BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fransızlar tarihlerini hiç okumuyor

Fransızlar tarihlerini hiç okumuyor

Avrupa'nın herhangi bir ülkesine gidenlerimizin dikkatini çeken bir şey var. Hemen herkes, toplu taşıma araçlarında bol bol kitap okurlar. Onun için Avrupa'da basılan kitapların büyük bir bölümü cep kitabı ebadındadır.



Avrupa'nın herhangi bir ülkesine gidenlerimizin dikkatini çeken bir şey var. Hemen herkes, toplu taşıma araçlarında bol bol kitap okurlar. Onun için Avrupa'da basılan kitapların büyük bir bölümü cep kitabı ebadındadır. Ancak bu kitapların türünde şüphelerim vardır. Herhalde bunlar magazin veya hop hop, zıp zıp türünde kitaplar olsa gerek. Zira Avrupalılar tarihlerini okumuyor. Ve bu okumaları yolculuklarının sıkıcı olmaması için olsa gerek. Eğer tarihlerimizi okuyoruz diyorlarsa, bile bile Türk milletine iftira ediyorlar. Alalım Fransızları. Şimdiki kuşak hiç zannetmiyorum ki, bir Pierre Loti'yi, bir Claude Farrere'i okumamışlar. Okusalardı, onların fikir aynası olan Fransız Meclis Dışişleri Komisyonundan, Ermeni iftiraları tasarısı geçemezdi. Meclislerinin genel kurul gündemine alınmazdı. Ermeniler Fransızları oyuna getiriyorlar. Zira Birinci Dünya Harbi ve devamındaki Şanlı Kurtuluş savaşımız sırasında, Fransız-Ermeni cinayet ortaklığını belgelemiş olacaklardır. Kültür Bakanlığı'nın geçen sene, büyük bir fedakarlıkla satın alarak ülkemize getirdiği Pierre Loti mektupları yine aynı bakanlıkça, yani sayın İstemihan Talay'ın gayretleri ile, Bakanlığın Yayınlar Dairesi Başkanlığınca 44 numaralı kitap olarak yayınlandı. Bakan beyi ve daire başkanını kutluyorum. Türk kültürüne iyi bir eser kazandırdılar. Bu Mektuplar; "Sevgili Fransamızın Doğudaki Ölümü" adını taşıyor. Ne isabetli bir isim. Evet Fransa, doğuda ölmeye devam ediyor. Şimdiki gafil genç kuşağın sayesinde. Madame François'nın, bölücü örgüte destek haberlerinin mürekkebi kurumamışken, bugün Ermenilere kucak açmaları; Fransa'yı Doğuda bitirir. Adı geçen kitaptan birkaç alıntı yapacağım: "Biz Fransızların boşuna özür aradığımız Saint-Barthelemy katliamımız ve daha niceleri var. İspanya'nın engizisyon ayıbı var. Binlerce Yahudiyi vahşice katlettiler ve kalanları ülkelerinden attılar. Onları bu kadar ülkeden sadece Osmanlılar kabul ettiler. Balkanlarda Hıristiyanların, Müslümanlara karşı uyguladıkları katliam kronik bir haldedir. Ben Makedonya'da binlerce Müslümanın en iğrenç biçimde katledildiklerini kanıtlamamış mıydım? Bizim Batı toplumu için cinayet kelimesi, ancak onlar Türkler tarafından öldürüldükleri zaman bir anlam ifade eder. Suçlu hep Türkler, hep Türkler. Bolşeviklerin kanlı iğrençliklerinden ve büyük ihanetlerinden dolayı Rusya'yı kınayamıyoruz. Yunanlıları, Atina'daki dilencilerimizi öldürdükleri için çabucak affettik. Bu zavallı Türkler hiç böyle bir ihanet yaptılar mı? 1896 katliamları (Osmanlı ülkesindeki Ermeni ayaklanmaları) esnasında, Fransa'nın İstanbul konsolosluğuna, Fransız kimliği ile birçok Ermeni sığınmıştı. Bunlara kucak açmış olan Fransız Konsolosu, etrafı kolaçan etmek için binanın terasına çıkmıştı ki, arkasından gelen iki kurşun kulağının dibinden sıyırarak geçmişti. Arkasına dönünce kendisini komşu evlerin birinin damından gözetleyen bir Ermeni'yi fark etmiş. Ermeni hemen yakalanıp sorguya çekilince sinsi saldırgan şöyle cevap vermiş: Evet ben ateş ettim. Çünki bundan dolayı Türklerin suçlanmasını, Konsolosu öldürdüklerinden dolayı Fransızların Türklere karşı intikam hareketine başlayacaklarını düşündüm, demişti." Şimdi ben Fransız Meclisine seslenmek istiyorum. Ermeni iftira tasarısının görüşülmesinden önce, Pierre Loti'nin bu mektuplarından bir tanesinin, genel kurulda okunmasını da gündeme aldırın. Bugün hür bir Fransa varsa, bu Türklerin 500 sene önceki sizlerden esirgemediği alicenaplığındandır. Türkler atıfet istemiyor. Ancak sizin de iftiracılar kervanında bulunmanızı ayıplıyoruz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT