BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıyasıya mücadele

Kıyasıya mücadele

Beşiktaş kendi saha avantajını kullanabilmek için oyun planının iyi savunma üzerine kurmuştu. Woolridge bile topa baskı yapıyordu.



Beşiktaş kendi saha avantajını kullanabilmek için oyun planının iyi savunma üzerine kurmuştu. Woolridge bile topa baskı yapıyordu. Ayrıca çabuk geri koşarak Ülker'in elinden hızlı hücum silahını almayı ve gerekirse tempoyu düşürmeyi hedeflemişlerdi. Oyunun başında içeriden oynayan Ülker, iyi organize oldu ve pota altından sayılar buldu. Onur faul sıkıntısına düşünce, Kartal'ın savunması açıklar verdi. Ahmet Kandemir yine de alan savunmasını denemedi. Volkan da Harun'u çok iyi savundu; ancak o da faulleri dörtleyince mecburen Goljovic'e kaydırıldı. Faruk, Harun'u durduramayınca, Ülker kaptanının ikinci periyottaki 10 sayısı, takımını ilk yarı sonunda 40 sayı barajına ulaştırdı ki bu bizce önemli bir rakamdı. Volkan'ın sağlam savunmasının yanında hücuma yaptığı katkı da iki Amerikalı'nın sayılarıyla birleşerek, Kartal'ı ilk yarıda 48 sayıya taşıdı. Bu da Ülker'in savunma zaafiyetine işaret ediyordu. İlk yarıdaki Beşiktaş üstünlüğü rakibinden daha fazla atış kullanmasına dayanıyordu (35-27). Bu durum hava topu üstünlüklerinden ve genelde daha az top kaybetmelerinden kaynaklandı. İkinci yarıda daha derli toplu oynamaları halinde Ülkerliler rahatlıkla galibiyete ortak olabilirlerdi. Beşiktaş'ın ikinci yarının hemen başında, üstelik 52-42 öndeyken Volkan'ı oyuna alması gereksizdi; nitekim birkaç dakika sonra bu önemli kozlarını yitirdiler. Yarı saha organizasyonunda sıkıntı çeken Ülker, bunun üzerine rahatladı. Hangi oyun kurucuyla oynarlarsa oynasınlar, hücum organizasyonu oturmuyordu; pozisyonlar daha çok Harun'un topla oynamasıyla geliştiriliyordu. Ülker rakibini yakalayıp öne geçtiğinde (73-74) bitime daha beş dakika vardı. (Bu sürenin 15 dakikaya çıkacağını o sırada kimse bilmiyordu.) Kalan dakikalar gerçekten nefes kesiciydi. Rakibini sonradan yakalayan Ülker'in avantajlı konumu adeta sazı eline alan Woolridge'in çabasıyla dengelendi (Ülker onu durduracak bir savunmacı çıkaramadı.) ve normal süre berabere bitti. Murat Didin uzatma dakikalarında Woolridge'yi Haluk'la durdurdu. Ülkerliler stresli uzatma dakikalarını daha iyi göğüslediler. Beşiktaşlı oyuncular ise normal sürede beraberliği nasıl kurtardıklarını biraz unuttular. Maç içinde hiç dinlendirilmeyen Eley, iyice yoruldu. Bütün bunlara rağmen Ülker son hücumda elindeki topu kaptırınca Beşiktaş maçı birkere daha uzatmaya götürmeyi başardı. Ülker bu defa fırsatı kaçırmayıp tecrübesiyle maçı kazandı. Mücadele, direnç, dayanıklılık gibi kavramlar ile Harun'un iki nolu pozisyonu oynarken takımını mükemmel yönetmesi açısından uzun süre hatırlanacak bir maçtı.
KAPAT