farketmiş olsalar, aslında tartışmalara, soğukluklara, ayrılmalara gerek olmadığını görüyoruz. Bunun için bu soruna nasıl yardımcı olabilirim, diye bir araştırmaya başladım. Bu sahada yazılmış bir çok kaynağa ulaştım ve bir eser ortaya çıktı. Bu eserin temeli, aşkın tek başına olursa bencil bir duygu olduğunu, 'ben güzelim, aşkım sadece benim için yaşasın' mantığına dayandığı hatasını ortaya koymaktır. Aşkın yaşayabilmesi için, 'ben' duygusunun değil 'biz' duygusunun yerleşmesi gerektiğini anlatmaya çalıştım" diyen Cemil Tokpınar, temel anlayışın sürekli olarak muhatabının çıkarlarını düşünmek olması gerektiğinin altını da çiziyor. Aşk maratonu Evliliğin aşkı öldürdüğü iddialarını kesinlikle reddettiğini belirten Cemil Tokpınar, sözlerini şöyle tamamlıyor: "Aşkı bitiren aşamadığımız sorunlardır. Eğer sevgiliyi görünce aşk bitseydi, Resûlüllah Efendimiz (S.A.V.)'in Allah'a olan aşkı Mi'rac'dan sonra biterdi. Hazreti Aişe'nin aşkı biterdi. Onlar bitmediğine göre aşk süreklidir. Biz kendi beceriksizliğimizden dolayı aşkı bitiriyoruz. Aşk uzun soluklu bir maratondur ve hatta ömür boyu değil, sonsuz yaşanan bir duygudur. Kitapta aşkla belki doğrudan ilgili görülmeyen dört konuya girdik. Maddî meseleler, hastalıklar, psikolojik meseleler ve yetenek problemleri. Bütün bu meseleler aslında çok kolay aşılabileceği halde, büyütülüyor ve aşkın önünde büyük bir engel haline geliyorlar. Okuyucu bu kitapta kendini buldu ve bir çok evliliğin kurtulmasına vesile olduğumuzu görmek bizi sevindiriyor. Kitabı okuduktan sonra evliliği bitmiş olanların yeniden nikah masasına oturduklarına şahit oluyoruz. İnsanlar, sevdiklerini zaman zaman şaşırtmalı güzel sürprizlerle, yenilikler yapmalı hem ruhunda hem görünüşünde. Hep aynı kalmamalı, durağanlaşmamalı. Aşk o zaman süreklilik kazanır." (0 212 551 32 25, www.omurboyuask.net)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT